İsrail-İran-ABD savaşı devam ediyor. Tarafların karşılıklı misilleme saldırıları tüm şiddetiyle sürerken Trump, ABD basınına göre İran konusunda karmaşık bir yol ayrımına doğru ilerliyor.
CNN International’ın haberine göre Trump gerçek bir zafer ilan edemez.
Haberde, “ABD başkanı genişleyen bir savaşta kontrolü kaybediyor gibi görünüyor ve savaştan çekilmenin stratejik ve ekonomik sonuçları, savaşta kalmaktan daha yıkıcı olur” ifadeleri kullanıldı.
‘TEHLİKE SİNYALLERİ HER YERDE’
Uzmanlara göre Trump henüz, zaten kaybedilmiş çatışmaları uzatan Lyndon Johnson veya George W. Bush gibi başkanların karşılaştığı korkunç durumla karşı karşıya değil. Ancak tehlike sinyalleri her yerde.
İki haftalık savaşta Trump’ın genişleyen çatışmayı kontrol etme kapasitesinin en çok zayıfladığını gösteren gelişme, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması oldu.
CNN International, savaşın 14. gününde ABD’nin çatışmayı kazanamamasını 7 başlıkta analiz etti...

Habere göre İran tarafından Boğazın fiilen kapatılması ve Körfez’de tanker saldırıları petrol fiyatlarını ve pompa fiyatlarını yükseltti.
ABD Donanması, gemi karşıtı füzeler ile deniz ve hava insansız araçlarından kaynaklanan riskleri göz önünde bulundurduğu için kritik su yoluna girmek istemiyor. Gemiler için sigorta primleri yükseldi.
Boğazı hızla açmak için net bir askeri çözüm bulunmuyor. Açılması durumunda bile sürekli eskort görevleri gerekecek ve bu, ABD ve Batı donanmaları için "aşırı yük" olabilir. Analize göre daha iyi bir seçenek İran ile siyasi bir çözüm olurdu. Ancak Trump koşulsuz teslimiyet talep ediyor ve Tahran bunu reddediyor.
Defense Priorities askeri analiz direktörü Jennifer Kavanagh, Problem şu ki, İran’ın Boğazı sadece birkaç ucuz insansız hava aracıyla kapalı tutabileceği göz önüne alındığında, Hürmüz Boğazı’nı zorla açmanın gerçekten iyi bir yolu yok dedi.
Kavanagh ayrıca şunları söyledi: Bu, savaş başlamadan önce birçok kişinin dile getirdiği noktaydı. İran’ın yarattığı zorluklar siyasi zorluklardır ve siyasi çözüm gerektirir. İran’ın balistik füze altyapısı ve nükleer programı da siyasi çözüm gerektiren konular. Bu mesele de aynı şekilde. Bunun askeri bir çözümü yok, çünkü şimdi açsanız bile onu ne açık tutacak?

ABD-İsrail savaşının ilk saldırılarıyla Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesi, çatışmayı İran’da rejim değişikliği girişimi olarak çerçeveledi.
Habere göre uzun süredir lider olan Hamaney’in yerine oğlu Mücteba’nın geçmesi Trump’ın başarı anlatısını bulanıklaştırıyor. Bu durum, Demokratların Operasyon Epic Fury’yi (Destansı Öfke Operasyonu) askeri başarı ancak taktiksel başarısızlık olarak göstermesine olanak sağlıyor.
Demokrat Temsilci Jake Auchincloss, bu hafta CNN’den Kasie Hunt’a yeni yüksek liderin “babasıyla kıyaslandığında daha ekstremist, daha sert çizgide” olduğunu söyledi.

Analize göre Trump siyasi nedenlerle savaşı sonlandırmak istediği bir noktaya ulaşsa bile, coğrafi konumu nedeniyle uzun süreli savaşlara daha alışık olan İsrail’in bunu kabul edeceğine dair bir garanti bulunmuyor. ABD basınına göre İsrail’in İran’ın petrol altyapısını bombalamasının ardından ABD ve İsrail’in stratejik hedeflerinin farklı olabileceğine dair işaretler ortaya çıktı.
Trump, savaşın ne zaman sona ereceğinin kendisi ile Başbakan Benjamin Netanyahu arasında “karşılıklı bir karar” olacağını söyledi. Habere göre bu yorum, yabancı bir ülkenin ABD başkomutanının askeri kararları üzerinde aşırı etkisi olduğuna dair endişeleri yeniden gündeme getirdi.
İsrail’in Gazze, Lübnan, İran ve Suriye gibi yerlerde sık sık yeniden alevlenen savaşları ve askeri eylemleri, ülkenin bölgesel güvenliği Trump’ın tercih ettiği belirli bir zafer tarihinden ziyade sürekli bir görev olarak gördüğünü gösteriyor.
Habere göre yönetimin savaş hedeflerini açıklarken yarattığı kafa karışıklığı ve çelişkiler, tutarlı bir zafer hikayesinin oluşturulmasını engelleyebilir. Özellikle Orta Doğu’daki olayların Trump’ın kontrolünden çıkmaya devam etmesi durumunda bu durum daha belirgin hale gelebilir.

Trump, geçen yıl hava saldırılarında “yok ettiğini” söylediği İran nükleer programını daha da yok ettiğini iddia ediyor. Ancak İran yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını elinde tutarsa, gelecekte nükleer programını yeniden başlatma teorik olasılığını koruyabilir.
Bu hafta Trump’ın radyoaktif malzemeyi çıkarmak için özel kuvvetler operasyonu emri verebileceği yönünde spekülasyonlar yapıldı. Ancak bu, büyük bir kara gücü ve son derece riskli bir görev gerektirir.
BM nükleer denetçisi, Isfahan nükleer tesisinde hala yaklaşık 200 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum bulunduğunu düşünüyor. Bu stoklar yok edilmeden Washington İran’ın nükleer hedefleri konusunda asla kesin olarak emin olamaz.
ABD basınına göre Trump savaşa başlarken İranlılara “özgürlük saatiniz geldi” dedi ve yönetime karşı isyan etme fırsatlarının bir kez verileceğini söyledi. Ancak şimdiye kadar böyle bir isyanın kamuoyuna yansıyan işaretleri görülmedi.
Analistler, daha olası senaryonun ABD ve İsrail bombardımanı durduğunda hükümetin başka bir sert baskı uygulaması olduğunu düşünüyor.
Trump rejimin Orta Doğu’ya yönelik tehdidini etkisiz hale getirirse stratejik zafer ilan edebilir. Ancak habere göre bu durum, savaşın başlarında kamuoyuna yaptığı savaş söylemlerinin oldukça gerisinde kalabilir.
Habere göre yetkililer, savaşın neden olduğu petrol fiyatı artışının geçici olduğunu ve uzun vadeli kazanımlar için gerekli kısa vadeli bir acı olduğunu Amerikalılara garanti ediyor.
Ancak analize göre savaş patlak verdiğinde henüz var olmayan İran nükleer bombasının ihtimali, ara seçim bölgelerinde İsrail’de olduğu gibi varoluşsal bir tehdit olarak görülmüyor.
ABD basınına göre Amerikalılar ölen askerler için yas tutarken ve yükselen benzin fiyatları ile tüketici maliyetlerinin ev bütçelerini daha da zorlayacağını gördükçe, Trump’ın zafer tezini paylaşmaları olası görünmüyor.