03.03.2026 - 15:40 | Son Güncellenme:
DIŞ HABERLER SERVİSİ
İran-İsrail-ABD savaşı tüm şiddetiyle sürüyor. Öte yandan The Times’ın haberine göre ABD Başkanı Trump, ABD-İsrail operasyonunun başlangıcından bu yana çelişkili mesajlar verdi. Bazen operasyonun sadece birkaç gün sürebileceğini öne sürerken, diğer zamanlarda dört veya beş hafta, hatta daha uzun süre bombalamaya devam etmeye hazır olduğunu söyledi.
İngiliz medyasına göre İran’daki tüm bu gelişmeler, İran'ın geleceği için birkaç farklı olasılığı açık bırakıyor....
Habere göre bir rejimin sadece hava harekatı kullanan ABD’nin gücüyle bile devrilmesinin emsalleri az.
Bunun yerine Trump ve Netanyahu'nun; nükleer programın, füze üslerinin, askeri hiyerarşinin büyük kısmının ve üst düzey dini liderliğin imha edilmesinin zaferi temsil ettiğini ilan ederek sonunda bombalamayı durdurmaları açık bir olasılık olmaya devam ediyor.
Ayrıca analize göre, diğer rejim liderleri hayatta kalan mekanizma tarafından yönetimi devralmak üzere seçilebilir. Aralarında Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Ayetullah Alireza Arafi ve yargı erki başkanı Gholam-Hossein Mohseni-Eje’i'nin de bulunduğu üç kişilik bir liderlik komitesi zaten isimlendirildi. Arafi, yeni bir dini liderin (Hamaney'in halefi) hızla seçilmesini umduğunu söyledi.
Habere göre adaylar arasında öldürülen dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney; İslam Cumhuriyeti'nin kurucu babası Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin torunu Hasan Humeyni ve bir başka din adamı olan Ayetullah Mohammad Mehdi Mirbagheri yer alıyor. Hasan Ruhani'nin adı da sıkça zikrediliyor.
Habere göre Amerikan birlikleri Venezuelalı lider Nicolás Maduro'yu ele geçirdiğinde, bu muhalefetin rejim değişikliği umutlarını sona erdirdi.
Bunun yerine, başkan yardımcısı Delcy Rodríguez, habere göre ABD ile koordinasyon içinde görevi devraldı, aynı güç organlarını elinde tuttu ancak Trump'ın siyasi duruş ve petrol tedariki konusundaki bazı taleplerini kabul etti.
Analize göre İran'da henüz benzer bir figürün ortaya çıktığına dair bir işaret yok. Habere göre ulusal güvenlik konseyi başkanı, kıdemli eski nükleer müzakereci ve rejimin her türlü "iş bitiricisi" olan Ali Laricani'nin bombalamalarda özellikle öldürülmediği bildirildi.

Habere göre Ocak ayında İranlılar ülke genelinde protesto için ayaklandığında, ABD siyasi elitinin büyük bir kısmı da dahil olmak üzere destekçilerinin zihninde, rejimi devirmek ve yerine Batı yanlısı bir demokrasi getirmek istediklerine dair hiçbir şüphe yoktu.
Destekçiler, bunun Başkan Trump'ın Amerikan gücünün ağırlığını arkasına koyması gereken bir çaba olduğunu söyledi. Habere göre söz konusu durum hala onların tercih ettiği sonuç. Ancak Trump ve Netanyahu gelecekteki yönetimin şekli hakkında belirgin bir şekilde sessiz kalırken, bu kadar olumlu bir sonuç beklentisini düşük tutmaya çalıştı.
Habere göre Netanyahu'nun yaptığı şey, Washington ve İsrail'de kendisini en azından geçici bir lider olarak sunan Pehlevi'ye manevi destek göstermek oldu. Pehlevi, İran'ı anayasal bir monarşiye doğru yönlendireceğini söyledi.
Habere göre İran, 2003 Irak işgalinden sonra bölgedeki bir ‘barut fıçısı değil’. İran, ezici bir Şii çoğunluğa sahip. Bazı gruplar bölgede saldırılar düzenlemiş olsalar da, ülkeyi İran'ın parçalayacak kadar desteğe sahip değiller. Ancak bu, Tahran'daki İslam Cumhuriyeti yönetimine muhalefetin doğru koşullar altında şiddete dönüşemeyeceği anlamına gelmiyor.
Haberde, ‘İngiltere İran ile savaşa girebilir mi?’ sorusu soruluyor. Ülkede bazı gruplar Şii camileri de dahil olmak üzere büyük bombalı saldırılar düzenledi. Kuzeyde, radikal muhalif hareketlere sahip büyük bir nüfus var. Bazı kasabaları, son dönemdeki rejim karşıtı protesto dalgalarının liderleri arasında yer aldı.

BBC’ye göre ise Trump gibi Netanyahu da İranlıları meseleyi kendi ellerine almaya teşvik eden açıklamalarda bulundu. Ancak rejimin güvenlik güçlerini alt edemezlerse, Netanyahu'nun önceliği İran'ın askeri kapasitesini ve bölge genelinde İsrail'i tehdit edebilecek milisleri yeniden inşa etme yeteneğini ezmek. On yıllardır Binyamin Netanyahu, İran'ı İsrail'in en tehlikeli düşmanı olarak gördü. İslam Cumhuriyeti yöneticilerinin nükleer silah yaparak Yahudi devletini yok etmek istediklerine inanıyor.
Habere göre Netanyahu, savaşın ikinci günü olan, Tel Aviv'de bir çatıda durdu ve savaşın nasıl bittiğini gördüğünü ifade etti. İsrail ve Amerika'nın birlikte "40 yıldır başarmayı umduğum şeyi, yapabileceğini" ifade etti. Habere göre İsrail Başbakanı Bunun gerçeğe dönüşmesini sağlayacağına dair bir söz olduğunu belirtti.