25.07.2026 - 00:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Kolon (kalın bağırsak) kanseri, dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Ancak bu hastalığı diğer birçok kanserden ayıran önemli bir özellik var: Erken teşhisle büyük ölçüde önlenebiliyor. Çünkü kolon kanserlerinin büyük bölümü, yıllar içinde kansere dönüşebilen "polip" adı verilen iyi huylu oluşumlardan gelişiyor. Polipler çoğu zaman hiçbir belirti vermeden sessizce büyüyor. Bu nedenle şikâyet beklemeden yaptırılan kolonoskopi, hem poliplerin erken dönemde tespit edilmesini hem de aynı işlem sırasında çıkarılarak kanser gelişiminin önlenmesini sağlıyor.
Memorial Bodrum Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Ömer Avlanmış, kolon kanserinin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, kolonoskopinin yalnızca tanı koyan bir yöntem değil, aynı zamanda koruyucu bir tedavi olduğunu belirtiyor. Dr. Avlanmış, özellikle 45 yaşından itibaren herkesin düzenli tarama yaptırması gerektiğini, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunanlar veya inflamatuar bağırsak hastalığı olan kişilerin ise taramalara daha erken yaşta başlamasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Kolon kanseri sessiz ilerliyor
Kolorektal polipler, kalın bağırsağın iç yüzeyinde oluşan küçük doku büyümeleridir. Her polip kanser anlamına gelmese de özellikle adenomatöz ve tırtıklı (serrated) polipler zaman içinde kansere dönüşebilir. Bu dönüşümün genellikle 7-10 yıl gibi uzun bir sürede gerçekleşmesi, erken tanı için önemli bir fırsat sunuyor.
Kolonoskopi sırasında tüm kalın bağırsak ayrıntılı şekilde inceleniyor. Tespit edilen polipler aynı seansta çıkarılabiliyor ve böylece kanser oluşumu daha başlamadan önlenebiliyor. Hastalık erken evrede yakalandığında ise tedavi başarısı yüzde 90'ın üzerine çıkabiliyor.
Kimler tarama yaptırmalı?
■ 45 yaş ve üzerindeki herkes düzenli kolon kanseri taramasına başlamalı.
■ Ailesinde kolon kanseri veya polip öyküsü bulunanlar.
■ Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi inflamatuar bağırsak hastalığı olanlar.
■ Doktorunun önerisine göre daha sık takip edilmesi gereken risk grubundaki bireyler.
Güncel cerrahi yöntemler hastaya konfor sağlıyor
Kolon ve rektum kanserlerinin tedavisinde günümüzde kapalı (laparoskopik) ve robotik cerrahi yöntemleri ön plana çıkıyor. Küçük kesilerle gerçekleştirilen bu ameliyatlar sayesinde hastalar daha az ağrı hissediyor, daha hızlı ayağa kalkıyor ve günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönebiliyor. Özellikle robotik cerrahi, rektum kanserlerinde sinirlerin korunmasına katkı sağlayarak idrar ve cinsel fonksiyonların korunmasına destek olabiliyor.
Ameliyat sonrası iyileşme daha hızlı
Modern ERAS (Hızlı İyileşme Protokolleri) sayesinde hastalar ameliyattan kısa süre sonra yürüyebiliyor, erken dönemde beslenmeye başlayabiliyor ve çoğu hasta 3-4 gün içinde taburcu olabiliyor.
En güçlü silah erken tanı
Kolon kanseri çoğu zaman belirti vermeden gelişebilir. Düzenli taramalar sayesinde hastalık daha ortaya çıkmadan önlenebilir veya erken evrede tedavi edilebilir. Özellikle 45 yaşını geçtiyseniz ya da risk grubundaysanız, herhangi bir şikâyetiniz olmasa bile bir genel cerrahi veya gastroenteroloji uzmanına başvurarak kolonoskopi taramanızı planlamanız sağlığınız için atacağınız en önemli adımlardan biri olacaktır.
