Geri Dön

Asla vazgeçmeyeceksin!

Asla vazgeçmeyeceksin!
Bülent Buda

Ev içi yürüyüşler, kesmiyor ama sürdürmek lazım.

O kısa mesafeli yürüyüşlerde bile adımlarla birlikte düşüncelerde hareketleniyor.

Kasların güçlü olduğu, genç günlerimizde takımla birlikte çıktığımız hafta içi idmanlarda kaytarmanın antrenmanı kolaya getirmenin yöntemlerine kafa yorardık. Tembellik işte. Bilincinde değildik.

İdmanlarda sıkı verimli çalışmak, salt kasları değil beyinsel yetersizliğe de büyük ölçüde katkı sağlardı. Yıllar birbirine eklemlenip, okuma alışkanlığı edinince her türlü bilginin insan yaşamına ne denli katkı verdiğini öğrenme aşamasına geçiş yaptık. Ama ne var ki epey yılda geride bırakılmıştı.  Ve yaşamı geriye sarmakta olanaksızdı. Ama bir yaşam mottosu vardı.

Onun anlamını kavradığınızda da ufkunuz, bakış açınız büyüyor, gelişiyor, berraklaşıyor. Ve de adımlarınızı yere daha sağlam basmaya başlıyorsunuz. “Asla vazgeçmeyeceksin” söylemi milyonlarca insanın yaşam döngüsünde inanılmaz geçişleri gerçekleştirmesini olası kılmıştır.

“Artık bizden geçti” söylemeni sık kullananlara o zamanda yaşamaktan vazgeç denildiğinde tanık olduğunuz suskunluk şaşırtıcıdır. Elbette gençliğin itici gücünü yadsınamaz. Lakin yaşlanmakta, yüksek bir dağa çıkmak gibidir. Yükseldikçe yorulursunuz ama ufkunuz gelişir ve büyür...

***

Rambo ismini hiç duydunuz mu? Sylvester Stallone, artistik bürosuna başvurduğunda, “Ey! sen tam bizim aradığımız insansın. Hemen gel sana bir filmde rol verelim!” mi dediler sanıyorsunuz. Hayır, Stallone başarıya ulaşıncaya kadar red üstüne red cevaplarına dayanma gücü gösterir. İşe başladığında binden fazla red yanıtıyla karşılaştı.

Walt Disney, farelerin cirit attığı bir garajda, “Miki Fare” adlı ünlü kahramanını çizip, şöhreti yakalayıncaya kadar onlarca işten red cevabı almıştı. Ama o, vazgeçmedi. “Mick Fare” ile Walt Disney imparatorluğunu kurdu.

Müzik dünyasının en büyük isimlerinden biri olan Beethoven’ın keman tutuşunu gören hocası onun için, “Müzisyen olamaz” demişti. Ama tüm dünyadaki müzikseverler hala onu büyük keyifle dinliyorlar...

Pablo Picasso, 92 yaşında öldüğünde geride iki yüz kırk bin tablo çizim ve eser bıraktı. Bebekliğini de dahil etsek bile yaşadığı her güne karşılık 9 eser düşüyordu.

***

Evet, yaşam her saniyesinde fırsatlar barındıran benzersiz bir fenomendir. Kendinizde adımlarınızla harekete geçen düşünceler barındırıyorsanız eylemi biliyor, söyleme boşveriyorsunuz demektir. Durmayın lütfen...

Gençliğimde sanırdım ki hayat bir sevinçtir.

Yetiştim ve gördüm ki hayat bir çalışmadır.

Çalıştım ve gördüm ki çalışma bir sevinçtir.

Thomas Carlyle

Zor günlerden geçiyoruz. İnatla direnin ve de vazgeçmeyin. Sıkmayın canınızı. Güzel günler göreceğiz. Güneşli günler...

"Yeniden doğmak için yazmak gerekiyordu ve yazmak için de bir beyine, gözlere ve kollara ihtiyacımız vardı. (Jean Paul Sartre)"

Yaşamak

 

Yaşamak ne güzel şey,

 Taranta Babu...

Yaşamak ne güzel şey

Anlayarak, usta bir kitap gibi

bir sevda şarkısı gibi duyup

bir çocuk gibi yaşamak...

yaşamak birer birer ve hep

beraber, ipekli kumaş dokur gibi...

hep bir ağızdan sevinçli bir destan

        okur gibi yaşamak...

                         YAŞAMAK...

Nazım Hikmet

En büyük ders

Büyük okyanusun ortasında batan gemiden tahliye sandalıyla ayrılan bir adam vardı. Bu adam 21 gün boyunca okyanusun ortasında çaresizce kurtarılmayı bekledi. Nihayet yeri tespit edilen adam mutlu sona ulaştı. Bir gün Rickenbacker adlı adamla karşılaşan Amerikalı ünlü yazar, Dale Carnegie ona yaşadığı bu büyük tecrübeden neler öğrendiğini sordu. Adamın verdiği cevap oldukça düşündürücüydü; “Bu tecrübeden edindiğim en büyük ders insanın içebileceği kadar tatlı suyu ve yiyebileceği kadar ekmeği olduktan sonra hayatta hiçbir şeyden şikayet etmemesi gerektiğidir.
Kaynak- Hayata Yön Veren Öyküler.

Özlü sözler

Kazan ısındı, ısındı ve nihayetinde kaynamaya başladı. Farkında mı sınız? Biz hala bu ateşe odun atmakla meşgulüz. Kazan ısındı, ısındı ve nihayetinde kaynamaya başladı. Farkında mısınız? Biz hala bu ateşe odun atmakla meşgulüz.    Biyolog Dr. Barbaros Çetin

İnsanlar, genellikle hep yazgılarından yakınırlarda akıllarından yakınmazlar? Birincisinin varlığına inandıkları kadar ikincisinin varlığına inanmazlar da ondan.  Çetin Altan  

Kaba kuvvetle ilişkiye mahruz bırakılan her şey alçalır. Darbeyi indirende, yiyende aynı kirlenmeyi yaşar. Simone Weil

 

 

 

Keçi sütünden imal edilen peynir 4 ay kuyuda bekletiliyorAntalya'nın Elmalı ilçesinde, yöreye özgü Söğle peyniri üretiliyor. Keçi sütünden elde edilen peynirde tuzdan başka katkı maddesi bulunmuyor. Deri tulumlara konulup, 4 ay özel kuyuda bekletildikten sonra yemeye hazır hale gelen Söğle peynirinin kilosu 85-90 TL'ye satılıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber