20.06.2026 - 00:01 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN İZMİR - Bir baba düşünün; yıllarını insan hayatına dokunmaya adamış bir cerrah olarak kızının ilham kaynağı... Bir kız düşünün; aynı idealle yola çıkmış, insanların ruhlarına dokunmayı seçmiş bir psikolog… Medicana International İzmir Hastanesi’nde görev yapan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Koray Topgül ile Klinik Psikolog Ilgaz Topgül, aynı çatı altında çalışarak hastaların hem fiziksel hem de psikolojik iyilik haline katkı sunuyor. Babalar Günü’ne özel söyleşimizde baba-kız, meslek seçimlerinden birlikte çalışmanın getirdiği deneyimlere, multidisipliner sağlık hizmetlerinden müzik sayesinde kurdukları ortak bağa kadar birçok konuyu anlattı.
■ Sağlık kariyeriniz nasıl başladı?
Prof. Dr. Koray Topgül: Çok hasta olan bir çocuktum. İyileşmemi sağlayan doktorların çalışma biçimi beni etkiliyordu. Tıp fakültesini bitirirken genel cerrah olmaya karar verdim. Uzmanlık eğitimini kazandıktan sonra da bu işi en iyi şekilde yapmayı hedefledim. Sadece profesör olmak değil, mesleğini çok iyi yapan bir profesör olmak istedim. Çocukluk hayalimi mesleğimin basamaklarını tek tek çıkarak gerçekleştirmiş oldum.
■ Ilgaz Hanım, meslek seçiminizde babanızın etkisi oldu mu?
Klinik Psikolog Ilgaz Topgül: Oldu ama beklenildiği şekilde değil. Hiçbir zaman tıp okumayı düşünmedim. Ancak babamın işini büyük bir tutkuyla yapması ve insanların hayatında anlamlı bir fark yaratması beni çok etkilemişti. Ben de insanlara dokunabileceğim bir meslek seçmek istedim. Bugün onkoloji hastalarına psikolojik destek veriyorum.

Prof. Dr. Koray Topgül - Klinik Psk. Ilgaz Topgül
İnsan hayatına dokunabilmek mutluluk verici
■ Aynı hastanede çalışmak nasıl bir duygu?
Klinik Psikolog Ilgaz Topgül: Bu benim ilk hastane deneyimim ve kolay bir branşta çalışmıyorum. Ama babamın burada olduğunu bilmek bana güven veriyor. Prof. Dr. Koray Topgül: Ortak hastalarımız da oluyor. Benim ameliyatını gerçekleştirdiğim bazı hastalar Ilgaz’ın da danışanı olabiliyor. Bu da aslında aynı hastayı farklı yönlerden iyileştirmemizi sağlıyor. Baba-kız olarak bir insanın hayatına bu şekilde dokunabilmek bizi de iyi hissettiriyor.
■ Birlikte çalışmanızın hasta bakımına katkısı nasıl oluyor?
Klinik Psikolog Ilgaz Topgül: Bazen hastalar bunun farkında bile olmuyor ama biz aynı kişinin hem fiziksel hem de psikolojik iyilik haline farklı alanlardan katkı sunduğumuzu biliyoruz. Bu da bizim için ayrı bir mutluluk.
■ Onkoloji gibi zorlu bir alanda psikolojik desteğin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Klinik Psikolog Ilgaz Topgül: Onkolojiye başlamadan önce daha farklı alanlarda çalışıyordum. Burada insanların çok somut ihtiyaçlarıyla karşılaşıyorsunuz. Tedavi sürecinde yaşanan kaygılar, belirsizlikler ve duygusal yükler çok yoğun olabiliyor. Zaman zaman zorlayıcı olsa da insanlarla bu düzeyde bağ kurabilmek ve onlara destek olabilmek benim için çok kıymetli.
Sürekli iletişim halindeyiz
■ Sağlık hizmetlerinde multidisipliner yaklaşım neden bu kadar önemli?
Prof. Dr. Koray Topgül: Örneğin mide kanseri olan bir hastayı ele alalım. Tanı sürecinde gastroenterolog, patolog, radyolog, nükleer tıp uzmanı görev alıyor. Sonrasında cerrahlar, onkologlar, hemşireler, yoğun bakım ekipleri devreye giriyor. Bir hastanın yaşamına bazen 30’dan fazla sağlık çalışanı dokunuyor. Sağlık hizmeti tek kişinin değil, büyük bir ekibin işi. Bu nedenle iletişim ve işbirliği çok önemli. Şimdi bu ekibin içinde kızımın da yer aldığını bilmek gurur verici.
■ Ilgaz Hanım, hastanede çalışmaya başladıktan sonra bakış açınız ne yönde değişti?
Klinik Psikolog Ilgaz Topgül: Hastayı daha bütüncül değerlendirmeye başladım. Psikoloji alanında çoğu zaman bire bir çalışıyoruz. Hastanede ise farklı disiplinlerle sürekli iletişim halindesiniz. Bu da hem mesleki gelişime hem de hastaya yaklaşım biçiminize çok şey katıyor.
■ Birbirinizden neler öğreniyorsunuz?
Prof. Dr. Koray Topgül: Ben yıllardır mesleğin içindeyim. Dolayısıyla zaman zaman Ilgaz’a da mentorluk yapmış oluyorum. Ama bu tek taraflı değil. Ben de Ilgaz’dan çok şey öğreniyorum. Özellikle psikoloji alanındaki bakış açıları bana farklı pencereler açıyor. Klinik Psikolog Ilgaz Topgül: Ben de burada çalışmaya başladıktan sonra babamın mesleğine olan bağlılığını ve ne kadar yoğun çalıştığını daha yakından görme fırsatı buldum. Hastalardan, hemşirelerden ve diğer hekimlerden onun çalışma biçimini dinlemek benim için çok öğretici oldu.
Müzik ikinci ortak paydamız
■ Meslek dışında ortak ilgi alanlarınız var mı?
Prof. Dr. Koray Topgül: Müzik hayatımızın önemli bir parçası. Üniversite yıllarında gitar çalmaya başladım. Hatta bir dönem müzik yaparak para da kazandım. Klinik Psikolog Ilgaz Topgül: Ben de çocukluğumdan beri sanatın içindeyim. Piyano çaldım, bale yaptım, tiyatro ile ilgilendim, basgitar çaldım. Müzik hala ortak paydamız. Babam gitar çalıyor, ben de şarkı söylüyorum. Böylece sanata olan ilgimiz de bizi birleştiriyor.
■ Babalara vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Prof. Dr. Koray Topgül: Özellikle gençlik döneminde anne-baba ile çocuk arasındaki iletişim çok önemli. Çocuk hata yapabilir, bu hayatın bir parçası. Önemli olan başı sıkıştığında anne-babasını arayabilmesi. O iletişim köprüsünü korumak gerekiyor. Çocukların kendi kararlarını vermelerine izin vermek ama sonuçlarıyla yüzleşmelerine de fırsat tanımak, onların gelişimi için çok değerli diye düşünüyorum.