29.03.2026 - 00:01 | Son Güncellenme:
ECEM ERDAL - Dalyan’ın doğal güzelliklerini korumak için ömrünü adayan Türk ve İngiliz yurttaşı June Haimoff’un yaşamı yazar ve araştırmacı Metin Erdoğan tarafından kaleme alındı. Erdoğan’ın doğa mücadelesi ve çevre bilincini anlattığı ‘Efsane Çevreci Kaptan June’ adlı kitabı raflarda yerini aldı. Erdoğan’ın bu çalışması, doğaya adanmış bir yaşamın ve mücadelenin gelecek nesillere aktarılan güçlü bir mirası.

Erdoğan, kitabında yalnızca June Haimoff’un yaşamını değil, aynı zamanda doğayla kurulan güçlü bağı ve zorluklara karşı verilen mücadeleyi anlatmayı amaçladığını dile getirdi. Eseri kaleme alırken en büyük motivasyonunun ilham vermek olduğunu belirten Erdoğan, “Bu hikâye, hayatın en zor anlarında bile umudu kaybetmemeyi anlatıyor. Okuyucuların kendilerinden bir parça bulacağı bir eser ortaya koymak istedim” dedi. Çevre bilincinin özellikle genç nesiller için hayati önem taşıdığını vurgulayan Erdoğan, kitabın aynı zamanda doğaya saygı ve farkındalık oluşturmayı hedeflediğini ifade etti.

Bir hayalin peşinden
Erdoğan, kitabında 1922 yılında İngiltere’nin Essex kentinde doğan ve 2022 yılında 100 yaşında Dalyan’da hayatını kaybeden June Haimoff’un, denizcilik maceralarını ve karşılaştığı zorlukları sürükleyici bir dille aktarıyor. Kaptan June, hayatının yarısını Dalyan’da geçirdi. Dansçı, müzisyen ve ressam kimliğiyle tanınan June, yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda doğa için yılmadan mücadele eden örnek bir aktivistti. Özellikle deniz kaplumbağalarının (caretta caretta) korunması için verdiği mücadeleyle bölgenin sembol isimlerinden biri haline geldi.
Erdoğan, “Kaptan June, babası ile tüm dünyayı birkaç kez gezdiği için çok kültürlü yetişen bir kadındır. 1975 yılında İsviçre’nin Gstaad kentinden Dalyan’a göç eden June, ilk 10 yılını barakada, temel yaşam imkanlarından yoksun şekilde geçirdi. Geçmişte çeşitli ülkelerde edindiği kültür birikimi ona Dalyan ortamına çabuk uyum sağlamasında yardımcı oldu” diye konuştu.
Caretta carettaların kahramanı
Kaptan June’un en büyük mücadelesi, 1986 yılında İztuzu Plajı’na yapılması planlanan bin 800 yataklı otel projesine karşı verdiği direniş oldu. Erdoğan, “Başbakan Turgut Özal döneminde plajın Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesini sağlayan bu girişim, Dalyan’ın betonlaşmadan korunmasında dönüm noktası oldu. June, ayrıca teknelerin pervanelerinin bu canlılara zarar vermemesi için metal kafesler yaptırıp dağıttı, broşürler hazırladı” dedi.
Erdoğan, “June, aynı zamanda Dalyan’ı dünya gündemine taşıdı. Ancak artan turizm ve betonlaşma onu zaman zaman çok üzdü. ‘Bazen bu tanıtımımdan pişmanlık duyduğum oldu’ diyen June, ömrünün son anlarına kadar doğa ve çevre için çalıştı. Ben de bu kitabımla bu inanılmaz yaşam öyküsünü okuyuculara aktarmak istedim” ifadelerini kullandı.

Bir köşk, bir ilham
Uzun yıllar yurt dışında diplomatik görevlerde bulunan Metin Erdoğan, emekliliğinin ardından doğa ve tarihe olan sevgisini birleştirerek Yalova’daki Yürüyen Köşk’ü koruma ve dünyaya tanıtma yolunda çığır açtı. “Yürüyen Köşk’ü gezdikten sonra dünyam değişti” diyen Erdoğan, Atatürk’ün doğaya ve teknolojiye verdiği önemin kendisini derinden etkilediğini söyledi. Erdoğan, “Atatürk’ün bir dalı bile kesmeye kıyamaması, köşkün taşınması ve gelişmiş elektrikli sistemler bana ilham verdi” dedi.
Bu farkındalıkla Erdoğan, Yürüyen Köşk Derneği’ni kurdu, köşkün korunmasını, uluslararası alanda tanıtılmasını sağladı. Erdoğan, bu süreçte çevre bilincini yaymak için ‘Efsane Çevreci Kaptan June’ adlı kitabı dışında ‘Dört Efsane Çevreci’, ‘Akdeniz’in Ebedi Genci Halikarnas Balıkçısı’, ‘Efsane Çevreci Manisa Tarzanı’ kitaplarını kaleme aldı.