14.03.2026 - 00:00 | Son Güncellenme:
Yaklaşık 3 bin 600 farklı anomaliyi kapsayan doğuştan kalp hastalıklarının yapısal bozukluklar şeklinde görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Narin, bazı bebeklerde doğumdan hemen sonra müdahale gerekirken, bazılarında ise izlem sonrası uygun zamanda tedavinin planlandığını vurguladı.
Morarma ve kalp yetersizliği
Doğumdan sonra ani morarma yaşayan ya da ciddi kalp yetersizliği gelişen bebeklerde hızlı ve etkili tedaviye başlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Narin, “Eğer erken dönemde yapısal bir sorun varsa ve bebek morarmayla gelmişse, genellikle karmaşık kalp hastalıkları söz konusudur. Bu hastalarda çoğu zaman cerrahi seçenek gündeme gelir” dedi.
Yüzde 75’i morarmasız
Doğuştan kalp hastalıklarının yaklaşık yüzde 75’inin morarma olmadan, kalp yetersizliği ile ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. Narin, bu gruptaki çocuklarda erken müdahalenin şart olduğuna dikkat çekti. Narin, damar darlıklarının balonla açılabildiğini, kalpteki deliklerin ise girişimsel yöntemlerle kapatılabildiğini belirtti.
Girişimsel tedavi
Girişimsel tedavilerin göğüs açılmadan yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Narin, kasıktan ya da kalbe ulaşan bir damardan girilerek yarım saat ile iki saat arasında süren işlemlerle birçok doğuştan kalp anomalinin tedavi edilebildiğini söyledi. Bu yöntemle tedavi edilen çocukların büyük bölümünün ertesi gün normal yaşamlarına dönebildiğini belirten Prof. Dr. Narin, “Kozmetik sorun oluşturmuyor, teknik riskleri cerrahiye göre daha düşük ve iyileşme süresi çok daha kısa” dedi.