Geri Dön

Dostluk dediğin pazardan satın alınamıyor!

Dostluk dediğin  pazardan satın alınamıyor!

Ne denli içten gülüyor değil mi? Hep öyleydi. Doğa, yapmacıksız, sevimli. Andre Ketoğlu, Malkara 15. Topçu Taburundan asker arkadaşım. Benden iki dönem kıdemliydi. Onun omuzlarında tek yıldız, benimkilerde domino taşı. Andre, Gazino Subayı. Haftasonları gazinoya yiyecek, içecek alma hikayesine İstanbul’a vınlıyor. Mevlana kapıda oturuyorlar. Baba bakkal. Dükkanın arkası evleri. İşyeriyle bitişik. Ben de haftasonları maç hikayesiyle İstanbul’a gidiyorum Andre’yle. İstanbulspor’da oynuyorum. Tabur komutanım idare ediyor bu gidip gelmeleri. Andre seyirci olarak geliyor maça, oyunun bitiminde Mevlana Kapı’daki evlerine birlikte gidiyoruz. Evin annesi sofrayı hazırlamış. Yiyecek, içecek eksik yok. Eski pikapta bir taş plak nefis Rumca şarkılar. Birkaç kadeh sonrası Andre’nin annesi, “Bülentciğim, Rumca şarkılardan sıkıldıysan Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Zeki Müren ne istersen var. Dilediğin zaman değiştirelim” diyor. “Sıkılmadım ama koy bir Müzeyyen” diyorum ak saçlı anaya. Siyah beyaz fotoğraf Andre ile boğazda buluşup demlendiğimiz günlerden biri. Bir zaman bıyık bırakmıştım. Ellerimi de çırptığıma göre müzik çalıyor. Nerede o günler nerede, yarim cananım!

Dostluk dediğin  pazardan satın alınamıyor

Keşke yanımda olsaydın

İnsan ya da arkadaş seçiminde din, dil, renk, ırk, para, pul ayrımı yapmam. Yapanla da işim olmaz. Karataş Ortaokulu’ndaki yıllarım keyifle, neşeyle geçirdiğim Musevi arkadaşlarım. İzak Atas, Aron Taranto, Eli Bencu’ya son zamanlara kadar sınıf numaralarını da anımsıyordum baktım olmuyor koy verdim unuttum. İkinci kez yazıyorum Matematik hocamız ışıklar içinde yatsın Osman Gedik. Büyükçe ahşap bir pergeli vardı. Benim gibi tembelleri o aletle uyarırdı. Bilemedin, aç avucunu. Ben pergelin vereceği acıyı azaltmanın yöntemini bulmuştum. Bir keresinde İzak Atas, hazırlıksız yakalandı hocaya soruda yalpaladı kara tahtanın önünde. Hoca aldı pergeli İzak karşısında sevgili arkadaşıma da öğretmişim yöntemi başaramadı pergelin darbeleriyle kızardı elleri. Ülkenin büyük kentlerinde boyoz, moda son yıllarda. İzmir’de boyozun kökleri Karataş’a yaslanır. Onun yani boyozun asosunu da Musevi yurttaşlarımız üretmiştir.
Ticaret Lisesi hayatın içinde iyiden iyiye görünür olduğumuz süreç. Siyon Barki, Ovi-Marco Sarda lisedeki arkadaşlarım. Ama Jack Ürek, kankam. Dost ötesi bir durum yaşanıyordu aramızda. Acaba ikimizin de futbol sevdalısı olmamızmıydı bu denli yakınlaşmamızın nedeni. Jack Sanit Josep kökenliydi. Fransızca ile Matematik’te çok iyiydi. Ben de de o derslerde kral çıplak durumu. Jack, açık anlatımla bir biçimde taşıda beni o derslerde. Birgün hangi nedenle ne olduğunu anımsayamıyorum sınıfta. Bir miktar sert atıştık. Saydırdı bayağı bana Jack. Neyse akşamın karanlığında evdeyim. Bizim evin kapısı tahtadan tak tak sesler geliyor dışarıdan. Açıp bakıyorum kapının önünde kimse yok. İşlem birkaç kez daha tekrarlanınca sonunda çıktım kapının önüne bizim ev yığma toprak üstünde olduğundan biraz yüksek duruyor. Köşemizde de bir elektrik direği var. Şöyle aşağıya bakarak oldum Jack direğin dibinde duruyor. İndim yanına yüzüne baktım, gözleri kızarmış. Belli ki ağlamış. Hayırlar ola dedim. “Çok üzgünüm sana bugün küfrettim” dedi. Dünya iyisi, duygusal sıkı bir Göztepeliydi benim güzel arkadaşım. Erken kaybettim. Keşke daha uzun yaşasaydı. Bir kaç usturuplu, küfür daha etseydi...

Dostluk dediğin  pazardan satın alınamıyor

Seyahat

Seyahat acentesi sahibi dünyanın çeşitli yerlerinin harika fotoğraflarının sergilendiği vitrine iç geçirerek baktıklarını bir anda anne ve babasına benzettiği yaşlı adam ve kadını içeri davet etmiş, ‘Biliyorum, böyle yerlere gidebilmeyi hayal dahi edemezsiniz demiş. Sizi çok güzel bir yere göndermek istiyorum. Tek bir itiraz bile istemiyorum’ Hemen sekreterine talimat verip iki adet uçak bileti ve 5 yıldızlı bir hotelde balayı suitinde yer ayırtmış. Aradan 1 ay geçtikten sonra yaşlı kadın onun ziyaretine gelmiş, ‘Teşekkür etmek için geldim’ demiş. ‘Nasıl dı beğendiniz mi?’ diye sormuş acente sahibi. ‘Ne demek? Harikaydı’ diye yanıtlamış yaşlı kadın, ‘Fakat, bir şey öğrenmek istiyorum... Sürekli yatağımı paylaştığım o adam kimdi?’

Dostluk dediğin  pazardan satın alınamıyor

Dünyanın inşaası

Bak görkemli binalara
Bir mühendisin rüyasıydı başlangıçta
Şu güzel ev; kapıları, tavanları ve odaları.
Birbiriyle uyumlu olan
Bir mühendisin rüyasıydı başlangıçta olan
Sonra, araç, gereç ve ormandan direkler getirdi.
Her uğraşın özü ve aslı nedir?
Hayal, kurgu ve düşünceden başka
Dünya bütünün parçalarına şöyle bir bak.
Kurgulardan oluşmamış mı?
Önce düşünce, sonra eylem
Dünya’nın inşaasını böyle bil ezelden.
Mevlana

ALTIN SÖZLER

İnsanlar nişan almadıkları şeyleri nadiren vururlar. (David Thoreau)
Hedefinizin ne olduğunu bilmeden hedefi nasıl vuracaksınız? (Anthoy Robbins)
Hayatta ne istediğinize karar verin; kalkın ve başarana kadar asla vazgeçmeyin. (Billporter)
Eğer nereye gittiğinizi bilmiyorsanız başka bir yere varabilirsiniz. (Peter Berra)
İyi bir akla sahip olmak yeterli değildir. Asıl olan onu iyi kullanmaktır. (Rene Descartes)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber