EgeGastronominin kutup yıldızı Gaziantep

Gastronominin kutup yıldızı Gaziantep

21.09.2025 - 00:00 | Son Güncellenme:

Gaziantep, GastroANTEP Kültür Yolu Festivali ile gastronomi, kültür ve sanatı buluşturuyor; “Dünya bir ev olsaydı, mutfağı Gaziantep olurdu” mesajı festivalin ruhunu yansıtıyor

Gastronominin kutup yıldızı Gaziantep

Nihan Yarkent İnce - Kültür, sanat ve gastronominin iç içe geçtiği GastroANTEP Kültür Yolu Festivali, bu yıl “Güvenli Gıda: Topraktan Tabağa” temasıyla gerçekleşiyor. Tarihi sokaklardan Festivaller Parkı’na kadar yayılan bu büyük buluşmada, dünyanın dört bir yanından gelen şefler, sanatçılar ve ziyaretçiler aynı sofrada buluştu. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında Türkiye’yi temsil eden ilk şehir olan Gaziantep, festival boyunca hem mutfağının eşsiz zenginliğini hem de kültür ve sanat mirasını gözler önüne serdi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehrin geleceğe dair vizyonunu anlattı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Festivalin ışığında şehre baktığınızda neler hissediyorsunuz?

Bu festival bizim için sadece bir etkinlik değil, bir yolculuk. Dünyanın dört bir yanından gelen konuklarımızı, Michelin yıldızlı şefleri, gastronomi öğrencilerini, sanatçılarımızı Gaziantep’te ağırlamak büyük bir gurur. Sokaklarda kortej yürüyüşü yaparken halkımızın gözlerindeki coşkuyu görmek, bana bu şehrin karakterini bir kez daha hatırlattı. Bizim coğrafyamız kader değil, karakterdir. Bu karakter, çalışkanlık, üretkenlik ve paylaşmaktır. Festival boyunca gördüğümüz birliktelik de bunu en güzel şekilde yansıttı.

Haberin Devamı

Bu yılın teması ‘Güvenli Gıda: Topraktan Tabağa’ idi. Bu temayı neden seçtiniz?

Çünkü gıda güvenliği artık sadece bir mutfak meselesi değil, insanlığın geleceği için en kritik konulardan biri. Gaziantep, binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapmış bereketli topraklara sahip. Bu topraklarda ürettiğimiz her ürünün izlenebilir, sağlıklı ve sürdürülebilir olması gerekiyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Bunun için somut olarak yaptığınız nedir?

Haberin Devamı

Fıstığımız, biberimiz, buğdayımız, hepsi sadece birer ürün değil; bu şehrin kimliğinin parçaları. Biz “topraktan tabağa” derken, çiftçiden tüketiciye kadar herkesin güven duyduğu bir gıda zincirinden bahsediyoruz. Bu vizyonun bir parçası olarak da “Londra modeli akıllı hal” projemizi başlatıyoruz. Bu hal, aracısız satış modeliyle üreticinin emeğini değerinde satmasını sağlayacak. Blockchain sistemiyle de her ürünün nereden geldiği takip edilebilecek. Yani Gaziantep sadece gastronomiyle değil, gıda güvenliği teknolojileriyle de dünyaya örnek olacak.

Haberin Devamı

Festival boyunca uluslararası şeflerin varlığı dikkat çekti. Onların katkısı ne oldu?

Bu yıl 8 farklı ülkeden 11 ödüllü şef Gaziantep’e geldi. Onlar bizim ürünlerimizi tanıdı, kendi mutfak kültürleriyle harmanladı ve ortaya dünyaya açılacak yeni lezzetler çıkardı. Bu, sadece bir yemek deneyimi değil, aslında bir diplomasi köprüsü. Michelin yıldızlı bir şefin bizim fıstığımızla, biberimizle yaptığı bir yemek, Gaziantep’in hikayesini dünyanın en uzak köşelerine taşıyor. Gençlerimiz için de büyük bir öğrenme fırsatı oldu. Workshoplara katılan öğrenciler, bu ustaları izleyerek geleceğin gastronomisine dair vizyon kazandılar.

Haberin Devamı

Bir şehir ruhuyla dünyaya açılır

Festivalin kültür ve sanat boyutu da oldukça güçlüydü. Bunu neden önemli buluyorsunuz?

Gaziantep bir medeniyet mozaiği. Mutfağımız ne kadar zenginse, kültürümüz ve sanatımız da o kadar güçlü. Festival boyunca Zeugma Mozaik Müzesi’nden “Çingene Kızı” mozaiğine, Pablo Picasso sergisinden “Ha Halep Ha Antep” sergisine kadar pek çok etkinlik düzenledik. Çocuklarımız mozaik atölyelerinde eserler yaptı, yerli ve yabancı sanatçılarla buluştular. Ben inanıyorum ki gastronomi kültürle birleşince şehrin hikayesi tamamlanıyor. Bir şehir sadece yemekleriyle değil, ruhuyla da dünyaya açılır.

Gastronominin kutup yıldızı Gaziantep

Gaziantep markalaşmada nereye gidiyor?

Gaziantep’in markalaşma yolculuğu aslında bir mozaik gibi… Ayakkabıdan bakıra, gastronomiden sanata kadar her sektör bir taş koyuyor ve büyük resmi oluşturuyor. Ama bu yolculuk kolay değil. Ayakkabı sektöründe yüzyıllardır üretim yapıyoruz ama ürünlerimiz başka ülkelerde farklı markalar altında satılıyor. Artık kendi markalarımızı yaratmak zorundayız. “Made in Gaziantep” yazan ürünler dünyanın her yerinde olmalı. Bunun için birlik ruhu çok önemli. Gaziantep’in başarısının en büyük sırrı, herkesin aynı amaç için tek yürek olması. Bir şehir inanmazsa hiçbir proje başarıya ulaşmaz. Bugün San Sebastian’da, Londra’da, Tokyo’da gastronomi adına ne konuşuluyorsa artık Gaziantep’te de konuşuluyor. Biz gastronomide yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın odak noktasıyız. Gaziantep artık gastronominin kutup yıldızı oldu.

Haberin Devamı

Biliyorsunuz İzmir’den geliyorum. İzmir’in gastronomi potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben İzmir’i çok seviyorum. Deniziyle, doğasıyla, tarihiyle İzmir gerçekten Allah’ın bütün güzelliklerini sunduğu bir şehir. Ege mutfağı, sağlıklı ve doğal lezzetleriyle dünyada çok önemli bir yere sahip olabilir. Ama İzmir’in en büyük ihtiyacı, koordinasyon ve birlik. Gaziantep’teki başarının arkasında, herkesin aynı hedefe odaklanması var. Kamu, özel sektör, sivil toplum, akademi, hepimiz tek yürek olduk. İzmir de bu birlik ruhunu yakalarsa, Ege Mutfağı dünya çapında bir marka haline gelebilir. Birlikte çıktığımız bu yolculukta, sofralarımız da ülkemizin geleceği de büyür.

Haberin Devamı

Festivalde size en çok dokunan an ve geriye kalan en güçlü mesaj neydi?

Gaziantep, sadece bir festival şehri değil, dünyaya örnek olacak bir yaşam biçiminin öncüsü. Toprağımızdan çıkan ürün, mutfağımızda bir lezzete dönüşüyor, kültürümüzde bir hikâye buluyor, ekonomimizde bir değere dönüşüyor. Bu festival bunun en somut göstergesi. Benim en duygulandığım an, açılış kortejinde halkımızın gözlerindeki gururu görmekti. O kalabalığın enerjisi bana şunu söyledi: “Biz birlikte olduğumuz sürece, Gaziantep’in hikayesi hiç bitmeyecek” ve festivalin açışında Gaziantep Valimiz Kemal Çeber’in söylediği o anlamlı bir söz var: “Dünya bir ev olsaydı, mutfağı Gaziantep olurdu” dedi. İşte bu cümle aslında festivalin ruhunu en iyi şekilde anlatıyor.

Gastronominin kutup yıldızı Gaziantep

Soframız büyüdükçe güçlenecek

GastroANTEP sona erse de yolculuk devam ediyor. Bu yolculuğun geleceğine dair dünyaya hangi mesajı vermek istersiniz?

Gastronomi sadece yemek değil, bir şifa ekonomisidir. Dünyada hastalıklar artıyor, doktorlar sağlıklı beslenmenin önemini her gün vurguluyor. Bizim mutfağımız, doğallığı ve çeşitliliğiyle bu anlamda dünyanın en güçlü mutfaklarından biri. Gaziantep olarak hedefimiz sadece kendi şehrimizi değil, Türkiye’nin tüm gastronomi değerlerini dünyaya taşımak. Festivalimiz bittiği gibi biz çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü soframız büyüdükçe, ülkemizin geleceği de güçlenecek.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler