Geri Dön
EgeGöztepe'nin ayak sesleri

Göztepe'nin ayak sesleri

Süper Lig’de 6 maçtır kayıpsız ilerleyen Göz Göz, lider Alanyaspor’u evinde 1-0’lık skorla dize getirdi ve taraftarına büyük sevinç yaşattı. Sarı kırmızılıları değerlendiren yazarlarımız, ”Göztepe hem çok iyi oynadı hem de müthiş bir galibiyete imza attı. Geçen yıldan kalan Avrupa yolculuğu mu, neden olmasın?” dedi

Göztepe'nin ayak sesleri

Bülent Buda: Vallahi zevkten dört köşe oldum. Kayseri maçının görünümünden uzaklaşmayı öylesine becerdiler ki şapka çıkarılır. Alpaslan döndü, gözünüz aydın. İzleyene seyir zevki tattıran, lige bomba gibi düşen Alanya karşısındaki yarışmacı karakter, futbolun inceliklerinden görüntüler, hız, tempo, pas akışı, teknik, özveri ve de takım olmanın büyük keyfi. İrfan Can her maç üstüne koyarak üç direk önünde uzadıkça uzuyor, büyüyor. Soner, Halil, Guilherme becerili sol ayaklılar konfederasyonu fantastik işler yapıyorlar. Ndiaye gol meselesinde durdu ama çok koşuyor, çalışıyor. Ve gol. Akşamın en güzel anı. Ne güzel manzaraydı o öyle? Bayılacak gibi oluyor insan keyiften. Kaptandan yine adrese teslim ama Tripic’in o volesi nasıl bir şeydi? Ekrandan maç izlemenin güzelliği bu. Tekrar tekrar yaşayabiliyorsun o anı. Yerli yabancı karışımının en güzel, en verimli dengesi Göztepe. Oyuncuların devinimlerine bakıyorum, her şey öyle güzel ki...

Fatih Tanfer: Göztepe için Kayserispor maçı sonrası, “Puan cetvelinde 6. sırada. Güvenmeliyiz ve taraftarının da gururu” ifadesini kullanmıştım. Lig lideri Alanya karşısında çok koşup mücadele ettiler. Orta alanda Soner ve Guilherme teknik becerileri ile hem pas hem de kontra atak oyununda başarılıydılar. İlk yarı pozisyon açısından kısırdı ve tempo yoktu. Kısaca bu yarıda rakibimi nasıl yenerimden çok nasıl durdururum anlayışı hakimdi. Ve bunu da başardı. İkinci yarıyla birlikte topa hakim olan, oyuna yön veren bir Göztepe vardı. Alan daralttı, merkez veya kenardan gelişen hücumlarda ceza sahası içerisinde topsuz koşularla çoğaldılar. Mossoro ve Napoleoni’nin girmesi, takımın hücum gücünü artırdı. Halil yine hücumu tek başına forse etti. 70. dakikadaki şahane ortasında Tripic harika bir vuruşla Göztepe’yi 1-0 öne geçirdi. Sonrası VAR kararları, sertleşen oyun ve doğru bir savunma anlayışı vardı. Alpaslan ve Marko hava toplarında bariz üstündüler. İrfan Can yine çok iyi oynadı. Göztepe, taraftarını mutlu etmeye devam ediyor.

Mehmet Demirtaş: Lidere karşı böylesine başa baş mücadele etmek her takımın başarabileceği bir iş değildir. Alanya hücumda ne kadar oynadıysa Göztepe bunun iki katı için müthiş bir efor sarf etti. Fizik gücü yüksek oyuncular özellikle Siopis-Salih ikilisini etkisiz hale getirmeyi başardılar. Aylar sonra formasına kavuşan Alpaslan, form tuttuğu zaman Göztepe savunması daha derli toplu olacaktır. Tek mağlubiyetlerini aldıkları Fenerbahçe maçından sonra 6 maçta yenilmediler. Bu süre zarfında da sadece 3 gol yediler. Özellikle kaleci İrfan’ın yükselen grafiği sayesinde başarı arttı. Kaptan Halil yaptığı asistle Göztepe’ye adeta umut ışığı yaktı. Tripic ise ayağının açısı, topa vuruş yönü ve şiddeti itibariyle enfes bir gol buldu. Nazar değdirmeyelim ama Göztepe çok iyi gidiyor. Bu sıkışık iklimde kısa aralıklarla çok zorlu maçlar oynanıyor. Elbette her maçta aynı kalitede bir performansı beklemeyelim. Geçtiğimiz sezondan bu yana Avrupa hayaliyle yanıp tutuşan sarı kırmızılılar, bu sene daha emin adımlarla yürüyor. İlhan Palut ve Göztepe’nin sistematik uyumu başarıyı da beraberinde sürüklüyor. Yeter ki köstek değil destek olalım.

Zor deplasman değerli 1 puan

Bülent Buda: Keçiören keyifsiz bir gündü. Ucuz bir penaltı düdüğü, çocuklar maçı koparacak gücü gösteremiyorlar ya da hissetmiyorlar. Fark iki olduktan sonra bir kalkış, tepki, kabullenmeyiş ama rakibi zorlamayan. Yani bir türlü patlama yapamadıkları bir gün. Adana’da bu kez olan biteni geride bırakmanın örneklerini sergilediler. Metehan’ın erken golü birinci sınıftı. Ahmet İlhan’ın dönüşü takım üzerinde hissediliyor. Alan dizilişi ise rakibin baskın oyun karakterini karşılamak için kurgulanmış bir yapılanmaydı. 21’de Erhan, hata hakkını kullandı. Öyle vuruşları yemez ama oluyor işte. 81’de de büyüksün Erhan diye sıçradım koltuktan. Yani durumu eşitledi kaleci. 28’de Oğulcan nefis indirdi, Sinan ile Yusuf paylaşamadılar topu. Muzaffer ile Oğuzhan hamleleri biraz gecikmeli gibi geldi. Elbette oradaki havayı soluyanlar Hüseyin Hoca ile arkadaşları. Yusuf Yalçın’a saygı duyuyorum. Beklemeyi hiç sorun yapmıyor, hadi bakalım dendiğinde de yüreğini koyuyor çimlerin üzerine. Ya Furkan Metin? Hadi o da haftaya, yerimiz kısıtlı.

Fatih Tanfer: Altınordu Keçiören’e yenilince sanki her şey bitti. Bir hayal kırıklığı, bir üzüntü. Çarşamba günü Keçiören evinde Giresunspor’a mağlup oldu. Favorisi olmayan bir lig. İlk iki de Play Off’a kalacak 4 takım da sürprizlerle dolu olacak. Altınordu yenenin lider olacağı maçta öz güveni yüksek taraftı. Korkusuzca Adana Demirspor’un üstüne gittiler. Maç boyunca enerjisi, hırsı ve kazanma arzusu vardı. Hiç merak etmeyin Altınordu lig sonuna kadar bu yarışın hep içerisinde olacaktır.

Mehmet Demirtaş: Liderliğin altın tepside teslim edildiği Keçiören maçı sonrası böylesine deplasmana çıkmak olayı daha zor kılıyor. Adana’dan puansız ayrılmamak bir sevinç sebebi olabilir. Oyun olarak belirli bir skalayı tutturduklarına inanıyorum. Metehan attığı golle fizik kalitesini belgeledi. İlk ikiden direkt Süper Lig vizesi alma şanslarını oldukça yüksek görüyorum. Bu ligde hangi takımın bir sonraki hafta kimden puan alacağı hiç belli değil. O yüzden bu güzel yolda bırakılacak puanlar da olacaktır. Yeter ki moraller yüksek olsun.

Kenetlenen Büyük Altay

Bülent Buda: Bu denli seçenekli oyuncu grubu ligin az takımında var. Bu üç farklı galibiyet başlangıç olabilir mi? Öyle bir hava esiyor mu? Fiziksel ve de zihinsel odaklanmanın zorlukları futbolcuları olumsuz etkiliyor olabilir. Önümde Bolu notları. Bakıyorum top Altay’da daha çok. Ama net pozisyonları kaçıran, ardından gole ulaşan da Bolu. Evet eşitliğe ulaşma olasılığı yüksek net penaltı hiç edildi hakem tarafından. Neyse döndük İzmir’e. Ankaraspor. Top daha çok siyah beyazlıların ayaklarında. Futbolda hız ile tempo çok şeydir. Becerebilirsen rakibi hataya zorlar, şaşırtırsın. Bakın, takımın gollerini hala 40’ına yaklaşan Marco atıyorsa, ki atsın hem de iyi yapıyor bu işi. Söz gelimi günün kahramanı olmaya soyunan bireysel takılanlar oluyor. Ama bireysellikle de bu iş olmuyor. Ankara’ya atılan üç gol yanıtlamasın. Çok daha iyi olmak zorundalar.

Fatih Tanfer: Boşa geçen ilk yarı. Bu yarıda iyi performans sergilemeyen Yılmaz ve Ziya’nın yerine Erhan Çelenk ve Harun’un oyuna girmesi. 46. dakikada Erhan’ın şutunun direkten dönmesi ve Paixao’nun durumu 1-0 yapması. İkinci yarıdaki kadro hem güven hem umut verdi. Ankaraspor savunmasını enine genişleterek dengesini bozdu. İkinci yarıda iyi oynayan Kappel ve maça damgasını vuran Erhan Çelenk, kanatlardan çok iyi toplar getirdi. İkinci yarıda dirençli ve hedefi olan bir Altay izledik. Hücumda çoğaldılar, dönen ikinci topların tamamını kazandılar. Elbette Marco varsa ve o da besleniyorsa takım adına hiçbir sorun yok. İkinci yarıdaki oyun ve doğru kadro Altay taraftarının heyecanını ve güvenini artırdı.

Mehmet Demirtaş: İki sene üst üste gol kralı olan, üçüncüsüne de aç bir şekilde saldıran Marco gibi bir usta golcü varken o takım nasıl şampiyonluk yaşayamaz diye sorguluyor insan. Bence vakti geldi çoktan. Oyuncu alternatifi bazında eşi benzeri olmayan bir takım Altay. Neredeyse iki tane 11 çıkacak. Ancak bu işin temeli istikrardır. Ankaraspor bu haftaya kadar ligin zayıf halkalarından. Elbette üç gol ve kazanılan üç puan değerli ancak önemli maçlardan da bu kadar kuvvetli performanslarla ayrılmalılar.

Menemenspor yoluna kayıpsız devam ediyor

Bülent Buda: Üç olasılıklı iki maç oynadılar. İç sahada Bandırma maçında geriden geldiler, eşitliği yakaladılar, öne geçemediler. Samsun’da öne geçtiler, hemen golün ardından iki farka ulaşma fırsatını gole dönüştüremediler. Ardından eşitlik golü geldi. Maçın sonlarına kadar büyük direnç gösterdiler. Sonuç bir puan. İki maç iki puan iyi midir? Hiç yoktan iyidir. Menemen’in oyun içinde rotasyona kısıtlı bir kadro yapılanması var. Takıma katıldığı günden bugüne kadar Selmani, takımın yaşadığı en güzel şey. Rıdvan’ın devamlılığı ile savunmanın yanı sıra ataklara katılımı, üstüne gol arayışları fiziksel ve de zihinsel öz güveninin dışa vurumu. Emre Batuhan’ın sol bekte iştahlı, savaşçı anlayışı kutlanmayı hak ediyor. Hücum bölgesini parselleyen Tidjani, Kamara ve de Sikiru savunmalara zor anlar yaşatıyor. Pozisyon üretiyor, ürettiklerinin azını gole dönüştürüyorlar. Sonuç, Menemen koşuyor, kazanmak için oynuyor.

Fatih Tanfer: Menemen maçları sonrası hep ifade ediyorum. Aksiyon, heyecan, pozisyon zenginliği inanılmaz üst düzeyde. Ligin favorilerinden Samsun karşısında harika bir mücadele sergilediler. Kaleci Selmani olağanüstü oynadı. Furkan ve Ömer her geçen gün daha iyi futbol sergiliyorlar. Hücumda Kamara müthiş bir yetenek. Menemen orta alanını daha iyi organize etmesi ve tempoyu artırması halinde büyük başarılara imza atacak. Güvencenin en büyük sebebi de rakiplerine çok iyi reaksiyon gösteriyorlar. Cenk Hoca’ya da tebrikler.

Mehmet Demirtaş: Menemen’in her maçında heyecan dozu çok yüksek. Kamara eşsiz bir topçu. Onu izlerken insan hipnotize oluyor. Kıvrak bilekleriyle adeta top ile dans ediyor. Rıdvan’ın her geçen gün sağlamlaşması, Sikiru’nun enerjisi ve Tidjani’nin oyun zekası ile müthiş işler başarıyorlar. Samsunspor deplasmanından puan söküp almak harika bir iş. Cenk Hoca ve yol arkadaşları çok daha iyi sonuçlar alacaklardır.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler