Geri Dön

Her şey var puan yok

Göztepe Spor Toto Süper Lig’in ikinci haftasında da puanla tanışamadı. Ağır zemin şartlarında evinde Galatasaray’a 1-0 yenilen ve haftayı 22 puanla 12. sırada tamamlayan sarı kırmızılıları değerlendiren usta kalemlerimiz, “Böyle bir zeminde verilen mücadelenin hakkı en az 1 puan olmalıydı” dedi.

Her şey var puan yok

Bülent Buda: Futbol âleminin en iyi penaltı atıcıları yani kaçırmayanlar, olayın estetik yanıyla hiç ilgilenmiyorlar. Vuruyorlar topu kalenin göbeğine, işi bitiriyorlar. Futbol alanı vıcık vıcık. İyi futbol zor. Ayakta kalan, savaşan kazanır. Göztepe’li futbolcularda bayağı ayaktaydı. İyi yarışıyor, göğüs göğüse savaşıyorlar, vazgeçmiyorlar. Penaltı kaçtı, saçma bir gol yediler. Gassama’yı yitirdiler 10 kişi kaldılar. Galatasaray’a pozisyon verdiler ama pozisyonda ürettiler. İki kez direkten döndüler. Birer puan iki takım içinde adildi. Böyle bir zeminde taktik, plan, alan paylaşımı falan hepsi hikaye. Bu ortamları aşacak olan daha güçlü kaslar. Samimi söylüyorum bu koşullarda, bu yarıştan puansız çıkmalarına çok üzüldüm
Fatih Tanfer: Göztepe’nin Galatasaray karşısında hiç de hak etmediği mağlubiyeti Bülent Abim’in ifade ettiği gibi hepimizi çok üzdü. Maç golsüz devam ederken penaltıyı kaçırıyorsun, yürümekte bile zorluk çekilen ağır saha şartlarında mağlubiyeti kabul etmeyen pozitif ve disiplinli bir oyun anlayışıyla oynuyorsun. (Maç boyunca tek hata yaptı. Gol öncesi yeni transfer sol bek Agbenyenu merkezde kademeye girdi, topu uzaklaştırdı. Uzaklaştırdığı top, Ndiaye’ye geldi ve 30 metrelik Göztepe’nin soluna pas attı. Maicon’un yaptığı orta sonrası Galatasaray’ın golü geldi) Futbolda şansında rolü olduğuna inanmamak mümkün değil. Göztepe 13 korner, Galatasaray 3 korner. Rakip cezaalanına girmede Göztepe 17, Galatasaray 3. Galatasaray’ın konra atakla yakaladığı pozisyonlar ise basit hatalar sonrasaydı. Göztepe orta alanı çok kırılgandı. Borges ve Castro etkili değildi.
Maçın geneline baktığımızda Göztepe özgüveni yüksek bir takımdı. Mücadele etti ancak basit top kayıp problemi devam etti. Kısacası Kemal Hoca elindeki bütün kozları oynadı. Göztepe adına sevindiren husus takımda oynama arzusu, cesareti ve gücü vardı. Kazanmak için gerekeni yaptılar.
Mehmet Demirtaş: Göztepe, Galatasaray karşısında zorlu hava şartlarında yer yer balçığa dönen zeminde verdiği mücadeleyi şans faktörünün de yanında olmamasıyla birlikte kaybetti ve gerçekten hepimizi üzdü. Bana göre en azından maçın hakkı beraberlikti. Böylesine zor ve ağır şartlarda oynanan oyunun teknik analizini yapmak pek uygun olmasada. Özellikle Göztepe’nin vermiş olduğu mücadeleyi takdir etmek gerekir. Elbette eksik yanları yok değildi. Orta saha 20. dakikadan itibaren düştü. Göztepe özellikle kornerler ve kanatlardan yaptığı ortalarda, içeride karamboller oluşturduğu pozisyonlarla çok etkili oldu. Kanatları çok etkili kullandı. Borges’in kaçan penaltısı. Direklerin engel olduğu 2 net pozisyon. Serdar Gürler’in oyundan erken alınması. Castro’nun gününde olmaması ile birlikte şans faktörünün de yanlarında olmaması alınan bu sonucun baş aktörleri arasındaydı. Başkan Sepil ve Teknik ekip nerede eksik kaldıklarının farkındalardır. Onlara reçete vermek haddime değil. Ancak bildiğim bir gerçek var ki mücadele hırsı, kazanma isteği ile Göztepe ileriki haftalarda çıkışa geçecektir.

Akhisarspor nereye

Bülent Buda: Edin Cocalic’in kırmızısı Akhisar’ın tüm dengelerini alt üst eden ağır bir karardı.
l Takımın sağ beki kulübede bekliyor, orta alana Rotman alınıyor. Ataklarda zaten eksilmişsin bir de Manu dışarı alınıyor.
l Takım iyice geriye yaslanmış Vrsajevic 60. dakikada anımsanıyor.
l Cikalleshi 90 dakika alanda geziniyor. Rakip savunmayı zorlayacak tek bir hamlesi yok. Sezonun en kötü kimliksiz, kişiliksiz futbolunu oynadılar. Evet haftalardır sıkıntı yaşanan bir bölgenin yani stoperin hem de oyuna iyi başlamış, golünü atmış futbolcusu eksiliyor. Büyük bir travma kabul ediyorum. Ama sonrası tüm teknik girişimler ile takımın oynadığı futbol tam bir felaket. Akhisar tatsız bir süreçten geçiyor. Giderekte kötüleşiyor. Dikkat!
Fatih Tanfer: Maçı iki bölümde incelemekte yarar var. Öncelikle ilk 20 dakika ve sonrası. Akhisarspor, duygusunu ve coşkusunu sahaya yansıttı. Cesurdu. Her oyuncu sorumluluk aldı. 15. dakikada yeni transfer Edin Cocalic golünü attı. Sonrası iki dakikada iki net gol pozisyonu kaçırdı. Farkı yakalayabilirlerdi. 20. dakikaya geldik devreye hakem Suat Arslanboğa girdi. İki futbolcununda oynama alanında olan top için VAR’a gitti ve kırmızı kart gösterdi. Umarım ne kadar yanlış yaptığının farkına varmıştır. Akhisar doğru oyun anlayışıyla devam etti ve devreyi 1-0 önde kapattı. Elbette 10 kişi kalmanın zorlukları var. (Bülent Abim’in teknik açıdan söylediklerine katılıyorum) Yapılan yanlış değişiklikler sonrası hücum oyuncuları kaleden çok uzak kaldılar. Böyle bir oyun tarzıyla sadece kendi sahanda bekleyerek ve önemlisi hücumda Cikalleshi’ye güvenerek puan almak mümkün değildi.
l Rizespor’un, yaptığı yeni transferler ile güçlendiği bir gerçek. Akhisarspor’un bilhassa ikinci yarıdaki oyun zaafları sonrası oyunu domine etti. Dakikalar ilerledikçe istediği stratejiyi uygulayıp maçın hakimi oldu. 60. dakika sonrası başta Akhisar orta sahası hiç mücadele kazanamadı. Adeta dağıldı. Başta hakeme olan öfke ve maç içindeki tedirginlik ve korku arttı. Kısacası dağıldı. İki dakikada iki gol yedi ve yazık oldu. Çokta önemli bir maçı kaybetti.
Mehmet Demirtaş: Çaykur Rizespor-Akhisarspor maçına atılan gollerden çok maçın hakemi Suat Arslanboğa'nın vermiş olduğu yanlış kararlar damgasını vurdu. Hakemin yanlış kararlarına Cihat Hoca’nın da oyuncu tercihlerindeki hataları eklenince hazin sonuç kaçınılmaz oldu. Bu saatten sonra kurtuluş için Akhisarspor’un biran evvel yaptığı yanlışlardan dönüp önündeki maçlardan puan ve puanlar çıkartması şart.

Süper Lig yolcusu

Bülent Buda: Sanat eseri gibi goller. Al fırçayı eline geç tualin karşısına renklendir. Boya yetmez. Savunma arkası koşular ile pasları Süper Lig takımları dahil ülkede en iyi yapan yeşil siyahlılar. Baş döndürücü pas akışı, ezberlemişler birbirlerini sanki. Öncelikle takım halinde fiziksel olarak ayakları yere sağlam basıyor. Zihinsel, odaklanma üst düzeyde. Doksan dakika süresince bütün olumlu şeyleri kendinde barındıran bir takım oldu Denizlispor. Yücel Hoca ve arkadaşlarıyla başlayan yükseliş yenilmezlik bu evrede yönetiminde desteğiyle şampiyonluğa yürüyorlar. Her şey daha bitmedi daha uzun yorucu bir yolculuk var önlerinde. Ama izlediğimiz futbol kalitesiyle şampiyonluğu Süper Lig’i ne denli istediklerini gözlemleyebiliyor, seyrettiğiniz futbol kalitesinden zevk alıyorsunuz.
Fatih Tanfer: Denizlispor evinde Adana Demirspor’u 5-1 gibi farklı sonuçla yenerek liderlik koltuğuna oturdu. Pazar günü maçın kritiğinde vurguladığım için teknik konuları girmeyeceğim. Bir kulübün başarısında öncelik doğru yönetim. Kazanma başlangıcı ise teknik direktörlerin yarattığı atmosferle oluşur. Yücel Hoca’nın göreve başladıktan sonra doğru yönetimle birlikte yaptıkları ortada. Denizlispor gurur duyulacak bir takım oldu. Öncelikle doğru oyunculara sahipler. Futbolda tek geçerli kriterde sonuçlar ise haftalardır süren başarı doğru organizasyonun sonucudur. Bundan sonra Denizlispor’un çok daha dikkatli maç maç düşünerek asla hata yapmadan fedakar seyircisinin desteğini arttırarak devam etmesi güzel günlerin müjdecisi olacaktır. Bu haftaki rakip Hatayspor. Son derece zor ancak güzel futbolun olacağı kesin.
Mehmet Demirtaş: Sözlerime en başta nazar değmesin diye başlamak istiyorum. O kadar yüksek kalitede futbol oynuyorlar ki, gerçekten bulundukları ligin çok çok üstündeler. Özellikle Mehmet Akyüz, Recep Niyaz ikilisi bu takımın büyük yapı taşlarından. Takım olma yolunda büyük yol kat ettiler. Taraftarda tribünleri dolduruyor. Hiçbir şey bitmiş değil. Lig maratonu asıl şimdi başlıyor Denizli için. Adana Demirspor bu ligdeki hafife alınmayacak yegane takımlardan biri. Etkili ve güçlüler. Denizlispor’un aldığı 5-1’lik galibiyet gerçekten takdir edilesi. Sözlerimi tekrardan başladığım gibi bitiriyorum. Aman nazar değmesin.

Gençlerin ‘Süper’ yürüyüşü

Bülent Buda: 81. dakikaya kadar tek net gol pozisyonu var. 29. dakikada kusursuz bir pas örgüsü. Muhammed’in plasesi çerçeve dışında. Sefa, maçın bitimine kadar iyi pas alamadı. Alışılmadık oranda pas hatası, top kaybı. 78. dakikaya kadar Gençlerbirliği baskılı oynadı. Direkten dönen tek netleri var. Yoğun biçimde Altınordu cezalaanına indirdiklerini özellikle Erce, ona eşlik eden Sinan ve Hasan ile geçiş izni vermedi. Hüseyin Hoca ile arkadaşlarının oyuna hamle zamanlaması oyuncu seçimi kusursuzdu. 75. dakikaya gelindiğinde oyunda daha diri kalan Altınordu’lu futbolcular aldılar sazı, döktürmeye başladılar. 78. dakikada ilk sinyal Kerim yine gösteri havasında indi çizgiye çevirdi Murat’ın soluna denk geldi olmadı. 81. dakika günün gezen, oynayan, topla barışık oyuncusu hünerli sol ayağını konuşturdu. Muhammed. Gençlerbirliği golden sona dengesiz geldi elbette tuzağa düştü. Murat-Anıl ve de tabela iki. Oldu mu 13. hafta. Tükürün nazar değmesin. Neler yapıyor bu çocuklar. Gittiler Ankara’da lideri devirdiler. Ne diyor Hüseyin Hoca, sistem ile felsefe. Tabii ki zihinsel, fiziksel, güçlü olmakta böyle bir şey olmalı.
Fatih Tanfer: Türk futbolunun ve Ege’nin gururu Altınordu. Yenilmezlik serisini 13 haftaya çıkardı. Lig lideri Denizli ile lig ikincisi Gençlerbirliği’ni yenen tek takım. Hüseyin Hoca, takımı doğru planla oynattı. Oyuncuların mücadeleci ve güçlü yapısı bu anlayışla birleşince Gençlerbirliği’ne alan bırakmadı. Herkes görevini en iyi biçimde yaptı. Kalesinde yıldızlaşan Erce ile defans merkezinde Sinan ve Hasan çok iyidiler. Gollerin sahibi Muhammed ve Anıl Koç ise olumlu futbollarıyla öne çıktılar. (Bu iki oyuncunun başarısı bizim için sürpriz değil. 90+3 ekibi olarak sezon başı Tire’de oynanan TSYD turnuvası sonrası Anıl ile Muhammed’in ne kadar doğru transfer olduğu düşüncemizi belirtmiştik) Ayrıca Altınordu’nun yedek kulübesinin oyunu ne kadar olumlu etkilediğini Okan’ın ve ikinci golün sahibi Anıl Koç’un giriiyle gördük. Altınordu lige heyecan kattı. Yıllardır bilhassa ligin ikinci yarılarında bunu görüyoruz. Ancak lig sonunda en azından Play Off yarışının içinde de olmalı. Altınordu için beş önemli hafta başlıyor. Bu hafta lig sonuncusu Karabük’le evinde oynuyor. Hiç de kolay bir maç olmayacak. Sonrası Denizli (D), Gazişehir (E), Adana Demirspor (D), Hatay (E). maçların sonuçları Altınordu’nun yol haritasını belirleyecek.
Mehmet Demirtaş: Altınordu deyim yerindeyse ligde harikalar yaratmaya devam diyor. 13 maçlık yenilmezlik serisini lider Gençlerbirliği’ni yenerek sürdürmeleri alkışı hak ediyor. Geçmiş yıllarda olduğu gibi Altınordu ligin ikinci yarılarında bambaşka güzellikte işler yapıyor. 81. dakikaya kadar dengede geçen oyunu böylesine zorlu bir deplasmanda galibiyete çevirmeleri çok değerli. Bu haftaki rakip zor bir sezon geçiren Karabükspor. Rehavete kapılmadan, Altınordu’nun yükselişinin devam edeceğine inanıyorum.

Bu bir uyarıdır!

Bülent Buda: Emektar Atatürk’te oynayan da izleyen de acı çekiyor. Bu bir. İkincisi daha önemli. Samimi bir uyarı. Altay, sergilediği futbol kalitesiyle önümüzdeki haftalarda çok sorun yaşar. İyimserlik güzel bir duygudur ama bazende tehlikelidir. Kappel, penaltıyı aldı Marco attı. Ya sonrası? Suskunluk. Oysa ikile yetmedi üçle rahatla. Öyle bir futbol isteği girişim, yaratıcılık göremedik. Her maçı Marco’nun altın vuruşlarıyla kazanamazsınız. Yok öyle bir şey futbol dünyası. Ara transferde orta alan ile hücumcular alındı ama savunma kaleden başlayarak sallanıyor arkadaşlar. Öne geçtikten sonra bir tek bu da kaçmaz diyebileceğimiz hazırlanmış, üretilmiş bir pozisyonu yok. Futbolda bu da olmaz diyebileceğimiz berbat bir görüntü. Afyon’un kazandığı penaltıda 4 savunma oyuncusunun yanlışı var. Bu kadarı da fazla.
Fatih Tanfer: Altay maça iyi başladı. Devre arasında transfer ettiği usta oyuncular Tavares, Patos, Putsila’ya Ferhat’ta eşlik edince takım halinde enerjik ve dinamikti. Elbette elinizde Marco gibi golcü, Kappel gibi süratli bir oyuncu olunca dinamik bir Altay izledik. Özellikle ikinci yarı çok daha etkili bir Altay beklerken sahada tam bir hayal kırıklığı vardı. Afyon, yüksek baskıyla etkili bir performans ortaya koydu. Topa sahip oldu. Altay tehlikeli bir atak bile geliştiremedi. İlk yarıda iyi oynadığını ifade ettiğimiz oyuncuların hepsinin temposu düştü. Savunma kuralının en basitini bile doğru biçimde uygulayamamayan defansı yine hatalar yaptı. Ama 88. dakikada defansın yerleşim ve adam paylaşımında seri hatası sonrası Afyon’un kazandığı penaltı ve skorun 1-1’e gelmesi. Altay taraftarının sevinci kursağında kaldı. Verilen emeklere, yapılan transferlere ve büyük Altay seyircisinin beklentilerine bir türlü karşılık veremeyen takım izliyoruz.
Mehmet Demirtaş: Altay’ın geçtiğimiz hafta deplasmanda aldığı güzel galibiyeti unutmadık. Ama nedendir bilinmez bir türlü istikrarı yakalayamadılar. Maçın başında güzel bir oyun sergilediler, öne geçtiler. Maçı dengede de tuttular. Maçın sonunu mutlu sonla bitiremediler. Yeni transferler nokta isimler. Bunu geçtiğimiz hafta da konuştuk. Ama daha takım içi dengelerin sorunsuz olduğunu söylemek imkansız. Bir uyuşmazlık söz konusu. Afyon’un penaltısına gelirsek. Altay’lı savunmacılar bence oturup şapkayı önlerine koysun. İşler daha da kötü olmadan önlemler alınmalı. Altay büyük bir ailedir. Sürekli yaşanan kayıplar iyi günlerin önüne geçmemeli. Dikkat edilmeli.

İletişim Başkanı Altun’dan ‘ Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ video paylaşımıİletişim Başkanı Fahrettin Altun, ‘Biz Bize Yeteriz Türkiyem’ dayanışma kampanyasını anlatan bir video paylaştı.
Pelin Akil ve Anıl Altan çiftinden corona dansıOyuncu Pelin Akil ve eşi Anıl Altan corona virüs salgını nedeniyle ikizleriyle birlikte kendilerini karantinaya aldılar. Evde eğlenceli vakit geçiren çift, corona dansı yaptığı anlarını sosyal medya hesaplarından paylaştı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber