Geri Dön
EgeKabus'tan muhteşem geri dönüş

Kabus'tan muhteşem geri dönüş

Süper Lig’e 18 yıl sonra geri dönen ve ligin ilk haftasında Yukatel Kayserispor’u 3-0 mağlup eden Altay, sezona galibiyetle başlamayı bildi. Yeni oyuncuları Bamba ve Thaciano ile gülen siyah beyazlıları değerlendiren yazarlarımız, “Altay’sız Süper Lig bir nebze öksüzdü. Devamını diliyoruz” dedi.

Kabus'tan muhteşem geri dönüş

Bülent Buda: Cebrail, Altay’ın başına gelen en güzel şey. Topa sahip olma gibi teknik değerlendirmeler, konuk Kayseri’den yana görünüyor. Lakin Altay konuğunun ceza alanını 90 kez ziyaret etmiş. Sol bek ya da sol kanat Naderi’den başlayarak orta alan, ileri uç transferler hepsi ince iş ustası. Bamba, Cesar, Rodriguez… iyi izlemiş Denizli belli.

Kendi benzerlerini seçmiş. Denizli’den söz etmişken oyun sırasında önünden taça çıkan topları özellikle konuk futbolculara alıp nezaketle, zarif bir biçimde uzatan teknik adamların öncüsüdür sevgili Çeşmelimiz. İkinci yarı 40 ila 68 arası tabelayı beşleyebilirdi siyah beyazlılar. Baya bonkör, hovardalara özgü eylem içerisindeydiler o süreçte. Kappel vites küçülttüğünde sevmiyorum onu. Dinlenmek istiyorsa kaldırsın kolunu, dışarı alınsın. Ama bu sevgili kardeşimin de momentumuna ulaştığında seyrine doyum olmuyor doğrusu.

Büyük kaptan İbrahim Öztürk, boş zamanlarının birazını da Altay müzesine ayırsın. Yaşarken müzelik olan Altay tarihinin ilk ve en nitelikli futbolcularından İbrahim. Evet yıllar sonra İzmir’in dağlarında çiçekler açtı. Ne de çok özlemişiz. Altay’sız Süper Lig de İzmir de öksüzdü. Giderayak izlemek baya keyifli oldu. Sevimli bir başlangıç. Dilerim hep böyle sürsün.

Fatih Tanfer:

Sezon başında TV’de de yaptığım yorumlarda Altay ile ilgili sorulan her soruya, “Güvencem, bugüne kadar kulübü doğru yöneten Özgür Başkan ve Teknik Direktör Mustafa Denizli” ifadesini kullanmıştım. Gerekçem, Denizli’nin doğru transferler yapacağına, inanmadığı oyuncularla ve dayatmalarla kimseyi almayacağına olan inancımdı.

Kayseri maçında bu düşüncemin ne kadar doğru olduğunu büyük usta Denizli’nin az konuşup çok iş yapmasıyla gördük. Yeni transferler kaleci Lis, sol bek Naderi, Pinares ve bu maçın kahramanı Bamba harikaydılar.

Geçen yıl ki kadrodan Kappel, Poko, üçlü savunmada kuş uçurtmayan Thiam, İbrahim ve Murat üst düzey bir oyun oynadılar.

Top rakipteyken ve topu kaptırdıktan sonra yaptığı şok baskı ile rakibine alan bırakmadı. Bazıları, “Kayserispor kötüydü, Altay ondan iyi oynuyor görünüyor” dediler. Bu cümlenin tek cevabı var. Altay’ın müthiş oyunu karşısında Kayserispor’un gücü yetmedi. Altay lige iyi başladı ve lig uzun bir maraton. Taraftarına büyük bir moral verdi. Devamını bekliyoruz.

Mehmet Demirtaş: Uzun yıllar ve de yolların ardından kulübün efsane ismi Mustafa Denizli ile duygusal sezon finali, ardından gelen 18 yıllık hasrete bıçak darbesi ve de Süper Lig apoleti… 63 sezonluk geçmişe sahip Süper Lig’de araya yıllar girse de isminden söz ettiriyordu hala bu ulu çınar. 63 senede en çok puan toplayan ekiplerden 8.’siydi siyah beyazlılar. Şimdi bu unvan pekiştirilip rakamlar sürekli katmerlenecek. Uzun süredir soru işareti yaratan Mustafa Denizli ve Altay arasındaki kontrat mevzusunun çözüme kavuşup kafaların Süper Lig maratonu öncesi ferahlaması bir rahatlıktı. Ligimiz görünenin aksine daha zor bir arena. Hani öyle şuna 5 atar, içeride-dışarıda 6 puan yazdırırım diyemiyorsunuz. Bu sebeple tek geçerli not çalışmak, çalışmak ve de çalışmak. Rodriguez, Pinares, Bamba hücumda kendilerini ciddi oranda hissettirecekler belli ki. Hele atletik yapısıyla Bamba, başka oynayacak gibi. İranlı Naderi’nin hakkını yememek lazım. Yeni transferlerin iyi not aldığı gecede Altay, baştan sona başarılıydı. Yüksek perdeden başlanan lige süper giriş yaptılar.

HAKEMİ GEÇEMEDİLER

Bülent Buda: Maçın hakemine bir de sen incele önerisi neden yok? Elle oynama ceza alanı dışında, VAR öyle dedi. O nedenle de penaltı değil.

Yani hakeme, “Sen VAR’da inceleme kardeşim. Bakarsan görürsün. Basarsın penaltı düdüğünü” demeye mi getirdiler? Niye bu ülkede birbirimize güvenimiz hiç yok?

Futbol koktu. Ne tuz ne karabiber ne kimyon işe yaramaz, işlevsiz. Göztepe, Antalya’dan nitelik olarak çok önde. Lakin gol ayakları Jahovic ile Ndiaye kıvamında değiller.

Dino Arslanagic sanki Güzelyalı doğumlu. Baksanıza eylemlerine. Benim diyen Göztepeli’yi sollar, fark atar. Müthiş bir kafa golü. Sahadan yenik ayrılsalardı hiç hak etmedikleri bir travma yaşayacaklardı. Bu bağlamda ıskalamayayım. Murat Paluli’nin de hastasıyım. O, işine, formasına müthiş saygılı bir emekçi. Ne mutlu kendisini böyle yürekten adayanlara. Göztepe, Antalya’dan daha nitelikli bir takım. Bilerek takım diyorum. Bireysel takılmayan, kuşandığı formanın değerini, anlamını bilenlere deniyor takım. Alandan 2 puan eksik çıktıklarının farkında olanlar ile bu duyguyu taşıyanlara deniyor takım. 

Fatih Tanfer:

Göztepe ile Antalyaspor arasındaki maçta oyunun ilk bölümünde her iki takım da birbirlerine üstünlük kuramadı. 20. dakika sonrası Antalyaspor Poli, Ghacha’nın etkili oyunuyla üstünlük sağladı. 32. dakikada bence ağır bir penaltı kararıyla öne geçtiler.

Tijanic ve Soner orta alanda verimsizdi. Koca bir yüreği, hızı ve gücü olan Obinna, orta alanda mücadele etti. Savunmada disiplinli oynadılar. Hücumda etkisizdiler.

İkinci yarıyla birlikte sahada rakibine müthiş reaksiyon gösteren bir Göztepe vardı.

Dönen bütün ikinci topları kazandılar. Devamlı iki kişinin markajında kalan Halil, sola geçtikten sonra çok daha etkiliydi. Takım halinde sonuca isyan ettiler. Ve böylesine konsantrasyonu yüksek bir oyun anlayışıyla uzatmada Arslanagic’in kafa golüyle beraberliği yakaladılar. Gol sonrası Naldo’nun topu elle kesip hakemin önce penaltı verip sonra iptal etmesiyle 3 puanı alamadılar ve emeklerine yazık oldu. Neden emeklerine yazık oldu? Maç boyunca Göztepe 12 şut atarken Antalyaspor 4 şut attı. Rakip ceza alanında topla buluşma Göztepe 20, Antalyaspor 13’tü. Göztepe 24 orta yaparken Antalyaspor ise sadece 7 orta yapabildi. İstatistikler yalan söylemez. Göztepe galibiyeti kaçırdı ancak taraftarlarına bana güvenebilirsiniz dedi. Bence de doğru yolda.

Mehmet Demirtaş: Futbolun kimyası gereği maçlarda heyecan dozajı büyük oranda yüksek oluyor. O tatsız tuzsuz, yavan 90’lar hariç. Göztepe, Antalya deplasmanında 90’da mağlubiyeti getiren düdüğü beklerken, uzatmalarda galibiyet hesapları yaptı.

Bu noktada hakemin ismini ve de cismini satırlara taşımayalım derken ülkemizde bu durum imkansıza yakın oluyor. Naldo’nun eli çizginin içerisinde. Bu bence barizdi. Berkan’ın müdahalesi (ya da yalnızca duruşu) sonrası Antalya’nın golü ne derecede içe sindi, bence tartışılır.

Peki kornerde Halil’in yüzüne aldığı darbeyi görmek zor muydu?

Göz Göz için ilk yarısı silik, ikinci yarısı dinamik bir maçtı. Bunda etken iki oyuncu değişikliğiydi. Adeta hamleler oyunun hakimiyetini sarı kırmızılılara getirdi. Göztepe ikinci 45’teki ritmiyle galibiyeti kaçıran taraftı. Üçüncü bölgede daha fazla sorumluluk üstlenilirse daha keyifli bir Göztepe izleyeceğimizi düşünüyorum.

İlk maç için fena bir sonuç ve de oyun olmasa gerek. Tek tek isim saymak adetim değildir ama Obinna yine orta alanda Kante etkisi yarattı. Arslanagic ise ıslattığı formanın, başarısı için mücadele ettiği armanın kıymetini bilecek hırsa sahip.

Dikkat çeken diğer bir dipnot ise ilk 11’deki 9 isim geçen sezondan. Yani iskelet kadro ile istikrar yakalanmak isteniyorsa Ünal Hoca’ya destek verilmeli.

Gerisini sahadaki isimler yapacaktır.

bu haberleri kaçırma

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler