28.03.2026 - 01:11 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında değerlendirmelerde bulunan Kolorektal Cerrah Prof. Dr. Cem Terzi, kalın bağırsak kanserinin artık yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığını söyledi. Son yıllarda gençlerde artış gösteren kolorektal kanserin nedenlerinin tam olarak bilinmediğini belirten Terzi, erken tanı, tarama programları ve çevresel faktörlerin belirleyici rolüne dikkat çekti...
Küresel veriler, kanserin yalnızca biyolojik bir hastalık olmadığını; aynı zamanda sağlık sistemleri, çevre ve sosyoekonomik koşullarla yakından ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. The Lancet dergisinde yayımlanan GBD 2023 Kanser Araştırması’na göre, kanser dünya genelinde giderek artarken, ölümler ülkeler arasında eşit dağılmıyor.
2023 yılında dünyada 18,5 milyon yeni kanser vakası görülürken, 10,4 milyon kişi hayatını kaybetti.
Vakaların yarıdan fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde ortaya çıkarken, ölümlerin üçte ikisi yine bu ülkelerde gerçekleşti. Bu tablo, kanserin biyolojik özelliklerinden çok; erken tanı, tedaviye erişim ve sağlık altyapısıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Kanser her ülkede benzer sıklıkta görülse de, ölüm oranları aynı değil. Uzmanlara göre bunun temel nedeni; tarama programlarının yetersizliği, tedavi altyapısındaki eksiklikler ve ilaçlara erişimdeki sorunlar. Erken tanı imkanlarının sınırlı olduğu bölgelerde kanser daha geç evrede saptanıyor ve bu da hayatta kalma şansını ciddi biçimde düşürüyor.

EN SIK VE EN ÖLÜMCÜL KANSERLER
Dünya genelinde en sık görülen ve en fazla ölüme yol açan kanser türü akciğer kanseri. Erkeklerde daha yaygın olan bu tablo, kadınlarda artan sigara kullanımıyla birlikte yükselişe geçmiş durumda.
Kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseri olurken, kolorektal (kalın bağırsak) kanser hem erkeklerde hem kadınlarda ilk üç sırada yer alıyor. Son yılların en dikkat çekici gelişmesi ise 50 yaş altındaki bireylerde kolorektal kanser vakalarının artması. Bu artış, yalnızca yaşlanmayla açıklanamıyor ve hastalığın ortaya çıkış biçiminde değişim olabileceğine işaret ediyor.
GENÇLERDEKİ ARTIŞ ENDİŞE YARATIYOR
Genç yaşta görülen kolorektal kanserlerdeki artışın nedeni henüz net değil. Obezite, işlenmiş gıdalar, hareketsiz yaşam ve metabolik hastalıklar şüpheli faktörler arasında yer alıyor. Ancak veriler, bu etkenlerin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Bilim dünyasında giderek güçlenen “ekosistem değişimi” yaklaşımı; mikrobiyomdaki değişimler, çevresel toksinler ve erken yaş maruziyetlerinin birlikte rol oynayabileceğini ortaya koyuyor. Bu gelişmeler üzerine ABD’de tarama yaşı 50’den 45’e çekildi. Risk grubundaki bireylerde daha erken tarama önerileri de gündemde.
BAZI KANSERLER DAHA ÖLÜMCÜL
Karaciğer ve pankreas kanserleri, genellikle geç evrede tanı aldığı için en ölümcül kanserler arasında yer alıyor. Bu türlerde etkili tedavi seçenekleri hâlâ sınırlı.
ÇEVRESEL FAKTÖRLER VE RİSK
Uzmanlara göre kanser vakalarındaki artışın önemli nedenlerinden biri çevresel maruziyetler. Hava, su ve toprak kirliliği; pestisitler, sanayi atıkları ve kimyasallar kanser riskini artırıyor. Türkiye’de sanayi bölgelerinde yaşayanlar, tarım işçileri ve kırsalda yaşayan kadınlar bu risklere daha fazla maruz kalıyor. Aynı zamanda bu gruplar, erken tanı ve tedavi hizmetlerine erişimde de dezavantajlı durumda. Özellikle meme ve rahim ağzı kanserlerinde tarama programlarına katılımın düşük olması, önlenebilir ölümleri artırıyor.
KANSER VE EŞİTSİZLİK
Uzmanlar, kanserin dağılımının yalnızca genetik ya da bireysel yaşam tarzıyla açıklanamayacağını vurguluyor. Kimlerin temiz hava soluduğu, kimlerin toksik maddelere maruz kaldığı ve kimlerin sağlık hizmetine ulaşabildiği; kanser riskini ve ölüm oranlarını doğrudan etkiliyor.
2050’DE TABLO DAHA AĞIR
Mevcut eğilimler değişmezse, 2050 yılında dünyada 30 milyon yeni kanser vakası ve 18–19 milyon kanser ölümü bekleniyor. Artışın en fazla Afrika ve Güney Asya’da olacağı öngörülüyor.
Çözüm nerede?
Kanserle mücadele yalnızca tedaviyle sınırlı olmamalı.
- Erken tanı programlarının yaygınlaştırılması
- Çevresel risklerin azaltılması
- Sağlık hizmetlerine eşit erişim sağlanması
- Uzun vadeli bilimsel araştırmaların desteklenmesi kanser ölümlerini azaltmada kritik rol oynuyor.