Geri Dön

KOCAMAN BİR MERHABA

Yeni girilen bir ortamda “Merhaba” demek adettir, adab-ı muaşerettendir ya; işte öyle adap dolu bir merhaba demek istiyorum.

KOCAMAN BİR MERHABA

Zira bundan böyle her hafta sizlerle buluşacağımız Milliyet Ege’de bir uzman gibi, yahut bir akademisyen edasıyla değil de, naçizane iyi bir gözlemci olarak, tenise ve Türk sporuna gönülden sevgi besleyen, tabir-i caizse karşılıksız sevenlerden biri olarak yazacağım.

***

Tenis aşıkları yakından takip etmişlerdir ki, geçtiğimiz birkaç hafta içinde 21’inci Grand Slam sona erdi. Bir tarafta tenisin efsane ismi Federer yer alırken, diğer taraftaysa bir alt jenerasyonun belki de en özel ismi olan Novak Djokovic vardı. Federer’in harika oyunu, 38 yaşındaki sporcuyu belki bu kez şampiyonluğa ulaştıramasa da yine de “İş bitmemiş” dedirtti. Buna karşılık Novaj Djokovic ise Federer’e karşı akıl dolu bir oyun ortaya koydu ve kimi yerlerde “Kral öldü, yaşasın yeni kral” şeklinde yorumların yapılmasına yol açtı. Peki bunlardan bize ne?

***

2006’da İtalya, Fransa’yı zorlu mücadele sonunda penaltılarla yenerek dünya kupasını kaldırdığında bizler için sonuç ne kadar önemliyse, teniste de Wimbledon şampiyonu o kadar önemli. Yani uzanamadığımız bir ciğerden bahsediyoruz! Neden böyle olduğunu hiç düşündünüz mü? Açıkçası yıllardır sorguluyorum...

İki ana grup var ne yazık ki teniste...

Birincisi maddi durumu iyi olup bu sporu yalnızca hobi boyutunda yapanlar, ikincisiyse çocuk yaşlarda eğitim alıp, turnuvalarda yendikleri yabancı akranları büyüdüklerinde uluslararası başarılar kazanırken, maddi yetersizliklerden dolayı kariyerini hoca olarak sürdüren gençlerimiz...

***

Denklem zor. Maddi gücü zayıf olana sponsor bulabilmek daha zor. Aile şirketinin başına geçecek çocuğu sporun içinde tutmak ise çok zor. O halde tenis bir zengin uğraşı mı olacak? Kesinlikle hayır! Sosyoekonomik seviyesi birbirinden farklı kesimler nasıl futbol etrafında bir şekilde kenetlenebiliyorsa, bunu tenis için de başarmak zorundayız. Düşünsenize Grand Slam Yarı Finali’ne bir Türk yükselmiş... 

***

Bankalar ve holdingler promosyon biletlerle yüzlerce seyirciyi oraya taşımaz mı? Elbette yapar. Yeter ki gerekli reklam ve milli hassasiyet olsun. Charter uçak bile kaldırılır! Başa dönersek Federer 38 yaşında, Novak ise 32...

***

Birkaç jenerasyondan beklentim yok ama 10 sene sonra neden bir Türk sporcu ay yıldızlı bayrağımızı kortta dalgalandırmasın? İnanırsak, çalışırsak, mücadele edersek, sponsor olursak, arkasında durursak olur. Peki ya özel isim kim olacak? İşte bunun cevabı çok önemli. Sanırım artık Marsel İlhan’dan sonra sokaktaki vatandaşın da ismini bileceği, en azından kulak aşinası olacağı bir sporcuyu bu ülkenin yetiştirmesinin vakti gelmiştir. O halde dilerseniz soruyu daha açık soralım, Türkiye’nin arkasında duracağı tenisçi olarak anılmayı hak edecek sporcumuz kim olacak?

 

Şanlıurfa'da 10 yaşındaki çocuktan 4 gündür haber alınamıyorŞanlıurfa'nın merkez Eyyübiye ilçesinde, 4 gün önce evden ayrılan 10 yaşındaki Hüseyin Alpak'tan haber alınamıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber