26.04.2026 - 00:00 | Son Güncellenme:
Didem Seymen - Memorial Bodrum Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Şahin, zayıf olmanın her zaman sağlıklı anlamına gelmediğini belirterek, “Obezite paradoksu” olarak adlandırılan durumun özellikle kronik hastalığı olan bireylerde ve yaşlılarda dikkat çektiğini söyledi. Hafif kilolu bireylerin bazı durumlarda daha düşük ölüm riski ve daha iyi klinik sonuçlar gösterebildiğini vurgulayan Şahin, buna rağmen genel toplum için fazla kilonun hâlâ önemli bir sağlık riski olduğunu ifade etti…
■ Zayıf olmak mı, balık etli olmak mı? Hangisi daha sağlıklı?
Bilinenin aksine zayıf olmak her zaman sağlıklı olmayabilir. Bazı durumlarda, balık etli olmanın sağlık açısından bazı avantajları olabilir. Bu herkes için geçerli değil, kişinin yaşına, cinsiyetine, yaşam tarzına ve metabolik sağlığına göre değişir.
Balık etli ya da hafif kilolu olmak tam olarak ne demektir?
Türkçede “balık etli” genellikle:
● Biraz yuvarlak hatlı,
● Aşırı kilolu olmayan,
● Kas oranı fena olmayan,
● BMI olarak 23–27 civarında (yani normalin üst sınırında ya da hafif kilolu) kişiler için kullanılır.
Bu kişiler genelde obezite (BMI ≥30) kategorisine girmezler.Bunlarda vücutta bir miktar ek yağ bulunur ama bunlar obezite hastası değildir (BMI<30 kg/m2).
Bilimsel çalışmalar, bazı kronik hastalıkları olan veya belirli durumlarda, hafif veya orta derecede fazla kilolu olanların sağlık sonuçlarının daha iyi olmasını ‘Obezite paroksu’ na bağlıyor.
■ Obezite paradoksu nedir?
Obezite paradoksu konusu tıp dünyasında çokça tartışılan ve kafa karıştıran ama bir o kadar da ilginç bir konudur.Obezite paradoksu, bazı kronik hastalıkları olan veya belirli durumlarda, hafif veya orta derecede fazla kilolu (BMI 25-30 arası) kişilerin, normal kilolu ya da zayıf kişilere göre daha iyi sağlık sonuçları, özellikle daha düşük ölüm riski gösterdiği gözlemidir. Yani, obezitenin genel olarak sağlık risklerini artırdığı bilinirken, bazı özel durumlarda aşırı kilonun koruyucu etkisi olması paradoks etki yaratır. Genel toplumda obezitenin/fazla kilonun zararlı etkileri olduğu unutulmamalıdır.

■ Bu durumlar nelerdir? Kimlerde hafif kilolu olmak iyi olabilir?
Obezite paradoksu ilk hemodiyaliz hastalarında gözlenmiş ve tanımlanmış. Daha sonra yapılan pek çok çalışmada/gözlemde başka kronik hastalıklarda olabileceği gösterilmiştir.
Paradoksun gözlediği bazı durumlar
● Kalp yetmezliği (konjestif kalp hastalığı)
● Kronik böbrek hastalığı, diyaliz hastaları
● Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
● Osteoporoz (kemik erimesi)
● Pek çok kanser hastalıkları
● Yaşlı yetişkinler (>65 yaş).Yaşlılarda hafif kilolu olmak kas ve kemik kaybını azaltır, bu da ölüm riskini düşürür. Yaşlı normal kilolularda ise düşük kilo, sarkopeni (kas dokusunun azlığı) ve kırılganlık riski yüksektir.
Bu gruplarda yapılan birçok çalışmada, aşırı kilolu ya da hafif obez olan bireylerin, normal kilolulara göre daha düşük mortalite (ölüm oranı) ve daha iyi klinik sonuçlar gösterdiği tespit edilmiştir.
■ Hafif kilolu olmak kimlerde riskli ve zararlıdır?
Yukardaki grupların dışında kalan genel toplum için zararlıdır ve özellikle
● Karın çevresinde fazla yağ varsa (göbekli kişilerde), diyabet ve kalp hastalığı riski artar.
● Sedanter (hareketsiz) yaşayanlarda fazla kilo metabolik hastalıklara zemin hazırlar.
● Eklem problemi olanlar (örneğin diz, omurga vb.)
● Genç ve hareketsiz, olanlarda hastalık riski yüksek
■ Bizim için hafif kilolu olmak iyi mi kötü mü? Nasıl anlarız?
● Hafif kilolu olmak tek başına kötü veya iyi değildir
.● Önemli olan: Vücut kompozisyonu, bel çevresi, kas kitlesi, kan değerleri ve yaşam tarzıdır.
● Örneğin, 77 kg, 1.70 m boyunda birinin BMI’si 27 ise ve spor yapıyor, kas oranı yüksek, bel çevresi normal ise sağlıklı ve avantajlı olabilir. Ama göbek yağları fazlaysa riskli olur.
Hafif kilolu olmanın bazı faydaları
Hafif kilolu olmanın bazı durumlarda sağlık açısından faydalı olmasının nedenleri:
a) Enerji rezervi ve dayanıklılık
● Hastalık, ameliyat, stres veya enfeksiyon durumlarında vücut enerjisini kullanmak için yağ rezervi önemlidir.
● Hafif kilolu kişilerde bu rezerv daha fazladır, bu da iyileşmeyi kolaylaştırır.
● Özellikle yaşlılarda hafif kiloluluk, hastalık ve sakatlanmalardan iyileşmeyi destekler.
b) Kemik ve kas sağlığı
● Hafif kilolu olmak kemiklere ve eklemlere uygulanan yükü arttırır, bu da kemik yoğunluğunu artırabilir (yeterli aktivite varsa).
● Kas kütlesi iyi korunmuşsa, hafif kilolu olmak daha sağlam kemikler anlamına gelebilir.
c) Daha düşük ölüm riski (özellikle yaşlılarda)
● Epidemiolojik araştırmalar, yaşlı yetişkinlerde hafif kiloluların daha düşük mortaliteye sahip olduğunu gösteriyor.
● “Obezite paradoksu” denen bu durumda, fazla kilolu yaşlılar hastalıklara karşı biraz daha dayanıklı olabilir.
d) Eğer kilo artışı yağ değil, kas artışı ile birlikteyse (örneğin spor yapanlarda), bu metabolik sağlığı iyileştirir.