EgeTansiyonunuz normal mi, yoksa siz öyle mi zannediyorsunuz?

Tansiyonunuz normal mi, yoksa siz öyle mi zannediyorsunuz?

13.06.2026 - 00:00 | Son Güncellenme:

Her yıl 17 Mayıs’ta kutlanan Dünya Hipertansiyon Günü, aslında sadece bir farkındalık günü değil; milyonlarca insan için hayati bir uyarıdır. Çünkü hipertansiyon, çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyen, ancak kalpten beyne, böbrekten damarlara kadar tüm vücudu sessizce yıpratan ciddi bir hastalıktır.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Tansiyonunuz normal mi, yoksa siz öyle mi zannediyorsunuz

Hipertansiyon sadece yaşlıların hastalığı değildir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Genetik yatkınlık, fazla tuz tüketimi, hareketsiz yaşam, obezite, sigara, alkol, düzensiz uyku ve stres hipertansiyonun temel nedenleri arasında yer alıyor. Günümüzde genç yaşlarda bile yüksek tansiyon görmemizin sebebi tam da budur.

Benim normalim hep 18

Hipertansiyonun en tehlikeli yanı belirti vermemesidir. Baş ağrısı, ense ağrısı ya da çarpıntı her hastada görülmez. Hatta birçok hasta ilk kez kalp krizi, inme ya da böbrek yetmezliği sonrası hipertansiyon hastası olduğunu öğrenir. Oysa erken dönemde basit bir tansiyon ölçümü ile bu risklerin önüne geçmek mümkündür.

Haberin Devamı

İlaçla normal bir tansiyon mu? Yoksa baş edilmesi zor hastalıklar mı?

Kalp damar sistemi üzerinde oluşturduğu yük düşündüğümüzden çok daha büyüktür. Sürekli yüksek basınca maruz kalan damarlar zamanla sertleşir. Kalp, bu dirence karşı kan pompalayabilmek için daha fazla çalışır. Sonuçta kalp kası kalınlaşır, ritim bozuklukları gelişebilir ve kalp yetmezliği ortaya çıkabilir. Beyin damarlarında tıkanıklık ya da kanama riski artar. Böbrekler sessizce hasar görür.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Tansiyonunuz normal mi, yoksa siz öyle mi zannediyorsunuz

Haberin Devamı

Bugün dünyada yaklaşık her üç erişkinden biri hipertansiyon hastasıdır. Daha çarpıcı olan ise bu kişilerin önemli bir kısmının hastalığından habersiz olmasıdır. Tanı alan hastaların da önemli bir bölümü ilaçlarını düzenli kullanmıyor veya yaşam tarzı değişikliklerini sürdüremiyor. İşte tam bu nedenle hipertansiyonla mücadele yalnızca doktorların değil, toplumun ortak sorumluluğudur.

Haberin Devamı

Peki ne yapmalıyız?

Öncelikle tansiyon ölçümünü hayatımızın rutin bir parçası haline getirmeliyiz. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireyler, ailesinde hipertansiyon öyküsü bulunanlar, diyabet veya fazla kilosu olan kişiler düzenli takip yaptırmalıdır. Ev tipi tansiyon aletlerinin doğru kullanımı da bu süreçte büyük önem taşır.

Beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmek zorundayız. Türk toplumunda tuz tüketimi maalesef önerilen miktarın oldukça üzerindedir. Salamura ürünler, turşular, hazır gıdalar, işlenmiş yiyecekler ve fazla ekmek tüketimi günlük sodyum yükünü ciddi biçimde artırıyor. Oysa sadece tuz tüketimini azaltmak bile tansiyon kontrolünde çok etkili olabilir.Fiziksel aktivite artık bir tercih değil, tıbbi gerekliliktir. Vücut performansı göz önüne alınarak düzenli yürüyüş yapmak, kilo kontrolünü sağlamak ve sigaradan uzak durmak; bazen tek başına ilaç kadar güçlü etki gösterebilir. Ayrıca kaliteli uyku ve stres yönetimi de modern hipertansiyon tedavisinin önemli parçalarıdır.

Haberin Devamı

Tansiyon ilaçla normale dönünce ilaç ihtiyacı devam eder mi? 

Burada özellikle bir noktayı vurgulamak istiyorum: Hipertansiyon tedavisinde asıl hedef; kalp krizini, felci, böbrek yetmezliğini ve ani ölümleri önlemektir. Bu nedenle “Kendimi iyi hissediyorum, ilacı bırakayım” düşüncesi son derece tehlikelidir. Tansiyon hastalığı grip gibi geçici bir hastalık değildir. Tansiyon ilacının tansiyonu kontrol altında tuttuğu ve tansiyon hastalığının devam ettiği göz önüne alınmalıdır. Tansiyon ilacına ömür boyu devam edilmelidir.

Haberin Devamı

Dünya Hipertansiyon Günü’nde herkese çok basit ama hayat kurtarıcı bir çağrıda bulunmak istiyorum:

Bugün bir dakikanızı ayırın ve tansiyonunuzu ölçtürün.

Belki de farkında olmadan yıllardır taşıdığınız bir riski erken yakalama şansı elde edeceksiniz.

Unutmayalım; Kalbimizi korumak sadece kendimiz için değil, bizi sevenler için de bir sorumluluktur.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler