Geri Dön

Tenis, her renge yakışır!

Tenis, her renge yakışır!

Koronavirüs nedeniyle hazır evdeyken şöyle bir arşivimi karıştırdım. Birkaç yıl önce tanınmış türkücü Bülent Serttaş’ın, Maria Sharapova’nın oynadığı maçı en önden izlediği fotoğrafa takıldı gözüm.

TEB BNP Paribas Tenis’in Yıldızları Serisi kapsamında Milli tenisçi Çağla Büyükakçay ve Dünyaca ünlü Rus tenisçi Maria Sharapova arasında oynanan bu maçı, Serttaş’ın en önden izlemesi o tarihte hatırlayacaksınız magazin basınında ve sosyal medyada çok konuşulmuştu.

Olayın üstünden zaman geçince insan daha kaliteli tahlil yapar ya; o misal biraz düşündüm. Bugüne kadar tenis kavramıyla birlikte anılan yaşam tarzıyla Serttaş birbirine uzak mı? Evet. İyi de neden tenisle birlikte bir yaşam tarzı anılsın ki? Şömine karşısında oturan tenisi sevebilir de, mangal karşısında oturan sevemez mi?

Özellikle son 10 yılda tenisin zümre sporundan kitle sporuna evrilmesi yolunda çok önemli adımlar atılmış olsa da ön yargıları kırmak kolay değil. Bir zamanların statü sembolü sayılan tenis kulübü üyelik ücretleri bugün çok daha makul seviyede. Keza malzeme temini de artık çok daha ekonomik olarak gerçekleştirilebiliyor. Anlayacağınız teniste şartların değişimi gerçekleşti ama karşıdan ya da içeriden bakan kafaların değişimiyse kolay olmuyor.

Diyeceksiniz ki içeriden bakan kafaların neden değişmesi gerek? Eh kimimiz sporumuzu yaygınlaştırmanın peşindeyken, bunu istemeyen bir kitle de yok değil tabii... Yine de her şeye rağmen bana göre türkücüsü, popçusu, metalcisi derken toplumun farklı kesimlerine hitap eden sanatçıların kortlarda ya da tribünlerde görülmesi çok önemli. Tenis dendiğinde bir yaşam stili değil, dürüstlük, dostluk, ahlak gelebiliyorsa akıllara, işte o zaman başarılı olmuş olacağız.

Farklılığın zenginlik olduğu gerçeğinden yola çıkarak diyorum ki, bırakın farklı renkler, alışılmadık tonlar bir arada olsun. Olsun ki tenisin her renge ne kadar yakıştığını hep birlikte görelim.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber