31.01.2026 - 00:00 | Son Güncellenme:
DİDEM SEYMEN - Varis artık yalnızca dolaşım bozukluğu olarak görülmüyor. Ameliyatsız, iz bırakmayan modern yöntemlerle hem sağlık hem estetik beklentiler aynı anda karşılanabiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları Doç. Dr. İbrahim Uyar ve Op. Dr. Filiz Bakkal, varis tedavisinde yeni dönemi anlatıyor…
Varis sadece estetik bir sorun mu, yoksa tedavi edilmezse ciddi sağlık problemlerine yol açabilir mi?
Varis, bacaklarda görülen estetik bir problem olarak algılansa da aslında bir hastalık başlangıcıdır. Varis sanılanın aksine ilerleyici bir damar hastalığıdır ve tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Tedavi edilmeyen varislerde toplardamarlarda kan göllenmesi sebebiyle bacaklarda kalıcı şişlik, ciltte sertleşme ve renk değişiklikleri görülebilir. İleri evre variste ayak iç bileği çevresinde açık yaralar oluşabilir. Bu yaralar hem enfeksiyon riskini artırır hem de hastanın yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Varisli damar içinde pıhtı gelişebilir ve bu durum ağrı, kızarıklık ve sertlikle seyreder. Nadiren pıhtı daha derin damarlara ilerleyerek hayati risk oluşturabilir.
Varis tedavisinde son yıllarda neler değişti?
Bizim için varis, yalnızca bir damar problemi değil. Bacaklarda ağırlık, şişlik ve yorgunluk hissinin yanı sıra estetik olarak da kişilerin kendilerini nasıl hissettiklerini etkileyen bir durum. Bu yüzden tedaviye hem sağlık hem estetik perspektiften yaklaşıyoruz.
En önemli değişim, tedavilerin ameliyatsız ve çok daha konforlu hale gelmesi. Endovenöz lazer, radyofrekans, köpük skleroterapisi ve biyolojik yapıştırıcı gibi yöntemlerle hastalarımızı uzun iyileşme süreçlerine sokmadan etkili sonuçlar alabiliyoruz.
Artık hastalar izsiz, doğal ve bacak bütünlüğünü bozmayan sonuçlar istiyor. Biz de her hastayı detaylı olarak değerlendiriyor, damar yapısını ve estetik beklentileri birlikte ele alarak tamamen kişiye özel bir tedavi planı oluşturuyoruz.
Kılcal damarlar için de çözüm mümkün mü?
Evet. Özellikle estetik açıdan rahatsızlık veren kılcal damarlar için lazer ve skleroterapi yöntemlerinden faydalanıyoruz. Bu uygulamalar, bacaklarda daha homojen ve pürüzsüz bir görünüm sağlıyor.
Bu süreci klinik pratiğinizde nasıl yönetiyorsunuz?
Biz uygulamalarımızı yaparken, varis tedavisinde dünyada kabul gören güncel ve ameliyatsız yaklaşımları kendi klinik pratiğimizde hasta konforu ve estetik sonuçları merkeze alarak uyguluyoruz. Amacımız, tedavi sonrası hastaların bacaklarında hem hafiflik hissi hem de doğal bir görünüm elde etmeleri.
Hangi varisler mutlaka tedavi gerektirir, hangileri takip edilerek izlenebilir?
Öncelikle ciltten kabarık dizaltı ya da dizüstü varisler varsa ve Doppler Ultrason ile toplardamarlar içerisinde reflü saptanmışsa artık tedavi zamanı gelmiştir. Birçok hasta bu bulguları görmezden gelerek yıllarca tedaviden kaçma eğilimindedir. Oysa ki erken teşhis ve erken tedavi tüm hastalıklarda olduğu gibi hastanın daima yararına sonuç verir. Erken tedavide henüz ciddi komplikasyonlar oluşmadan göreceli olarak daha basit bir tedavi ile bu hastalıktan kurtulunabilir.
Eğer bacaklarınızda belirgin varis damarları görüyorsanız ya da belirgin varis damarları olmadan da bacaklarda akşama doğru artan ağrı, akşama doğru artan bilek ödemi, kas krampları, ciltte kalınlaşma ve ciltte koyu kahverengi renk değişiklikleri varsa bir kalp damar cerrahı görüşü alınmalıdır. Yapılacak muayene ve detaylı ultrasonografi sonrasında hastalık tespit edilirse erkenden tedavisi yapılması için çaba sarf edilmelidir.
Anne babada varsa risk artıyor
Genetik yatkınlık mı yoksa yaşam tarzı mı varis oluşumunda daha belirleyici?
Varis oluşumunda genetik yatkınlık oldukça belirleyicidir ancak yaşam tarzı ve kadınlardaki doğum sayısı, hastalığın ne zaman ve ne kadar ağır ortaya çıkacağını belirler.
Araştırmalar göstermiştir ki anne veya babada varis varsa risk 2–4 kat artar, her iki ebeveynde varsa risk yüzde 70–80’e kadar çıkar. Bunun nedeni damar duvarının yapısal zayıflığı ve kapakçıkların doğuştan daha dayanıksız olmasıdır.
Genetik yatkınlık varsa, kişi doğal olarak varis hastalığına yatkındır. Ama bu hemen varis olacak anlamına gelmez. Hayat tarzı, mesleği, doğumlar gibi varis oluşumuna etki eden faktörler birleştiğinde varisler gelişecektir. Ailesinde varis hastalığı bulunan bireylerin erken tanı ve varisten korunma için Kalp ve Damar Cerrahisi doktorlarına başvurmasını tavsiye ederim.