Geri Dön

Üniversiteler yol ayrımında

Pandemi sonrası, klasik eğitime veda eden üniversitelerin geleceği tartışılıyor. İşe alım kriterlerinin değiştiği, diplomanın değerinin sorgulandığı, öğrenmede hologramların kullanıldığı yeni dünyada, dijitale ayak uyduranlar hayatta kalacak

Üniversiteler yol ayrımında
Mine Özdemir Güneli

Pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında eğitim geliyor. Son yıllarda teknolojinin gelişmesine paralel değişimlerin yaşanmaya başladığı sektörde, koronavirüs nedeniyle normal zamanda yıllarca tartışma gerektiren konularda hızla radikal bir dönüşüm yaşandı. Ülkeler uzaktan eğitim uygulamalarıyla ilk ve orta öğrenimi, düzene koymaya çalışırken, sistemin bir sonraki halkası olan üniversiteler de yol ayrımına geldi.

Ücretler ödenemiyor

Artan yüksek ücretler ve bunun karşılığının sorgulanması, işe alım kriterlerinin değişmesi, meslek kurslarına ilginin artması, 20. yüzyılın ortalarından beri yükseköğrenimin odağı olan üniversitelerin altın çağı sona mı eriyor sorusunu beraberinde getirdi. Denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan uluslararası şirket KPMG’nin dünyada pandeminin yüksek öğrenimi nasıl değiştirdiğini ortaya koyan araştırması da bu durumu doğruluyor. Raporda dikkat çeken bulgular şöyle:

1960’lardan bu yana toplumlarda önemli yeri olan üniversitelere verilen geniş destek sarsılıyor. Yüksek maliyetlere bağlı yüksek ücretler ve bu bedelin karşılığı sorgulanıyor.

Geleneksel üniversiteler kritik eşiğe yaklaşıyor. Toplumdaki değişime ve ihtiyaçlara paralel yeni tür yapılara dönüşüp dönüşmeyeceklerine karar vermeleri gerekiyor.

Enflasyonun üzerinde artan eğitim ücreti, yükselen öğrenci borçları, fırsat eşitliğini zedeledi. Yoksul öğrenciler ücretleri karşılayamıyor, ödeyemeyecekleri borçların altına giriyor.

Öğrenciler ödedikleri yüksek ücretlere rağmen birçok üniversitede kadrolu öğretim üyeleri değil, yardımcı eğitimcileri görüyor.

Sadece diploma yetmiyor

 İş hayatında üniversitelerin öğretmediği sosyal beceriler, duygusal zekâ, takım çalışması, iletişim ve zaman yönetimi gibi kriterlere sahip adaylar daha şanslı.

İngiltere’deki bir araştırmada katılımcıların yüzde 61’i, lisans diplomasının 10 yıl öncesine göre daha az değerli olduğunu söylüyor.

 Gelecek, her sektörde olduğu gibi beklenmedik anda ve erken geldi. Dünyada birçok üniversite Şubat 2020’de kapatıldı ve açılmadı. Toplumların geleceği sayılan üniversiteler, ülkeleri kurtarma paketlerinde önceliği alamadı.

Online eğitime karşı çıkan birçok akademisyen dersleri çevrimiçi verdi.

Teknolojik değişim ve yeni çalışma dünyası, ortaöğretim sonrası eğitim türleri için yeni beklentiler ortaya çıkarıyor.

Uluslararası talep, geleneksel üniversite eğitiminden mesleki ve pratik kurslarla yeteneklerini geliştiren teknik insanlara kayıyor.

e-öğrenme, botlar, hologram

 Dijital devrim, özellikle daha uygun fiyatlı çevrimiçi eğitimde yeni rakipler yaratıyor. Dünyada, e-öğrenmenin 2018-2024 arasında yıllık yüzde 7,5 ile 10,5 oranında büyümesi bekleniyor. Birçok üniversitenin organizasyonel olarak bu sisteme geçemeyeceği, çoğunun da kültürel anlamda buna isteksiz olduğu görülüyor. Bu tablo rakipleri güçlü hale getirecek.

Kurslar, teknoloji yardımıyla öncelikle dijital sunulacak şekilde tasarlanacak ve yüz yüze eğitimde insanla desteklenecek.

 Yazılı metin ve sunumlara eşlik eden video, karma gerçeklik ve simülasyonların yanı sıra hologramlar da eğitimin parçası olacak.

Her konu için akıllı botlar, gelişmiş öğrenme analitiği tarafından izlenen, geniş ölçekte kişiselleştirilmiş öğrenme imkânı sağlayacak.

Karma gerçeklik kampüsleri

Fiziksel olarak, gerçek kampüsler, karma gerçeklik ve analog dünyanın birleştiği yer olan artırılmış kampüsler ve sanal öğrenme ortamlarının karışımını göreceğiz. Eğitimsel olarak, içerik ve sunumla ilgili çok daha fazla deneyime tanık olacağız. Bu çeşitliliğe, bireysel öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılama arayışı yön verecek. Kişiselleştirilmiş öğrenimin kalitesi, kurumsal başarının anahtarı olacak. Dönüşüm, müfredat, öğrenci desteği ve araştırmayla sınırlı kalmayacak. Arka ofis, işletme modeli, teknoloji, esneklik gibi yeteneklerin toplamı da dönüşümün parçası olacak. 

‘Maliyetleri karşılamaya isteksizler’

Raporun, yükseköğrenim ve ülkelerin sosyo-ekonomik gelişimi arasındaki bağlantının geçmişini ve geleceğini anlattığını belirten KPMG Türkiye Kamu Sektör Lideri Alper Karaçar, üniversitelerle ilgili şu değerlendirmede bulundu: “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yükseköğrenim, elit bir sistemden kitlesel veya yüksek katılımlı bir sisteme geçişin olağanüstü bir büyüme hikâyesidir. Bu genişleme, hayatın zenginleştirilmesine, ulus inşasına, sosyal refaha ve teknolojik ilerlemeye büyük katkı sağladı. 1990’dan sonra özellikle Kanada, Avustralya, İngiltere ve ABD, uluslararası eğitimde kendi başına bir sektör haline geldi. Ancak bu dönemin artık sonuna geldik. Artan maliyetler ve hükümetlerin de, öğrencilerin de bu maliyetleri karşılamaya isteksiz oluşu üniversiteleri bir noktaya getirdi. Pandemi ise bu noktayı hızla ileriye attı.”

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber