Geri Dön

‘14 saat çalışıyorum üretmeden yaşamam’

Kovid-19 dünyayı değiştirdi. Üretimden ticarete, sanattan eğitime yaşamın her alanında ‘yeni normal’ oluşuyor. Yeni normalin kodlarını Milliyet’te okuyacaksınız.

‘14 saat çalışıyorum üretmeden yaşamam’
Duygu Erdoğan

Türk resim sanatının öncü isimlerinden ressam Devrim Erbil, koronavirüs salgınının kendisi için, dünyanın karmaşasından, onlarca sorumluluktan soyutlanmak açısından 'bir dönüm noktası' olduğunu söylüyor. Yaşamına Bodrum’da devam etmeye karar verdiğini açıklayan Erbil, “Resme sığındığım; doğayla olduğum bir dönem yaşıyorum. Günde 12-14 saat çalışıyorum. Bu resimlerin kendi müzeme kalmasını istiyorum” diyor

Resim sanatının en önemli isimlerinden Devrim Erbil, yılların yoğun koşturmacası ardından yaklaşık üç aydır sanatıyla ve doğayla baş başa. Sanatında 'yeni normal' üzerine değerlendirmelerde bulunan Erbil, sanatseverlere hayatıyla ilgili sürpriz açıklamalar da yaptı.

Kovid-19 salgınının Türkiye'de kendini gösterdiği ilk tarih olan 11 Mart'tan önce şans eseri Bodrum'a gittiğini anlatan ünlü sanatçı Erbil; bahçesine, hayvanlarına, ağaçlarına sıkı sıkıya sarıldığı günler geçiriyor. Kendisi için salgının, dünyanın karmaşasından, onlarca sorumluluktan soyutlanmak için 'bir dönüm noktası' olduğunu vurgulayan Devrim Erbil, yaşamına Bodrum'da devam etmeye karar verdiğini açıklıyor.

Müzeye kalsın

Erbil, "Sanatı, bilgiyi paylaşmak ilkemle, bana gelen her talebi kabul ediyorum; sanat kuruluşlarının başındayım, öğretim üyeliğim var, sanatın pek çok alanında üretmeye çalışıyorum, sergiler, konferanslar... Aklınıza ne gelirse, büyük sorumluluklarım var. Bunları bir güne sığdırmak bile çok zorken, şimdi sadece sanatıma, resme sığındığım; doğayla olduğum bir dönem yaşıyorum" diyor.


‘14 saat çalışıyorum üretmeden yaşamam’



Dünyaca ünlü 'İstanbul temalı' resimleri; vitrayları, halılarıyla pek çok alanda çalışmalar yapan Erbil, Bodrum'daki resim çalışmalarının Balıkesir'de hayat bulan 'Devrim Erbil Çağdaş Sanat Müzesi'ne kalacağını söyledi. Erbil Bodrum’daki günlerini şöyle anlatıyor::

"Bodrum'da bahçem, atölyem, hayvanlarım, ağaçlarım var. Şans eseri burada olarak, salgın dönemine görece iyi girdim. Bahçeyle uğraşmanın, doğanın uyanışına tanık olmanın nasıl bir şey olduğunu unutmuştum. İstanbul'da pek çok sorumluluğu yüklenmiştim. Böyle bir hayattan sonra, ki resmi hiç bırakmadım belki kuşağım içinde en çok üreten isim oldum, şimdi burası bir dinlenme alanı oldu. Bu dönem, yeni kararlar almama da yol açtı. Zannediyorum artık Bodrum'da yaşamaya devam edeceğim. Yataktan kalktığım ilk an, resmini düşünen ve heyecanla ona sarılan biri olarak; günde 12-14 saat hiç durmadan çalışıyorum. Bu resimlerin ise kendi müzemin eserleri olarak kalmalarını istiyorum."

'Sanatımı etkileyecek'


Dünyayı saran bu 'sinsi' virüsün ve yaşananların, sanatı ve sanatçıyı da çok düşündürdüğünü kaydeden Erbil, yaşananların sanatta önemli bir etkisinin de görüleceğini dile getirdi. Bu sürecin bir çok insanda koleksiyona yönelmeyi artıracağını, okumayı canlandıracağını anlatan Erbil, insanları kendi yaşamlarını sorgulamaya da iteceğini söyledi. Devrim Erbil, "İstanbul'a kapılmış giderken burada kendi yaşamımı da düşündüren bir süreç oldu. Severek kurallara uydum, herkes uydukça da bu sinsi virüsü atlatacağımızı biliyorum. Benim sanatımda, ülkemizin tarihi değerleri, belleğinde kalanlara saygı ile mimarisinden yaşam kültürüne kadar gelen köklerden esen bir rüzgar vardır. Bu dönemde sanatımda da bir farklılaşma olacak. Gezip gördüğüm, çok detaylı inceleme fırsatı bulduğum yerler resmime daha sık girecek. Yakın zamanda yeniden Kapadokya'ya gitmiştim, Malatya'da bir kubbe, Divriği Ulu Camii'nin hayran olduğum giriş kapısı; hepsini yeniden anlatmak isterim. Marmaris, Bodrum, Balıkesir; doğa tutkumun yeni örnekleri de resmime girecek. Bugünlerin olumlu bir yanı olacak" diye konuştu.

‘İstanbul’ sergisiyle açılacak

Yakın bir süre önce Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Beyoğlu Kültür Yolu Projesi’nde devam eden çalışmaları incelerken, proje kapsamındaki Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, tarihi Atlas Sineması ve Atatürk Kültür Merkezi’ni ziyaret etmişti.

Proje kapsamında yeniden hayat bulacak Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nin açılışı ise bir Devrim Erbil sergisi ile yapılacak. Erbil, bu bilgiyi, “İstanbul Resimleri Sergisi olacak. Bakanlık ilk sergiyi benim açmamı istiyor, severek kabul ettim” diyerek paylaştı.

‘Özel resimler dışında sipariş yapmayacağım’

“Zamanı bir maraton koşusuna benzetiyorum, insan sona yaklaştığını hissettikçe bir depara kalkar” diyen Erbil; yaşamına daha çok çalışıp üreterek devam etmek istediğini vurguluyor. Erbil, sanatseverlere yeni kararlarına ilişkin şu açıklamaları yapıyor:

“Yarım kalan ‘İstanbul’ları bitireceğim. Ömrüm olduğu sürece, kendi sanatıma ve Türk sanatına katkı sunmayı sürdüreceğim. Elbette resimlerimi sevenler var, takip edenler var. Daha önce verilmiş sözler var. Onları yerine getirmeye çalışıyorum. Ben daha çok büyük resmi seviyorum. Vitraylar, halılar yapıyorum. Önemli bir yerde büyük resim yapma şansı olursa sadece onları yapmak istiyorum. Sergilerde satılsın diye ya da sipariş resimlerin sonlarını yapıyorum. Buradakileri ise vakfımın müze koleksiyonu için ayıracağım. Bunun için müzayedelerden topladıklarım da var.”

 

Türkiye ve DSÖ anlaştıSağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantı sonrası Bakan Koca ve Kluge açıklamalarda bulundu. Bakan Koca, 'İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlık DSÖ Ofisi'ni İstanbul'da hayata geçiriyoruz. İstanbul'da Dünya Sağlık Örgütü ofisi çok yakında açılacak' ifadelerine yer verdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber