Geri Dön
Ekonomi‘Ben anneyim, içim yanıyor’

‘Ben anneyim, içim yanıyor’

TÜSİAD Başkanı Boyner, “Bir anne olarak, uzak, puslu karakollarda vatanı savunmak üzere görev yapan, pisi pisine pusuya düşen gençler için içim yanıyor” dedi

‘Ben anneyim, içim yanıyor’

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, terör saldırılarına ilişkin olarak, “Çocuklarımızın eğitimine harcayamadığımız paraların kat ve kat fazlasını, onları bizlerden çalan bir şiddet ortamına harcıyoruz” dedi. Bandırma Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (BANSİAD) ev sahipliğinde düzenlenen Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanlar Konseyi toplantısında konuşan Boyner, baharın gelmesiyle terör olaylarının tırmandığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Her şey bir yana bir anne olarak içim yanıyor. Uzak, puslu karakollarda vatanı savunmak üzere görev yapan, pisi pisine pusuya düşen gençler için içim yanıyor. Yıllardır terörle mücadele uğruna can veren ama sonuç alamayan güvenlik güçleri için vicdanım sızlıyor. Bir türlü demokratik düzenlemeleri hayata geçirip problemi çözemeyen hükümetler yüzünden canım yanıyor. Çocuklarımızın eğitimine harcayamadığımız paraların kat ve kat fazlasını onları bizlerden çalan bir şiddet ortamına harcıyoruz. İçim buna da yanıyor.”
Boyner şöyle devam etti:
“Memleketi kasıp kavuran bu güç kavgasının ortasında tarafları çaresizce izleyen, dört yılda bir verdiği oyla kaderine sahip çıkmaya çalışan, bu toz dumanda en fazla canı yanan ve en fazla kayıp veren halkımızın bir ferdi olarak canım yanıyor. Açılımsa tam açılım olsun. Gerçek, samimi, bütünlüklü... Çetelerden temizlenecekse Türkiye, tarafsız olsun, hepsi temizlensin. Sınır karakollarında gençler çaresizce sıralarını beklemesin.”

‘Anayasa Konseyi oluşturulmalı’
TÜRKONFED Başkanı Celal Beysel de Anayasa değişikliğiyle ilgili TBMM’de yürütülen çalışmalara değindi. Anayasa’nın değiştirilmesinde doğru tavrın Anayasa Konseyi oluşturmak olduğunu söyleyen Beysel, Anayasa’nın tümden ele alınması ve tüm kesimlerin sürece katılımının sağlanması gerektiğine işaret etti.

‘Emekçilerin yüzde 42’si kayıtdışı çalışıyor’
Çalışma hayatını düzenleyen yasaların, iş gücü piyasasının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde ele alınması gerektiğine dikkati çeken Boyner şunları söyledi:
“İş Kanunu ile getirilen esnek çalışma yöntemlerinin yaygın bir uygulama alanı bulabildiğini söylemek güçtür. Oysa ’güvenceli esneklik’ yaklaşımı, istihdamın korunmasına ve geliştirilmesine, kayıtdışı çalışmanın azaltılmasına ve dezavantajlı kesimlerin istihdamının sağlanmasına destek olacaktır. Güvenceli esneklik, tüm çalışanlara sosyal haklarının kesintisiz verildiği bir ortamda etkili ve adil olur. 21 milyon emekçinin yüzde 42.3’ünün, sosyal güvenlik haklarından, sendikal haklardan, asgari ücretten yoksun kayıtdışı çalıştığı tahmin ediliyor. Kayıtdışıyla mücadele vatandaşlara eşit sosyal güvenlik kapsamına kavuşmalarının yanı sıra sürdürebilir ve verimlilik tabanlı büyümeye geçişite en öncelikli konusu olmalıdır.”

‘Töre cinayetleri varken gelişme olmaz’
TÜSİAD Başkanı Boyner, son yıllarda, kadınların ekonomik, sosyal ve siyasi hayata katılımı konusunun gündemde giderek daha çok yer aldığını ancak gelinmesi gereken seviyenin halen çok uzağında olunduğunu bildirirken şöyle konuştu:
“Kadınların, başta istihdama olmak üzere toplumsal hayatın her alanına aktif katılımı, aslında bir demokrasi ve toplumsal refah konusudur. Türkiye’de kadınlar arasında okumaz yazmazlık her beş kadından birini etkiler, kız çocukların eğitime katılımındaki coğrafi ve kültürel engeller devam eder, töre cinayetleri ve şiddet canımızı acıtmayı sürdürürken tam anlamıyla bir toplumsal gelişmeden söz etmek mümkün değildir. Hem istihdamda ve hem de siyasette kadınlarımızın varlığı sınırlı kalıyor. Zihniyet değişikliğinden yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesine kadar, mevcut resmi değiştirecek bütüncül politikalara ve uygulamalara ihtiyaç var.”

TÜRKONFED: En büyük tehlike cari açık
TÜRKONFED Başkanlar Konseyi Bildirisi’nde şu ifadelere yer verildi:
“Toplumun tüm kesimlerinin laisizm, insan hakları ve demokrasi temelinde uzlaşmasının sağlanarak yapılacak yeni bir anayasanın, ülkemizi layık olduğu demokratik ve ekonomik seviyeye sıçratacağından şüphemiz yoktur. Anayasanın değiştirilmesi konusunda Meclis’te yaşanan kimi gerçek, kimi suni tartışmalar, toplumun gerilimini gereksiz yere artırmaktadır. Bu konuda Meclis’in daha dikkatli davranmasını beklerdik. Küresel krizin yaralarını sarmak zaman alacaktır. Bu süreçte karşımızdaki en büyük tehlike cari açıktır. Öte yandan bu süreç önemli fırsatlar sunmaktadır. Ancak siyasetin tüm aktörlerinin bu fırsatları kaçıracak gerilimlere neden olması, Türkiye’deki yatırım ortamının bozulmasına yol açabilir. İşsizlik en temel sorun olarak çözüm beklemektedir.”