Geri Dön

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz!

En küçük sınıftaki modellerin geleceği tehlikede. Emisyon kuralları ve zorunlu donanımlar bu sınıfta pek çok modeli ya tarihe gömecek ya da pahalı elektriklilere dönüştürecek

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz!

Avrupa’da, özellikle de trafiği sıkışık İtalya gibi ülkelerde büyük başarı kazanan “minik” (A Sınıfı) otomobiller, son dönemde hayli gözden düşmüş durumda. Bunun iki nedeni var elbette... İlki, artık B sınıfı modeller gibi fazla donanıma sahip olmaması, ikincisi de üreticiler tarafından “para kazanmadığı” gerekçesiyle fazlasıyla ciddiye alınmaması. Uzmanlar, yakın bir zamanda birkaç üretici hariç A sınıfı modellerin tarihe gömülebileceği, yaşasa bile “sadece elektrikli” versiyonlarla yoluna devam edebileceğini söylüyor... Çünkü bu araçların, üreticilere “yük” olma ihtimali bir hayli fazla...

“Yük” meselesine açıklık getirmek gerekirse... Dizel skandalı sonrası özellikle Avrupa’da oluşan hava, benzinli ve alternatif enerjili yani elektrikli araçların ağırlık kazanacağı yönünde. Bu da, daha sıkı emisyon oranlarının belirlenmesi ve yeni emisyon test yönetmeliğinin uygulamaya konulmasını beraberinde getirdi. Yen test yönetmeliği, motorların gerçek yol koşullarında test edilmesini şart koşarken, yeni nesil araçların motorları da buna göre ciddi geliştirme maliyetlerini beraberinde getirdi.

Bununla birlikte Avrupa Birliği, 2021 yılından geçerli olmak üzere yeni nesil tüm otomobillerde kamera tabanlı güvenlik donanımlarının kullanılmasını zorunlu kıldı. Bu da, ek bir maliyet demek olacak.

‘Müşteri istemez’

Yeni emisyon kurallarının, her bir otomobil başına 2 bin euro’luk ek maliyet getireceğini belirten uzmanlar, en basit çevreci çözüm olarak telaffuz edilen “48 volt”luk hafif hibrit araç teknolojisinin bile araç başına 600 ile 100 euro ek yük getireceğini kaydediyor. Tam hibritin maliyeti ise 2 bin ile 5 bin euro’luk “ek” demek. Bu yüklerin, araç başına üreticisine “sadece birkaç yüz euro” kar sağlayan A sınıfı otolar için çok yüksek olduğunu dile getiren uzmlanlar, yeni zorunlu güvenlik donanımlarıyla birlikte “yük”ün artacağını, ortaya çıkacak binlerce euro’luk farkı ise tüketicilerin ödemek istemeyeceğini belirtiyor. Elektriklilerin de ucuz olmadığını hatırlatmakta yarar var elbette...

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz

İşte tam bu yüzden, üreticiler minik modellerinin fişini çekme planları yapıyor. VW Grubu, Skoda Citigo ve Seat Mii kardeşlerin artık sadece elektrikli olarak satılmasını düşünüyor. Opel ise Karl ve Adam modellerinin üretimini sonlandırmayı düşünürken, kardeş markaları Peugeot ve Citroen’in C1 ve 108’i devam ettirmeme düşüncesinde olduğu belirtiliyor. Daimler Grubu ise Smert’ı tamamen Çin’e göndererek bir şekilde maliyet yükünden kurtulmaya çalışıyor.

“Minik”te ısrarcı iki markadan biri olan Renault’nun Twingo için ne karar vereceği bilinmiyor. Ama Fiat’ın, en çok satan iki modeli olan 500 ve Panda’dan vazgeçmeyeceği şimdiden belli oldu. 500’ün yeni elektriklisi hazırlanırken, Fiat Chrysler Automobiles’ın (FCA) normal motorlu 500 ve Panda modellerinin yarattığı “emisyon” ve “karbon ayak izi” yükü için Tesla’ya ödeme yapması gündemde. Yani karbon parası ödeyecek.

Diğer markaların bu konudaki kararları nedir, tam da netleşmiş değil. Ancak bilinen o ki, minikler bundan sonra genelde elektrikli olacak ve eski “kral” günlerine geri dönemeyecek...

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz
En hesaplı Kanuni piyasada

Kuralkan, ulaşım ve hafif çaplı yük taşımacılığı için geliştirdiği yerli modeli “Tigrina 50”yi piyasaya sundu. 5 bin 490 TL’lik fiyatıyla da dikkat çeken Kanuni Tigrina 50, özellikle yazlıkçılar ve kırsal kesimde yaşayanlar için ideal bir model olarak öne çıkıyor. 2019 yılından itibaren internet üzerinden on-line satışa başlayan Kuralkan, e-kuralkan sisteminde; kredi kartı, kredi ve havale gibi ödeme seçeneklerini bulunurken, 60 aya kadar taksitlendirme de yapılıyor. B sınıfı ehliyetle kullanılabilen Tigrina 50, tek silindirli 2.68 HP’lik motora sahip.

YENİ YERLİLERİN 'KARNE'Sİ PEKİYİ

Türkiye’de üretimine başlanan yeni nesil Toyota Corolla ile Renault Clio, Avrupa’nın bağımsız test kuruluşu EuroNCAP tarafından gerçekleştirilen çarpışma testlerinde en yüksek puanları aldı.

Yeni “Toyota Safety Sense 2” sistemiyle donatılan yerli Corolla, Euro NCAP testlerinden en üst seviye olan “5 yıldızı” almayı başardı. Corolla, yeni nesil RAV4 ile birlikte girdiği “Yetişkin Yolcu”, “Çocuk Yolcu”, “Zarar Görebilecek Yol Kullanıcıları” ve “Güvenlik Yardımcıları” olmak üzere tüm 4 farklı kategoride çok başarılı sonuçlar elde etti. Bunun yanında Corolla’da yer alan Ön-Çarpışma Sistemi, tüm “test hızları”ndan başarıyla çıktı. Hibrit Corolla’da standart olan “Toyota Safety Sense 2” sistemi içerisinde yaya ve bisikletli algılamaya yönelik “Ön Çarpışma Önleyici” sistem (PCS), tüm hızlarda çalışan “Adaptif Hız Sabitleyici” (ACC), otomatik şerit ortalama özelliğini içeren “Akıllı Şerit Takip” sistemi (LTA) ve Otomatik Yanan Uzun Farlar (AHB) gibi unsurlar bulunuyor.

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz

Öte yandan Türkiye’de üretimine başlanan ve yakın bir zamanda satışa sunulacak olan 5. nesil Renault Clio da, Euro NCAP’te en güvenli şehir otomobillerinden biri oldu.

Maksimum puan olan 5 yıldız alan 22. Renault Grubu otomobili olan yeni Clio, bu performansı, geliştirilmiş pasif güvenlik özellikleri ve kategorisinin en kapsamlı sürüş destek sistemleri sayesinde elde etti.

Clio, optimize edilmiş karoserisi, yolcuların tamamına optimum destek sağlayan koltuk yapısı ve aktif gergili, yük sınırlayıcıları emniyet kemerleriyle öne çıkıyor. Renault tarafından desteklenen Fix4sure teknolojisi, mükemmel yolcu güvenliği sağlıyor ve kaymaya bağlı yaralanmaları önlüyor. Yandan darbelerde ise arkadaki yolcular için gelişmiş kafa koruması sağlanıyor. Clio’nun yaya, bisikletli ve diğer araçları algılayan aktif acil fren destek sistemi, aracın “yaya/bisikletli” kategorisindeki testlerde 12 üzerinden 11 gibi yüksek bir puan elde etmesini sağladı. Yeni Clio, “Otoyol ve Trafik Sıkışıklığı Desteği” gibi gelişmiş sürüş destek sistemleriyle otonom sürüş için ilk adımı atıyor.

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz

HEM EN GÜÇLÜ HEM DE EN ÇEVRECİ FERRARİ

İtalyan süper spor otomobil üreticisi Ferrari, ilk “dışarıdan şarj edilebilir” hibrit modeli “SF90 Stradale” modelini tanıttı. Aynı zamanda markanın bugüne kadar “seri olarak” ürettiği en güçlü model unvanını üstlenecek SF90, 3.9 lt V8 benzinli ve üç adet de elektrikli motorla birlikte toplamda 986 HP’ye ulaşan bir güce sahip olacak. Elektrik motorlarının ikisi, ön tekerleklere güç verirken, üçüncüsü benzinli motora bağlı çalışıyor. Aracın 8 ileri vites kutusu ise, F1 yarış otomobilinde kullanılana benziyor. 0-100 km/s hızlanması 2 saniyede gerçekleşen aracın, maksimum hızının 338 km/s olduğu belirtiliyor. SF90’ın sadece elektrik motorlarıyla 25 km yol yapabildiği ve 130 km/s’nin üzerinde hıza çıkabildiği bilgisi veriliyor. Ancak araç, normalde hibrit teknolojiyle yol alıyor. Yani çift motorla... Ve prize takılarak aküleri şarj edilebiliyor. Ferrari’nin hibrit ilk otomobili olan LaFerrari, 2013’te sunulmuştu.

‘Bıdık’ otoların geleceği belirsiz

Yaralanan kadının başından bir an olsun ayrılmadı!Avcılar'da otomobilin çarpması sonucu devrilen motosikleti kullanan kadın yaralandı. Bacağından yaralanan kadına çağrılan 112 ekibi gelinceye kadar kazaya karışan otomobilin kadın sürücüsü başta olmak üzere çevredekiler yardımcı olmaya çalıştı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber