Geri Dön

ÇUKUROVA VE KEPEZ'E EL KONDU

Enerji Bakanlığı, ÇEAŞ ve Kepez'in imtiyaz sözleşmesini kanun ve yönetmeliklere uymadıkları gerekçesiyle iptal ederken, iletim ve dağıtım tesislerine de el konuldu

İptal kararının hemen ardından jandarma ve polis ortak bir operasyon başlattı ve tesislerin etrafı sarıldı. Baskından iki saat sonra ÇEAŞ Genel Müdürü Zafer Savrun, Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Tokgöz, şirket avukatları Ahmet Çolak, Emel Ersan Günaydın ve Hülya Özveren, mali polis ve Ankara'dan gelen yetkililer tarafından dışarıya çıkarılmak istendi. Karşı koymaları üzerine polis zoruyla şirket dışına çıkarıldılar. Enerji Bakanlığı, Uzanlar'a ait Rumeli Holding bünyesindeki Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik arasında imzalanan imtiyaz sözleşmelerini iptal ederek şirketlere el koydu. Genel müdür fenalaştı Kepez'e gelen TEDAŞ Müessese Müdürü Uyar da saat 12.30'da Kepez Elektrik'i teslim alıp işletmeyi yönetmeye başladıklarını söyledi. Uyar, "Yöneticiler hariç, tüm işçiler bizim yönetimimizdeler ve bizimle beraber çalışıyorlar" dedi. Bu arada Genç Parti Başkanı Cem Uzan da dün Eskişehir'e yapacağı gezi iptal etti. ÇEAŞ 1952'de, Kepez de 1955'te devletin girişimiyle kuruldu.Uzanlar 1993'te ÇEAŞ'ın yüzde 11.25'ini, Kepez'in yüzde 23.39'unu aldı, aynı yıl borsadan hisse toplayarak çoğunluğa sahip oldular.Enerji Bakanlığı ÇEAŞ'a 1995'te grup içi şirketlere para aktardığı ve Bakanlığa olan borçları ödemediği için el koydu, daha sonra uzlaşma sağlanarak yönetim yeniden Uzanlar'a geçti.TEDAŞ'la Uzanlar arasındaki imtiyaz sözleşmeleri 29 Mayıs 1998'de imzalandı.Adana, Mersin, Hatay, Osmaniye Kahramanmaraş'ın bir bölümünde dağıtım tesisleri 60 yıllığına 557 milyar liraya devredildi.SPK müfettişleri, 1998'den beri zarar gösteren şirketin istenilen bilgileri vermemesi nedeniyle Haziran 2000'de ÇEAŞ'a baskın düzenledi. Açılan davalarda şirket olanaklarının grup şirketleri lehine kullanıldığı, şirket çıkarlarının korunmadığı iddiası yer aldı.Enerji Bakanı Güler, iki hafta önce Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nda yaptığı açıklamada, ÇEAŞ ve Kepez konusunda, "Elimiz kolumuz bağlı. Yükümlülüklerini yerine getirmiyorlar. Karşı taraf siyasetçi, zorlayamıyoruz" dedi. Kepez Elektrik Genel Müdürü Atilla Yılbaş imtiyaz sözleşmesinin iptal edildiğini belirten tebligatı görünce kalp spazmı geçirdi. Kurum doktorunun Yılbaş'ın tebligatı imzalayamayacak durumda olduğunu söylemesi üzerine tebligat, tesisin bulunduğu Santral Mahallesi Muhtarı Mithat Teker'e teslim edildi. El koyma kararının ardından Kepez Elektrik'ten ayrılan Yılbaş, genel müdür yardımcıları, 15'e yakın şirket avukatı ve danışmanla birlikte tekrar santrala gelerek, kapı önünde beklemeye başladı. Genel Müdür Yardımcısı Cevat Aktepe, "Odamdan başıma silah dayanarak çıkartıldım" dedi. Son nokta Enerji Piyasası Kurulu'ndan 4628 sayılı kanununa göre üretim ve iletim faaliyetleri bir arada yürütülemiyor. İki faaliyeti birlikte yürüten ÇEAŞ ve Kepez'in iletim faaliyetlerini 28 Şubat 2003'e kadar TEİAŞ'a devretmesi gerekiyordu. Bakanlık aksi takdirde imtiyaz sözleşmelerinin feshedileceği uyarısı yapmıştı. Uzanlar ise 3096 sayılı kanuna göre 2058'e kadar hem üretim hem iletim için imtiyaz sözleşmesi imzaladıkları, 4628 sayılı kanunun 3096'yı yürürlükten kaldırmadığı görüşüyle dava açmıştı. Uzanlar iletim faaliyetlerini bedelsiz olarak Bakanlığa devredemeyeceklerini, ÇEAŞ'ın toplam 3.2 milyar dolar, Kepez'in de 355 milyon dolar tutarında altyapı yatırımı olduğunu belirtiyordu. CEAŞ ve Kepez'e el koyma kararının nedeninin 4628 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'na göre iki şirketin iletim faaliyetlerini Elektrik İletim AŞ'ye (TEİAŞ) devretmemeleri olduğu öğrenildi. Bu konuda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) da Bakanlığa bir yazı gönderdi. Enerji Bakanı Güler, dün konu hakkındaki soruları yanıtlarken "EPDK'nın aldığı bir karardır, biz bunu uyguladık" dedi. Güler: Karar, yasa gereği Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik ile ilgili alınan kararın kişilere bağlı olmadığını belirterek, "Kişilerle olayları ayırt etmek gerekiyor. Yasanın gereklerini yerine getirdik" dedi. 4628 sayılı yasayla serbest piyasa şartlarına geçildiğini hatırlatan Güler, el koyma kararının bu mevzuata uymak için alındığını belirtti. Söz konusu karara neden olan olayların 1998'den beri sürdüğünü vurgulayan Bakan Güler, "Yazışmalar oldu. Cevaplar alınamadığı için bu uygulamaya gidildi" diye konuştu. Uzan Grubu: Hukuk çiğnendi "Şirketimizin mal varlıklarının yağmalanmasına asla izin verilmeyecektir. Siyasi iktidar ne kadar güçlü olursa olsun, haksız bir eylemde adaleti ayaklar altına alarak mülkiyete tecavüzde başarılı olamayacaktır. ÇEAŞ 4 milyar kilovatsaat elektrik üreten, Berke Barajı dahil 7 baraja, 3 bin 100 kilometre iletim ve dağıtım hattına sahiptir. Bu tesislerin tapuları ÇEAŞ adına kayıtlıdır." Şirket yönetiminin faaliyetlerine devam edeceği ve Bakanlığın ÇEAŞ'ı temsile ve imza yetkisine sahip olmadığı savunuldu. Kepez'in açıklamasında da Bakanlığın şirket üzerinde yetkisi olmadığı belirtildi. 1.2 milyar dolar değerindeki şirket mal varlığının şirketin öz sermayesi ile oluştuğu ve 2 binden fazla tapusu bulunduğu kaydedildi. Uzan Grubu'nun, Çukurova Elektrik AŞ (ÇEAŞ) adına yaptığı açıklamada, "Hukukun çiğnenmesini ve mülkiyet hakkımıza tecavüz edilmesini kınıyoruz" denildi. Açıklamada, şirketin mal varlıkları arasında devlete ait veya devletten devir alınmış tek bir çivi bile olmadığı, 3.2 milyar dolar değerindeki mal varlığının şirketin öz sermayesi ve gelirleriyle 51 yılda meydana getirildiği belirtildi. Mal varlıklarının ÇEAŞ'a ait 60 binden fazla tapusu olduğu kaydedildi. Açıklamada özel sektöre geçen kuruluşun üzerinde hiçbir hükümetin mülkiyet ve işgal hakkı olmadığı belirtilerek, şöyle denildi: 'Sürekli ihlal vardı' Bakanlık, borsaya gönderdiği ek açıklamada, ÇEAŞ'ın açtığı 4628 sayılı kanunun (iletim hakkının devrini öngören Enerji Piyasası Kanunu) Anayasa'ya aykırılığına ilişkin davada Anayasa Mahkemesi'nin yetkisizlik nedeniyle ret kararı verildiğini bildirdi. Bakanlık bu kararın basın yoluyla öğrenildiğini kaydetti. ÇEAŞ ve Kepez'e el koyma kararı Enerji Bakanlığı'nın borsaya gönderdiği açıklamayla duyuldu. Bakanlıktan borsaya gönderilen açıklamada, 9 Mart 1998'de Bakanlık ile ÇEAŞ ve Kepez arasında imzalanan, görev verilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmelerinin, bu şirketlerin mevzuat ve sözleşme hükümlerini sürekli ihlal etmeleri nedeniyle iptal edildiği belirtildi. Bu şirketler tarafından işletilen tesislere şirket kusuru nedeni ile sözleşmelerinin iptali neticesinde Bakanlık tarafından el konulduğu ve bu nedenle şirketlerin görev bölgelerinde faaliyet göstermelerinin hukuken mümkün olmadığı kaydedildi. Hisse senetleri Gözaltı Pazarı'nda işlem gören ÇEAŞ ve Kepez'in işlem sıraları ek açıklama istenmesi nedeniyle geçici olarak işleme kapatıldı. Operasyon polisten bile gizlendi ÇEAŞ'taki operasyon, önceki akşam Vali'nin makamında Vali, İl Jandarma Komutanı ve Emniyet Müdürü'nün de katıldığı üç saat süren toplantıda görüşüldü. Emniyet Müdür Yardımcısı Arif Öksüz'ün yönetmesi kararlaştırılan operasyon son ana kadar gizli tutuldu. Öküz, tüm birimlere, "Başmüdür toplantı yapacak, mesaiye takım elbise ve kravatlı gelinsin" talimatı verdi. Sabah, Öksüz'ün aracının ardından yola çıkan polislere, toplantı için Çukurova Üniversitesi'ne gidildiği bildirildi. ÇEAŞ Kavşağı'ndan şirkete yönelen Öksüz, burada, "İçeri girin" emrini verdi. Erdoğan: Karar siyasi değil Başbakan Tayyip Erdoğan, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'e el konulmasını "kamu yararına bir adım" olarak nitelendirdi. Erdoğan, gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nu (EPDK) herhalde 58. ve 59'ncu hükümet kurmadı. Bu, EPDK'nın oy birliği ile aldığı bir karardır. Bu kararı da Enerji Bakanlığı uygulamaya koymuştur" dedi. Erdoğan, "Operasyonun ikinci boyutu var mı?" sorusuna da "İkinci boyutu olmaz. İşleyen süreci Bakanlık devam ettirecektir. Doğacak neticesi Bakanlığı ilgilendirmez" yanıtını verdi. Piyasalar bunları konuşuyor 1.3 katrilyon borç nasıl ödenecek Enerji Bakanlığı Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik'in imtiyaz sözleşmelerini iptal ederek şirketlerin işlettiği tesislere el koydu. Bu takdirde eğer Berke Barajı imtiyaz sözleşmesi kapsamında yapıldıysa bu devletin Berke Barajı'na da el koyduğu anlamına geliyor. Ancak bakanlıktan yapılan açıklamada bu konuda net bir ifade bulunmuyor. Eğer Berke Barajı tahmin edildiği gibi imtiyaz sözleşmesi kapsamında yer alıyorsa Çukurova Elektrik'in mal varlığının önemli bölümünü oluşturan ve bilançoda maddi duran varlıklar içerisinde 1 katrilyon 62 trilyon lira ile yer alan Berke ile birlikte irili ufaklı barajlarına el konulmuş olunuyor. Kasada 160 trilyon var Çukurova'ya bu biçimiyle el konulması şirketin 1.3 katrilyon lirayı bulan borçlarının ne olacağı sorusunu gündeme getirdi. Çünkü devlet, sadece tesislere el koyduğu için şirket tüzel kişiliği devam ediyor. Şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesi bilançonun tesislere ilişkin bilanço maddesi dışındaki kalemlerin varlıklarını sürdürdüğü anlamına geliyor. Şirketin pasif tarafında ise 1.3 katrilyon borcunun olduğu görülüyor. Berke kalsa da sonuç değişmiyor Ancak şirketin dönen nakdi ise sadece 160 trilyon lira. Yani şirketin dönen 160 trilyon lira nakdine karşılık 1.3 katrilyon borcu bulunuyor. Eğer devlet bu borçları üstlenmeyecekse Çukurova'nın elindeki dönen varlıklarla borçlarını ödeme imkânı görünmüyor. Çünkü şirketin para kazandıran tesislerine el konularak gelir yaratma imkânı ortadan kalktığı için borçların ödemesi mümkün olamayacak. Berke Barajı imtiyaz sözleşmesinin dışında kalsa ve el konulmasa dahi 1.3 katrilyon borcun ödenme ihtimali yine görünmüyor. Çünkü imtiyaz sözleşmesinin feshi nedeniyle Çukurova şirketi, barajı olsa dahi elektrik üretemeyecek. Bu takdirde şirket yine borçlarını ödeme kabiliyetinde yoksun kalmış olacak. Devletin Çukurova'nın borçlarını üstlenmemesi durumunda, her halukârda grupla ilgili finansal tartışmaların bundan sonra mali kesimde de sorunlara yol açabileceği yorumları yapılıyor. El konulma siyasi mi? Piyasada el konulmanın gerekçesinin çok net olmadığının altı çizilirken, sözleşmenin iptaline sebep olan ihlaller konusunda da yeterli açıklık olmadığı tartışmaları yapıldı. Kararın, siyasette yükselen Genç Parti'nin önüne engel çıkarmak ve tartışmalı Petkim özelleştirmesiyle ilgili olabileceği yorumları yapılıyor. Siyasette grafiği yükselen Genç Parti'nin AKP'ye rakip olarak görünmesi nedeniyle imtiyaz sözleşmelerinin feshinin yerel seçimlerde Uzanlar'ın önünü kesme stratejisinin ilk etabı olduğu yorumları da yapılıyor. Diğer bir eleştiri ise el koymanın zamanlaması. Piyasada, 'feshin Petkim ihalesini Uzanlar'ın kazanmasından sonra yapılması, siyasi bir manevra olduğu izlenimini kuvvetlendiriyor' fısıltıları dolaştı. Yine yatırımcı mağdur olacak Bakanlığın kararının açıklanması ile sıraları kapanan ÇEAŞ ve Kepez hisseleri ile 1 milyon 55 bin ve 1 milyon 50 bin liradan işlem görüyorlardı. Aynı grubun hisselerinden olan Metaş ise yüzde 9.4 değer kaybetti. Uzanlar'ın, hukuki yollara başvurmasıyla burada süreç devam ederken işlem sıraları kapalı kalabilir. Hukuki süreç sonucunda Uzanlar açacakları davaları kaybederse ÇEAŞ ve Kepez hisselerinin borsa kotundan çıkarılması gündeme gelebilecek. Bu durumda olan yine bu hisselere para yatırmış 12 bin 230 yatırımcıya olacak. Petkim'de soru işareti doğdu "İki olay birbirinden farklı hukuki durum bir başka boyutta. Öbüründe ise ihale olmuş ve bir firmada kalmış. İki şirketin yükümlülükleri var. Yerine getirmiş mi getirmemiş mi biliniyor. Burada (Petkim) ise ihaleyi kazanmış. Verilen fiyat normal seviyede mi değil mi bunlar değerlendirilecek." Öte yandan ihale sonrası değer kaybeden Petkim hisseleri dün yüzde 3.36 prim yaptı. ÇEAŞ ve Kepez'e el konulması, Uzanlar'ın 605 milyon dolar teklif verdiği Petkim ihalesinde de soru işareti yarattı. Borsada, Petkim ihalesinin de iptal edilebileceği beklentisi oluştu. İhalede, Rekabet Kurulu'nun incelemesinin ardından toplanacak Özelleştirme Yüksek Kurulu son kararı verecek. Bu arada Sanayi Bakanı Ali Coşkun bu konudaki bir soru üzerine, Bakanlığın iptal kararlarının Petkim ihalesini etkilemeyeceğini belirterek, şöyle dedi:

Havuza giren ayı uyuya kalan ev sahibini korkuttuABD'de bahçe kapısından kırarak eve giren ayı, havuz kenarında uyuya kalan Matt Bete'yi uyandırdı. O anlar kameraya yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber