Geri Dön

Opel tasarımcıları ‘ilham’ almaya İstanbul’a geldi...

Opel’in tasarım ekibi, İstanbul’un tarihi ve mimari dokusunu incelemek, ilham almak amacıyla Türkiye’ye geldi. Ekip, yol masraflarını tamamen ceplerinden karşılarken, onlara ekibin Türk üyesi Faruk Olgaç rehberlik etti

Opel tasarımcıları ‘ilham’ almaya İstanbul’a geldi...

Günümüzde üretilen pek çok otomobilin çizimlerini yaparken, kentlerden, sanattan, mimariden, nesnelerden hatta hayvanlardan esinlenen tasarımcılar, bu kez ilham vermesi için İstanbul’u seçti. Opel’in Tasarım Direktörü Friedhelm Engler’in öncülüğünde Türkiye’ye gelen bir grup tasarımcı, ekip arkadaşlarından Faruk olgaç’ın rehberliğinde üç gün boyunca İstanbul’un başta tarihi yerleri olmak üzere pek çok mekanını gezdi. Ekiptekiler, bu gezi için masrafları tamamen kendi ceplerinden karşıladı.
Bunun tamamen Opel’den bağımsız bir gezi olduğunu, ilk kez böyle topluca bir seyahat gerçekleştirdiklerini belirten Engler, “Eskiyle yeni, Batı’yla doğunun farklı uyum içinde olduğu bir kent. Bu pazara da hitap edecek özel tasarımlar yapmak istiyorsak, buradaki dokuyu, tatları, görüntüyü, renkleri kendi gözlerimizle görmemiz gerektiğini düşündük” dedi. Faruk Olgaç’ın kendi ekiplerinden olduğu için, gidecekleri yerleri bir tasarımcı gözüyle seçtiğini vurgulayan Engler, “Aksi halde bir turist rehberiyle gitsek, belki bizi etkileyecek ve görmemiz gereken yerleri göremeyebilirdik” diye konuştu.

‘Elbette etkisi olacak’
Tasarımcı olarak her şeyden etkilenebildiklerini, bunun moda ya da renkler de olabildiğini kaydeden Engler, şöyle devam etti:
“Elbette bu gezinin mutlaka fonksiyonelliğe ya da tasarıma etkisi olabilir. Örneğin burada, normalde her yerde göremeyeceğimiz renk karışımları gördük. Bu da, mesela araç içinde farklı kombinasyonlar yaratılması açısından ilginç olabilir. Gezinin somut sonuçlarının ne olacağını sorarsanız, şimdiden bir şey söylemek zor. Ama elbette yansımalar olacak, ileride göreceğiz.”
İstanbul’daki trafik sıkışıklığının bile kendilerini bir fikir verebildiğini kaydeden Engler, “Bu trafikle nasıl yaşanır, başa çıkılır diye aramızda sohbet ettik. Frankfurt Fuarı’nda sergilenen Monza konseptinde yer alan bağlantı sistemlerinin ne kadar önemli ve faydalı olduğunu anladık. Çünkü bu gibi sistemler, sıkışık trafikte sosyal ağlara katılım ve iletişim açısından önemli” diye konuştu.
Opel Tasarım Bölümü’nde Tasarım Kalite Geliştirme ve Lansman Sorumlusu olan, yaklaşık 20 yıldır General Motor bünyesinde çalışan Faruk Olgaç da, İstanbul’a bir “aile” olarak geldiklerini belirterek, kendileri için faydalı olabilecek yerleri gezeceklerini söyledi. Ekip, üç günlük seyahatlerinde Topkapı ve Dolmabahçe Sarayı, Sultanahmet gibi tarihi mekanların yanı sıra farklı semtleri gezdi, hamama gidip, dansözlü eğlencelere katıldı.
Toplam 12 kişilik ekipte Engler ve Olgaç’ın yanı sıra Baş Tasarımcı Stefan Arndt, Büyük Araç Sınıfı Tasarım Kalitesi Yöneticisi Veronika Schaumkel, İç Mekan Renk ve Döşeme Sorumlusu Cathrin Schapp, Kil Modelleme Sorumlusu Rebecca Sackmann da bulundu.

Köpekbalığı sakladılar!

Opel/Vauxhall Tasarım Direktörü Friedhelm Engler, bir aracı tasarlarken, içinde mutlaka imzalarını bıraktıklarını söylerken, Baş Tasarımcı Stefan Arndt da, Corsa’da torpido kapağına küçük bir köpekbalığı yaptıklarını anlattı. Arndt, “Corsa’da 2, Adam’daysa arka bölümde 4 köpekbalığı var. Bu köpekbalığının çizimi de, bir çalışma arkadaşımızın 10 yaşındaki oğluna ait. Plastik parçaları sıkıcılıktan kurtarmak içindi” dedi. Resimlerin uzun süre sır olarak kaldığını, başkan yardımcılarının bile haberdar olmadığını vurgulayan Arndt, “Dayanamayıp, ‘Aracın içine bir şey sakladık. Bakalım hayvanı kim bulacak?’ diye sorduk. Gösterince şaşırdılar” ifadesini kullandı.

Tofaş, artık Fiat’ın ‘altın fabrika’sı olacak

Fiat dünyası içinde “Dünya Klasında Üretim” (WCM) programında “gümüş” seviyeye ilk ulaşan tesis olarak ses getiren Tofaş, bu kez “altın” seviyeye yükseldi. Dünya çapındaki 175 Fiat - Chrysler Grubu fabrikası içinde bu seviyeye yükselen Tofaş Bursa fabrikası, böylelikle Fiat dünyasında “örnek alınması gereken tesis” konumunu pekiştirdi.
2005’te finansal zorlukları aşmak ve tesisleri daha verimli kılmak amacıyla Fiat Başkanı Sergio Marchionne önderliğinde ve Japon uzmanların desteğiyle başlatılan Dünya Klasında Üretim felsefesi, o tarihten bu yana tüm grup fabrikalarında uygulanıyor. Programın ilk yıllarında “En Hızlı İlerleyen Fabrika” ödülünü alan ve “bronz” seviyeye gelen Tofaş, 2009’da ise Fiat dünyasında “Gümüş” seviyeye ulaşan tek tesis olmuştu.

‘Örnek alınacak tesis’
Dünya çapındaki 175 Fiat ve Chrysler fabrikasının yanı sıra grubun 350 tedarikçisinde uygulanan WCM programı kapsamında denetime giren Tofaş, “altın” seviyeye ulaşırken, söz konusu programla 2006’dan bu yana iş kazalarını yüzde 97, dış kalite göstergesini yüzde 68, üretkenliğini yüzde 35, makine arızalarını ise yüzde 75 oranında iyileştirdi.
Bu başarısıyla “örnek alınması gereken” tesis konumunu pekiştiren Tofaş, diğer Fiat ve Chrysler tesislerinden gelen çalışanlara eğitimler düzenliyor, yeni kurulan tesislere danışmanlık yapıyor. Nitekim Fiat 500L’yi üreten Sırbistan fabrikası, bire bir Tofaş örnek alınarak kurulmuş, tesisin üst düzey yetkilileri de Bursa’da eğitilmişti.

‘Sıfırdan bir araç yapıyoruz’

Tofaş CEO’su Kamil Başaran, 520 milyon dolarlık yeni projenin sıfırdan geliştirilen yepyeni bir araç olacağına dikkat çekti. “Platformu da kendimiz geliştireceğiz. Üstelik bu platform, Fiat Grubu’nun başka ülkelerde üreteceği araçlarda da kullanılabilecek” diyen Başaran, fikri mülkiyet haklarının Tofaş’ta olacağını ifade etti. Başaran, daha önce yaptığı iki yeni model olacağı yönündeki açıklamalarının hatırlatılmasına da “Şu an için bir ya da birden fazla araç olduğunun önemi yok. Sözlerimizin arkasındayız” yanıtını verdi. 2015’in ikinci yarısında banttan inecek yeni modelden, 2015-2023 arasında 580 bin adet üretilmesi hedefleniyor.
Başaran, ABD’ye gönderilecek Ram Doblo’nun çalışmalarının da sürdüğünü aktardı.

Ticari için acil olarak bir şeyler yapılmalı

Fiat Marka Direktörü Okan Baş, hafif ticari araçlardaki düşüşün ciddi hale geldiğini belirterek, “Ticaride bu noktaya gelineceğini kimse tahmin etmedi. Artık bir şeyler yapılması, hızlı önlem alınması gerekiyor. Olaya Türkiye’nin otomotiv sanayisine verdiği önem açısından bakmalı” dedi.
Ticari araç satışlarının ocak-ekim döneminde yüzde 14, ekimdeyse yüzde 33 düştüğünü anımsatan Baş, “Türkiye otomotiv üretiminin 450 bini hafif ticari araçlar. Bu rakam, neredeyse yarıya yaklaşıyor. Şayet pazarı büyütemezseniz, yeni yatırım şansı da azalır” diye konuştu. Hafif ticari araç üretimindeki gelişim ve bugün gelinen noktanın önemli olduğunun altını çizen Baş, “Bu gelişmeyi kaybetmek çok kolay” ifadesini kullandı.

Karsan New York’a giriş yolunu arıyor

New York belediyesinin “Geleceğin Taksisi” ihalesinin mahkemece iptal edilmesi, finalistler arasındaki Karsan’ı yeniden harekete geçirdi. Karsan CEO’su Murat Selek, ABD’de kurdukları şirketin yeniden lobi faaliyetlerine başladığını belirterek, “Mahkemenin iptali sonrası farklı markalar New York’luları taşıyabilecek. Biz de New York pazarına nasıl girebiliriz diye çalışmalara başladık” dedi. Selek, ellerinde prototipin hazır olduğunu belirtirken, Londra için de araç geliştirdiklerini anlattı. Selek, Londra’ya sağdan direksiyonlu ve elektrikli V1 satmak için önemli aşama kaydettiklerini, V1 taksinin 2014’ten itibaren seri üretime hazır hale geleceğini söyledi. Selek “Prototip aracın testleri İspanya’da sürüyor. Önümüzdeki yıl siparişlerin gelmesiyle birlikte seri üretime geçebiliriz” dedi.

Aç kalan yaban domuzu süpermarkete daldıAlmanya'nın Dinslaken kentinde aç kalan yaban domuzu yiyecek bulmak için süpermarkete daldı. Markette paniğe neden olan yaban domuzunu gören polislerin korku dolu anları kameraya yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber