Geri Dön
Ekonomi‘Telafi yerine azaltılmalı’

‘Telafi yerine azaltılmalı’

İklim kriziyle mücadelede birçok şirket net sıfır hedeflerini açıklıyor. Şirketlerin, salınan karbonu telafi etmesinden ziyade karbon salımını azaltması gerektiği ifade ediliyor.

‘Telafi yerine azaltılmalı’

AYLİN RANA AYDİN - İklim kriziyle mücadele konusunda atılan adımların yanı sıra daha fazlasına ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Kapsamlı ve bütüncül çözümlerle bu işin üstesinden gelinebileceği ifade edilirken, kamu, iş dünyası ve STK’ların işbirliği içerisinde çalışmalarını yürütmesi gerekiyor. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmada iş dünyası kilit aktörlerden biri olarak görülürken, şirketlerin net sıfır hedefleri kapsamında salınan karbonu telafi etmesinden ziyade karbon salımını azaltması gerektiği ifade ediliyor. Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü, iklim krizinin küresel bir mücadele alanı olduğunu söyledi. Birçok şirketin net sıfır hedefleri dahil olmak üzere birçok alanda hedeflerini açıkladığını dile getiren Dördüncü, “Bu şirketlerin sayısı gün geçtikçe artacak. Bunlar çok önemli gelişmeler olmakla birlikte bazı noktalara dikkat edilmesi gerekiyor. Açıklanan hedeflerin karbon ofsetlemeyi yani salınan karbonun telafi edilmesinden ziyade karbon salımını azaltması gerekiyor” diye konuştu.

İklim kriziyle mücadele için atılan adımlar olduğunu ancak daha fazlasının yapılması gerektiğine değinen Dördüncü, “Kapsamlı ve bütüncül çözümlerle; somut, ölçülebilir adımlarla bu işin üstesinden gelebiliriz. Tüm aktörlerin; kamu, iş dünyası, sivil toplumun ve akademinin beraber çalışması gerekiyor” dedi.

Finansman sözü

COP26’da Paris İklim Anlaşması taraflarının önemli kararlara imza attığını açıklayan Dördüncü, şöyle konuştu: “Glasgow, 1.5 dereceyi garanti edemese de hükümetlere Paris'le uyumlu, kısa vadeli hedeflerle COP27’ye gelmeleri yönünde çağrıda bulundu. Bu önemli kazanımın yanı sıra COP26 kömürün telaffuz edildiği ilk konferans oldu. Yeşil dönüşümün nasıl ve hangi ölçekte finanse edileceği tartışmasında da önemli bir aşamaya gelindi: Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere aktaracağı finansmanın önümüzdeki 5 yıl için 500 milyar dolara çıkaracağının sözünü verdi. Buradaki önemli nokta; fonlardan faydalanacak ülkelerin fonları emisyon kesintilerinden çok adaptasyona harcayabilecek olmaları. Karbon piyasalarında da ilerleme kaydedildi ve karbon ticaretinde uzlaşma sağlandı.”

KOBİ’lere destek şart

Dördüncü, “Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında devreye girecek ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ gibi düzenlemelerin ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde oluşturulacak standartların getireceği yükümlülüklere ve risklere potansiyel olarak en fazla maruz kalacak ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Büyük şirketler bilgi birikimlerini tedarik zincirlerindeki şirketlerine aktarabilir, KOBİ’lerin sürdürülebilirlik uygulamalarını teşvik edebilir ve gözden geçirebilir” ifadelerini kullandı.

Yeşil kalkınma modeli

‘Yeşil Kalkınma’ modelinin kamuda en üst seviyedeki söylemlerde yer alması ve uluslararası yatırım bankalarıyla geliştirilen iş birlikleri ile enerji, tarım, ulaşım ve çevre projelerine yatırım yapılmasına dair verilen demeçlerin ümit verici olduğunu açıklayan Ahmet Dördüncü, “Ulusal bir strateji ile tüm paydaşların atması gereken adımları tariflenirken Türkiye’nin küresel rekabetteki yeri de belirleyecek” dedi.