Elizabeth Bathory nasıl 'Kanlı Kontes' oldu?

Tarihin birçok devrinde katiller, seri katiller mevcuttu. Birçoğu unutulurken bazıları Elizabeth Bathory gibi adından sıklıkla söz ettirdi. ‘Kanlı Kontes’ lakaplı Elizabeth Bathory nasıl oldu da cinayetler işledi? Elizabeth Bathory nasıl yakalandı? Hepsine Molatik olduk…

Elizabeth Bathory nasıl 'Kanlı Kontes' oldu?

Macaristan’da doğan Elizabeth Bathory en köklü ailelerinden birinin çocuğu olarak dünyaya geldi Elizabeth Bathory. Sara nöbetleriyle çocukluğu oldukça sorunlu geçiyordu. Olumsuzluklara rağmen kendisini entelektüel biri olarak yetiştirdi. 15 yaşına geldiğinde 25 yaşındaki kont Ferencz Nasdasdy ile evlendi. Soyadını kocasına verdi.

20’li yaşlarında her şey değişti

 

Evliliği sıkıcı şekilde ilerliyordu. Kocası sürekli savaşlara, seferlere gidiyordu. O da zaman öldürmek için partiler veriyordu. Ancak bu partiler bildiğimiz partilerden değildi. Genç erkeklerle birlikte oluyor ve sado-mazoşist lezbiyen partileri düzenliyordu. Bir defasında kocası onu, kendisini aldatırken yakalamıştı ancak sonrasında onu affetti.

İşkence etmeye başladı

Bu dönemde kölelere işkence etmeye başladı. İçindeki sadist kişilik ortaya çıkmıştı. Bir gün hizmetçisi saçlarını tararken canını acıtmış. Bunun üzerine hizmetçisine sert bir tokat atmış, kızın burnunu kanatmıştı. Kan akması Elizabeth Bathory’nin dikkatini çeker, kızın güzelliği kandan aldığını düşünür ve ‘Kanlı Kontes’ namını alacağı süreç başlamış oldu.

Kan banyosu yaptı

 

Yaşadığı dönemde kadınlar erken ölümlerle karşılaşıyorlardı. Yeteri kadar beslenememe, regl sonrası da kaybettikleri kanı yerine koyamadıkları için soluk benizli ve güçsüzlerdi. Öldürdüğü kadınların kanlarıyla banyo yapan, kanlarını içen, kandaki demir sayesinde Elizabeth Bathory ise diğer kadınların aksine daha güzel ve kırmızı yanaklıdır. Gençliğin formülünü bulduğunu düşünmüştü.

Kocası öldükten sonra Elizabeth Bathory iyice ‘yoldan çıkmıştı’. Güzelliğini korumak için daha da kanlı işlere, işkencelere imza atmaya başladı. Köylü, köle kızların kanının artık işe yaramadığını düşünüp soyluların kızlarına göz koymuştu. Görgü ve terbiye öğrenmeleri için sarayına kabul ettiği kızların tamamı sırra kadem basıyordu.

Dedikodular imparatora kadar ulaştı

Yaşananlar Macaristan imparatoruna kadar ulaşmıştı. Elizabeth’in başbakan olan kuzeni Kont Cuyorgy Thurzo’ya kaleye baskın düzenleme görevi verildi. 30 Aralık 1610'da Elizabeth’in kuzeni tarafından yönetilen bir grup asker Csetjhe Kalesi’ni gece bastılar. Hepsi kaledeki korkunç görüntüden şaşkına döndü. Kalenin altında yaklaşık 50 ölü kızın cesedi bulundu. Kale basıldıktan sonra Elizabeth’in yardımcıları da cezalandırıldı. Parmakları kesilerek ateşe atıldılar ve kazığa bağlanarak yakıldılar.

Kontes mi iblis mi?

 

Kontes de yakalandıktan sonra hapis hayatı yaşaması için kendi şatosunda, ışık dahi girmeyen bir odaya hapsedildi. Sadece nefes alması ve yemek yemesi için bir delik vardı. 3 yıl hapis hayatı yaşadıktan sonra yemek getiren hizmetçi onun öldüğünü gördü. Dışarı taşındığında ceset herkes şoke olmuştu. Kendisi odada ölü bulunduktan sonra cesedini dışarı taşıyan muhafızlar, cesedi güneş ışığında gördüklerinde resmen şok oldular çünkü bu taşıdıkları ceset Kontes değildi; İblisin ta kendisiydi. Daha sonra yapılan incelemelerde ölüm nedeninin frengi olduğu ve vücudunun yaşadığı değişimin hastalıktan olduğu anlaşılmıştı.

Ardında 650'ye yakın ceset bıraktığı efsaneleri halen dolaşmakta.

 

Bu makaleye ifade bırak