Geri Dön

Bazı kurumların KDV sorumluluğu genişledi

Maliye, KDV kaçağı olan hizmetler sektörü için tedbir alıyor. Yeni tebliği ile, bazı kurum ve kuruluşlara, yine bazı hizmet alımları için KDV sorumluluğu (kesintisi) getirildi





KDV Kanunu'nun 9'uncu maddesi Maliye Bakanlığı'na, vergi alacağını emniyet altına almak amacıyla, gerekli gördüğü hallerde KDV sorumluluğu getirme yetkisi veriyor.
Bakanlık bugüne kadar söz konusu yetkisini genellikle hizmet sektörü için kullandı. Çünkü hizmet işletmelerinde girdiler işçilik ağırlıklı olup, KDV yüklenimi fazla olmadığından, bu işletmelerin tahsil ettiği KDV'leri vergi dairesine ödemesi bekleniyor. Ancak fiilen bu böyle olmuyor ve çeşitli yollarla bu mükellefler satıcılardan tahsil ettiği KDV'leri devlete yatırmıyorlar. İşte bu nedenle yoğun KDV kaçağı olan hizmetler sektörü için KDV sorumluluğu getiriliyor.
Sorumluluk şöyle uygulanıyor: Sorumlular öngörülen kesinti oranında KDV'yi satıcıya ödemeyip vergi dairesine yatırıyor. Böylece kesinti uygulanan KDV'nin devlete intikali sağlanmış oluyor.
Son olarak 89 seri no.lu KDV Tebliği ile, bazı kurum ve kuruluşların yine bazı hizmet alımları için KDV sorumluluğu (kesintisi) getirildi. KDV sorumluluğu uygulayacak kurum ve kuruluşlar şöyle:

  • Genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların kurdukları birlikler, vakıf üniversiteleri dışındaki üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
  • Bankalar,
  • Sermayelerinin yüzde 51 veya daha fazlası kamuya ait işletmeler ve
  • Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar. KDV sorumluluğu uygulanacak hizmetler ve öngörülen kesinti oranları da tablodaki gibi.


  • KDV sorumluluğu gelen hizmetKesinti oranı
    İnşaat taahhüt işleri 1/3
    Temizlik hizmetleri Yüzde 50
    Özel güvenlik hiz.Yüzde 50
    Makine, teçhizat ve demirbaş
    bakım ve onarımı1/3
    Personele yemek servisi1/3
    Danışmanlık ve denetimYüzde 50


    Sorumluluk 1 Kasım 2003'ten geçerli olmak üzere ihdas edildi. Bu tarihten itibaren alınacak hizmetlerde KDV'ler sorumluluk kapsamında. Eski alımlar için yapılacak ödemeler kapsam dışı. İnşaat taahhüt işlerinde hakediş bedelleri mal bedellerini de ihtiva ettiğinden, bunlar üzerinden de kesinti yapılacağı anlaşılmakta. Müteahhitlerin taşeronlara yaptırdıkları işler ise sorumluluk dışında. Müteahhitler taşeronlara KDV'nin tamamını ödemek zorunda. 1 Kasım 2003'ten itibaren bu hizmetleri satın alacak kuruluşlar, satıcılarca KDV'nin hizmetin türüne göre yüzde 50'sini veya 1/3'ünü ödemeyip, izleyen ayın 25'ine kadar sorumlu sıfatıyla vergi dairesine yatıracaklar.
    Satıcılara kalan kısım (yüzde 50 veya 2/3) ödenecek. Alıcı indirim hakkına sahip mükellef ise, vergi dairesine ve satıcıya ödedikleri KDV'yi (yani işleme ait KDV'nin tamamını) indirim konusu yapacak. Yüklendiği KDV'yi indirim hakkı bulunmayan alıcılar, ödedikleri KDV'leri indiremeyecekler, ancak gider kaydetme imkânı olanlar gider kaydedilebilecekler (örneğin bankalar).
    Sorumluluk getirilen kurumlar daha ziyade KDV mükellefi olmayan kurumlar olduğu için, düzenleme ile devlet ciddi bir avantaj sağlayacak.
    Satıcılar, kendi KDV Beyannamelerinde sadece, düzenledikleri faturada gösterdikleri KDV'nin, alıcıdan tahsil ettikleri kısmını (yani yüzde 50'sini veya 2/3'ünü) beyan edecekler. Kesilen kısım satıcının kayıtlarında yer almayacak, beyannamesinde de gösterilmeyecek.
    Satıcıların yüklendikleri KDV'den indirim yoluyla gideremedikleri kısmın nakden veya mahsuben iadesini talep edebilecek. Bu talep, teminat mektubu veya inceleme raporu karşılığında yerine getirilecek. YMM raporuna göre iade mümkün değil.

    Yaşanmış Vergi Hikâyeleri
    Maliye, KDV'de nakit iadede yaşanan sıkıntılar ve suistimaller nedeniyle esas iade yöntemi olarak mahsubu benimsemiş ve KDV iade hakkının mahsup edilebileceği borçları çeşitlendirerek mükellefleri mahsuba teşvik etmiştir.
    Buna göre, KDV iade alacağının mükellefin kendisinin, ortaklarının ve mal ve hizmet satın aldığı satıcılarının vergi ve SSK borçlarına mahsubu inceleme raporu ve teminat mektubu aranmadan mümkündür.
    Bu imkândan yararlanmak isteyen (X) AŞ. yüzde 99 payla ortağı olduğu (yani bağlı ortaklığı olan) bir şirketin vergi borçları için mahsup talep eder. Bir süre geçtikten sonra, mahsup talep eden şirkete bu talebin yerine getirilemeyeceği bildirilir. Çünkü lehine mahsup talep edilen şirket, talep eden şirketin satıcısı da değildir, ortağı da. Bu şirketin yüzde 99'una sahip olmasının hiçbir önemi yoktur. Lehine mahsup talep edilen şirketten hiçbir kusuru olmadığı halde, mahsup talep edilen borcunu gecikme zammı ile birlikte ödemesi talep edilir.
    Şimdi soruyorum: Bu düzenlemenin sizce mantığı var mı? Bir hisse ile ortak olan mükellefin borçlarına dahi sınırsız mahsup olanağı varken, neredeyse tamamına sahip olunan bir şirketin borçlarına mahsubun yapılmaması, yanlış ve açık bir çelişki değil mi? Söz konusu düzenleme böyle yorumlandığına göre, sorunun çözümü için yeni bir düzenlemenin şart olduğu anlaşılıyor. Hiçbir kusuru olmayan mükellefin cezalandırılması konusuna ise hiç girmiyoruz.

    Hatırlanacağı üzere Maliye, mükelleflere, 10 milyar lirayı aşan tahsilat ve ödemelerini banka, özel finans kurumu veya PTT aracılığıyla yaparak belgelendirmeleri zorunluluğu getirmişti.
    Bakanlık bu defa 324 sıra no.lu Tebliğ ile uygulamada birliği sağlamak amacıyla bazı açıklamalar yaptı. Yapılan açıklamalar özetle şöyle :
  • 10 milyar liralık sınır karşılaştırılırken faturada yazılı mal veya hizmet bedeli esas alınacak. Bu bedel taksitle ödendiği takdirde, taksit tutarları bu sınırın altında kalsa bile ödemeler banka, özel finans kurumu veya PTT aracılığıyla yapılacak.
  • Şirketlerin gerek kendi ortakları ve gerekse diğer gerçek ve tüzel kişilerle olan, ticari mahiyet göstermeyen nakit hareketlerinde de işlem tutarı 10 milyar lirayı aşarsa ödeme bu şekilde yapılacak ve belgelenecek. Şirketlerin ücretlileri ile olan ilişkilerinde de aynı husus geçerli.
  • Doktor, avukat gibi serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetine ilişkin, tutarı 10 milyar lirayı aşan tahsilatlarını banka, özel finans kurumu veya PTT aracılığıyla yapmak ve belgelemek zorunda.
  • Tebliğle ayrıca 2003 yılı üçüncü geçici vergi dönemi (1.1.2003 - 30.9.2003) için geçerli yeniden değerleme oranı yüzde 23,7 olarak ilan edildi.




  • BUSINESS



















    Mezarlıkta bulunan 'Fındık' okulun maskotu olduTokat'ın Turhal ilçesinde mezarlıkta bulunan ve 'Fındık' adı verilen yavru köpek, 37 öğrencili Kayacık Köyü Şehit Haluk Yılmaz İlkokulu'nun maskotu oldu. Okulun bahçesinde yapılan kulübede yaşayan ve forma giydirilen Fındık, zaman zaman derslere de katılırken, öğrencilere keyifli zamanlar geçiriyor.

    İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

    Sıradaki Haber