Geri Dön

Yeni yılda yeni türler iyi para kazandıracak

Tarlada olsun ahırda olsun yeni çeşit ve türlere yönelenler önümüzdeki yıllarda iyi para kazanacak. Sanayiden,ticaretten, turizmden kazandığı para ile tarıma ve hayvancılığa yatırım yapan şehirlilerin sayısı artacak

Yeni yılda yeni türler iyi para kazandıracak





Türkiye'de 3 milyon aile geçimini tarımdan sağlıyor. Devletin tarımı destekleme konusunda yaptığı çeşitli harcamalara rağmen bu 3 milyon ailenin gelir düzeyi yükselmiyor. Bu nedenle köyden kente göç bütün hızıyla devam ediyor. Köylerde üretim de çalışacak genç kalmadığı için tarımsal üretim geriliyor.
Yanlış destekleme politikaları sonucunda tarlalarımızın ürün deseni bozuldu. Dahilde tüketemediğimiz ya da ihraç edemediğimiz tütün, fındık, pancar (şeker), çay gibi ürünler önemli bir sorun oluşturuyor. Soya fasulyesi, mısır, pirinç, yağ, susam, ceviz ithalatı için her yıl daha çok döviz harcamak zorunda kalıyoruz.
İhracatta tarımın payı giderek azalıyor. Daha 1980'de yüzde 57 olan bu pay 2001 yılında yüzde 12'ye kadar geriledi. Tarım yabancı yatırımlardan pay alamıyor. Son yıllarda Türkiye'ye gelen yabancı sermayeden tarımın aldığı pay yüzde 1 düzeyinde kalıyor.

Organik tarım gözde
Tarımda henüz yeteri kadar dikkati çekmeyen önemli gelişmeler oluyor. Tarımdaki değişimin en önemli göstergelerinden biri, sektöre yapılan yeni yatırımlar. Son yıllarda, 50, 100, 200 hatta 2 - 3 bin baş sığır yetiştirmek üzere çiftlik kuran işadamlarının sayısı hızla artmaya başladı. Urfa'da kurulan Koç - Ata çiftliği bu konudaki yatırımları tetikleyen güzel bir örnek oldu. Bahçıvan Gıda, 50-100 başlık süt ineği çiftliği kurmak isteyen şehirli küçük yatırımcılara destek olmaya başladı. Doğan Grubu Gümüşhane'de organik tarım yatırımı yaptı. Bu alana yatırımların artması bekleniyor.
Tarımdaki bir diğer önemli gelişme ise, yine tarım dışından getirilen sermaye ile yeni tür ve çeşitlerle kurulan meyve bahçelerinde görülüyor. Bu konudaki en ilginç örnek ise Karamanlı Bifa Bisküvi'nin bir milyon dolara yakın harcama ile yetiştirdiği 300 dönümlük elma bahçesi. Bifa'nın Hollanda'dan ithal ettiği yeni çeşit fidanlarla kurup, üzerini örttüğü elma bahçesi, bu konuda yatırım yapmak isteyenlerin gelip inceleme yaptığı bir laboratuvara dönüştü.
Bugüne kadar traktör, gübre ve ilaç dışında bir para harcamadan, babadan gördüğü ürünleri yetiştiren pek çok köylü de yeni tür ve çeşitleri yetiştirmek için harekete geçti. Babasından miras kalan bahçedeki elmaları keserek yeni çeşit elma fidanları diken, fındığı sökerek kivi yetiştirmeye başlayan, kapama kiraz ve ceviz bahçesi kuran köylülerin sayısı da artıyor.

Ürün deseni değişirse
Önümüzdeki yıl ve daha sonraki yıllarda tarla ve ahırlarda hızlı bir dönüşüm ve değişime tanık olacağız. Çünkü, İstanbul marketlerinde perakende olarak kilosu 1.5 - 2 milyon liraya kiraz satılırken, Bayramiç köylerinde yetişen 900 ziraat cinsi kirazı ihracatçılar bahçede kilosu 3.5 milyon liradan satın aldılar. İstanbul Hali'ne kiraz gönderenler parasını almak için günlerce beklerken, ihracatçılar aldıkları kirazın parasını peşin ödediler. Bunu gören pek çok köylü ve kentli, bodur fidanlarla ihracatçının istediği cins kiraz ve öteki cins meyveleri yetiştirmek için harekete geçti.
Türkiye, çok geniş potansiyeline rağmen bugün yılda sadece 500 - 550 milyon dolarlık yaş sebze - meyve ihraç edebiliyor. Bu işi bilenler, Türkiye'nin yaş sebze - meyve ihracatının 5 milyar dolara çıkabileceğini belirtiyorlar. Bunu başarmak için, tarlaların ürün desenini değiştirmeli ve Türkiye'nin tarımsal ürün haritasını çizmeliyiz.




BUSINESS



































İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber