Frank Hoogerbeets vs. Dyson Lin: Deprem uzmanlarının Türkiye savaşı

Depremle yatıp depremle uyanıyoruz. Ancak bizi depremden daha çok korkutan şey bazı uzmanlardan gelen uyarılar. Tayvanlı Dyson Lin'den Hollandalı Frank Hoogerbeets'e son dönem epey iyi 'deprem uzmanı' yarattı. Ancak bu isimlerin Türkiye ile ilgili yaptığı yorumlar epey BBG evini andırıyor...

Frank Hoogerbeets vs. Dyson Lin: Deprem uzmanlarının Türkiye savaşı

Deprem günlerdir 'TT' oluyor

Deprem günlerdir 'TT' oluyor
Elazığ'da yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan depremden sonra hepimiz deprem konusunda algıda seçici olmaya başladık. Günlerdir sosyal medyada deprem konusu 'TT' oluyor.

Algıda seçiciyiz

Algıda seçiciyiz
Hal böyle olunca depremle ilgili en ufak bir haber bile dikkatimizi çekiyor. Bunun en büyük nedeni elbette psikolojik. Algılarımız açık. Algıda seçiciyiz.

Gözler Dyson Lin'e çevrilmişti

Gözler Dyson Lin'e çevrilmişti
Elazığ depremindene sonra ne olmuştu? Tayvanlı Dyson Lin adlı bir adamcağız, Twitter'da fenomen olmuştu. Peş peşe pek çok kez deprem uyarısında bulununca Türklerin dikkatini çekmişti.

Bir de Frank Hoogerbeets'imiz var

Bir de Frank Hoogerbeets'imiz var
Ama durun, hepsi bu kadarla sınırlı değil. Bir de Hollandalı Frank Hoogerbeets'imiz var. O da tıpkı Dyson Lin gibi düzenli aralıklarla Türkiye için deprem uyarısında bulunuyor.

Bir atışmadıkları kalmıştı!

Bir atışmadıkları kalmıştı!
Gelinen tablo enteresan. Çünkü son dönemin en 'popi' deprem uzmanları birbirine girmiş durumda! Frank Hoogerbeets, bir tweet atarak adeta Tayvanlı Dyson Lin'e diss atmış durumda.

"Türklere şantaj yapıyor"

"Türklere şantaj yapıyor"
Ne demiş Hoogerbeets? Demiş ki, "Dyson Lin şimdi de halka açık deprem tahmini yapmak için en az 200 kişinin ona ödeme yapmasını istiyor. Türklere şantaj yapıyor gibi görünüyor. Bu, utanç vericidir. Gerçek deprem bilgisi herkesin erişimine açık olur..."

Hangisi daha garip?

Hangisi daha garip?
Son dönemin en popüler deprem uzmanlarının mütemadiyen Türkiye için deprem uyarısında bulunması mı saçma, yoksa birinin bizden para talep etmesi, ötekinin para talep etmesini eleştirmesi, cevap vermesi filan mı garip?

İş artık falcılığı kaydı

İş artık falcılığı kaydı
İş artık falcılığa kaymış durumda gibi gelmiyor mu size de? Şanslıyız çünkü bizim profesörlerimiz, deprem uzmanlarımız sosyal medyada Türkiye'ye peş peşe uyarı yağdıran 'sözde'msi uzmanlara sağlam eleştiriler getiriyor.

"Bir anlamda falcılıktır, kehanettir"

"Bir anlamda falcılıktır, kehanettir"
Örnek? Prof. Dr. Naci Görür, "Deprem kestirimi önemli bir konudur. Ancak daha AB standartlarına ulaşmadan deprem kestirimi yaparak kamuoyuna ilan etmek bilim insanlığının dışında çok hafif bir davranıştır. Bir anlamda falcılıktır, kehanettir" demiş.

"At yarışı tahmininden farklı değil"

"At yarışı tahmininden farklı değil"
Yine şahane bir "Çat!"lık eleştiri de İTÜ'den gelmiş. Prof. Dr. Cenk Yaltırak, "Deprem kahini diye ortaya çıkan kişilerin bilimsel makaleleri yok. Bu kişilerin yaptığı at yarışı tahmininden farklı bir durum değil" diye konuşmuş.

İçimizdeki korkuyu beslemek

İçimizdeki korkuyu beslemek
Biliyorum, korku insana birçok şey yaptırıyor. Ancak sosyal medyada dönen 'kıyamet alarmı' tweetler ve saygınlığı şüpheli isimlerin ortaya attığı her şeye körlemesine inanmak içimizdeki korkuyu besliyor. Kendimize yapabileceğimiz en yanlış davranışlardan biri bu.

Bu kötülüğü kendimize yapmayalım

Bu kötülüğü kendimize yapmayalım
Profesörler bas bas bağırıyor, "Deprem önceden tahmin edilemez!" diye. Hâlâ yok Dyson Lin'miş, yok Frank Hoogerbeets'miş, gerçekten bilimsel verilerden uzak bu 'trend' isimlere inanarak kendimize kötülük yapmaya devam etmek istiyor muyuz? Deprem korkumuzu suistimal eden bu isimlere prim vermek ya da vermemek - bence bütün mesele artık bu!


can.sisman@milliyet.com.tr

 
Bu makaleye ifade bırak