Frida Kahlo: Aşk, acı ve devrimin kadını

Zaten bu dünyadan göçüp gidince kıymetli olmaz mı güzel olan her şey? Frida Kahlo, doğup büyüdüğü Meksika’dan tüm dünyaya ismini duyurdu ve adını güçlü bir kadın figürü olarak ölümsüzleştirdi. Hiçbir şey kendiliğinden var olamaz öyle değil mi? İşte bu yüzden Frida'yı Frida Kahlo yapan yegane şey hayatın ta kendisidir. Gelin, popüler kültürün bir parçası haline gelmiş Frida Kahlo'yu acılarıyla, mutluluklarıyla tüm duygularıyla yakından tanıyalım...

Frida Kahlo: Aşk, acı ve devrimin kadını

Mutlu bir çocuk değildi

Mutlu bir çocuk değildi

Frida Kahlo mutsuz bir evde doğdu. Babası Guillermo Kahlo, ilk karısının ölümünden sonra annesi Matilde Calderón y González ile evlendi, ancak evlilikleri hiçbir zaman sevgi dolu bir evlilik olmadı. Kahlo'nun kendisinden önce bir erkek kardeşi doğdu ve maalesef çok uzun süre yaşamadan öldü. Kahlo'nun annesi bu acıya dayanamadı ve uzun yıllar oğlunun yasının tuttu. Kahlo da 'ailenin oğlu' rolünü üstlendi. Boks ve güreş gibi sporlar yaptığı için babası her zaman onu diğer çocuklarından bir başka sevdi.
 

Çocuk yaşta felç geçirdi

Çocuk yaşta felç geçirdi

Kahlo yaklaşık 6 yaşındayken çocuk felcine yakalandı. Hastalık sağ bacağının incelmesine ve kısalmasına neden oldu. Kahlo, ilk başta bacağında oluşan incelmeyi bandajlarla gizledi ve kalın çoraplar giyerek sakladı. Bu durumu ailesinin fark etmesini hiçbir zaman istemediği için uygun bir tedavi uygulanamadı. Yaşadığı bu felç onda kalıcı hasarlar bıraktı. Babası onu yüzme, futbol ve güreş gibi sporlar yapmaya teşvik etti. Bu sporların bacağını iyileştirmeye yardımcı olacağına inanıyordu ancak çocuk felcinin etkilerinden bacağı asla tam olarak iyileşmedi. Bacağı ve sırtı kalıcı olarak hasar aldı.
 

Okul hayatı zor geçti

Okul hayatı zor geçti

Kahlo, sağlık sorunları nedeniyle okula geç başladı ve sınıf arkadaşlarının çoğundan yaşça daha büyüktü. Bacağındaki aksaklık yüzünden bütün arkadaşları onunla sürekli alay ediyorlardı. Kız kardeşleri manastırda eğitim alırken ailesi onu bir Alman okuluna gönderdi. Buradaki eğitimi sırasında başına tatsız olaylar geldi. Yaşanan bu olaylardan sonra ailesi kızlarının kaydını o okuldan aldırdı. 15 yaşındayken Kahlo, Meksiko'daki elit Ulusal Hazırlık Okulu'na kabul edildi. 

Burada okurken doktor olmaya karar verse de yaşam onu bambaşka bir şekilde şekillendirdi.
 

Geçirdiği bir trafik kazasıyla hayatı değişti

Geçirdiği bir trafik kazasıyla hayatı değişti

Frida Kahlo, 18 yaşındayken bir trafik kazası geçirdi. Kahlo, iyileşme süresinde aylarca yatağa hapsolduğundan kendine uğraşacak bir şeyler aradı. Babası bu sürede ona tuval ve boyalar aldı. Bu süreçte birçok tablo yaptı.
 

Frida Kahlo ve Diego Rivera

Frida Kahlo ve Diego Rivera

20 yaşında hayatını değiştiren bir diğer olay ressam aşkı Diego Rivera ile tanışması oldu diyebiliriz. Kahlo'nun acılarına fiziksel sorunları yetmiyormuş gibi bir de Diego’nun süregelen çapkınlıkları ve aldatmaları da eklendi. Frida evlilikleri boyunca kendini hep yalnız hissetti ve bunu da kendisine yapmaktan en keyif aldığı resimlerle anlattı. Aslında onun tüm acıları, yalnızlıkları ve kederleri resimlerde can bulmuş diyebiliriz. 
 

'Las dos Fridas'

'Las dos Fridas'

Frida hayatını tamamen değiştiren ve ona derin üzüntüler yaşatan Diego için hissettiklerini resmetti. Bu tabloya 'Las dos Fridas' adını verdi. Tabloda Frida’nın yaşadıklarına dair derin izler görmek mümkün. İki Frida’nın birbirlerine bağlı olduğunu görüyoruz. İki kalp atardamar ile bağlı fakat soldaki Frida bir ameliyat makası ile damarını kesmiş.

Aldım tabloyu karşıma ve oturdum düşündüm yahu Frida sana ne yaşatmışlar da resimlerin bile canlı birer acı gibi... Ve devam ediyoruz, kucağına akan kan damlalarının Frida’nın düşük yaptığı bebeklerini sembolize ettiğini düşünüyorum. Aynı zamanda el ele tutuşarak da birbirlerine kenetli olan iki Frida görüyoruz. Bu resmi, Diego ile boşandıktan sonra yapması ise çektiği acıların bir dışavurumundan başka bir şey değil.

Sağdaki Frida’nın elindeki mini portreye yakından baktığımızda Diego’nun çocukluğunu görüyoruz. Sağdaki Frida’nın kalbi sapasağlam iken diğer yarısının kalbi yaralı. Yaralı mı? Paramparça desem abartmış sayılmam sanırım.

Diego'ya sesleniyorum, Frida'yı kız kardeşiyle aldatırken bu sevginin karşılığını ancak bu şekilde verebilirim diye düşünmüş olamazsın sanırım!

Yeniden barıştılar

Yeniden barıştılar

Rivera, 1939'da Kahlo'dan boşanmak istedi, ancak uzun süre ayrı kalamadılar. Ayrıldıktan sonra bile sürekli görüşmeye devam ettiler.  Rivera ve Kahlo Aralık 1940'ta yeniden evlendiler ve her ikisi de evlilik dışı ilişkilerini sürdürmeye devam etseler de Kahlo'nun ölümüne kadar evli kaldılar.

İşin bu kısmına yapacak hiçbir yorumum kalmadı açıkçası. Bir aşkın bu kadar birbirine zıt duyguyu bir arada yaşatıyor olması beni derin düşüncelere daldırmadı değil. Doğrusu ilişkilerini acıyla beslemişler diyebiliriz.

Anne olamadı

Anne olamadı

Yaşadığı trafik kazası sebebiyle vücudunda kalıcı hasarlar kaldı bu yüzden bütün hamilelikleri düşükle sonuçlandı. Bu durum onda büyük bir depresyon yarattı.

Son yıllarında...

Son yıllarında...

Kahlo'nun sağlığı, yaşamının son on yılı boyunca sürekli olarak kötüye gidiyordu. Ağustos 1953'te sağ bacağında bir kangren meydana geldi ve sonunda bacağının diz altından kesilmesi için bir operasyon geçirdi. O yıllarda Alvarez Bravo'nun Çağdaş Sanat Galerisi, Meksika'da Kahlo'nun ilk ve son kişisel sanat şovuna ev sahipliği yaptı. Kahlo, açılış gecesine ambulansla geldi. Bir sedyeye taşındı ve onun için yapılan özel yatakta geceyi geçirdi. O geceden sonra iyice kötüleşti ve Sanatçı 1954'te zatürree nedeniyle hayatını kaybetti. Son günlerinde öleceğini hissetmiş olacak ki günlüğüne son kez bir not düştü: “Umarım gidiş neşelidir. Ve asla geri dönmemeyi umuyorum.”
 


Her hikâye, sahibine göre biraz kederli ve biraz şekerlidir bence ve yaşadığımız tüm sınavlar seçimlerimizin yansımasıdır. Eğer Kahlo yakın arkadaşım olsaydı hatta yakını boşverelim Kahlo benim üst kat komşum olsaydı ya da markette karşılaştığım herhangi biri. Ondaki ışığı ilk görüşte fark ederdim ve ona kimsenin ışığını söndürmesine izin vermemesi gerektiğini söylerdim. Hayatlarımıza, anlam katacağını düşündüğümüz insanlar girer ve milyonlarca anlam yükleriz. Bazı zamanlar hikâyenin sonunda üzülen ve kaybeden biz olabiliriz. İşte bu yüzden doğru kişilere doğru anlamlar yüklemek en sağlıklısı olacaktır. Frida'ya değerli ve özel olduğunu kendisini sevmesi gerektiğini söylerdim. Sanırım bazen akışın yönünü değiştiremeyebiliyoruz. Eğer son bir şey söylemem gerekerirse, yine de Diego'ya teşekkürler Frida'yı Frida yaptığı için...

 

Bu makaleye ifade bırak