07.06.2026 - 11:35 | Son Güncellenme:
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Peru’da seçmenler, ülkenin son on yılda yaşadığı kronik siyasi istikrarsızlığın gölgesinde bugün (07.06.2026) kritik cumhurbaşkanlığı ikinci turu için sandık başına gidiyor. Seçim, ekonomik ve siyasi krizin derinleştiği bir dönemde gerçekleşirken, ülkede son on yılda dokuz cumhurbaşkanının görev yapmış olması dikkat çekti.
Yerel medyadan edinilen bilgilere göre seçim yarışı, iki zıt aday arasında geçiyor: 'düzen ve güvenlik' sloganıyla kampanya yürüten sağcı aday Keiko Fujimori ile doğal kaynakların yönetiminde köklü değişim ve devletin ekonomide daha güçlü rol almasını savunan solcu aday Roberto Sánchez.
SİYASİ YORGUNLUK VE TOPLUMSAL GERİLİM
Seçim süreci, kamuoyunda “siyasi yorgunluk” olarak tanımlanan bir atmosferde yürütülüyor. Başkent Lima başta olmak üzere ülkede organize suç, şantaj ve yolsuzluk vakalarındaki artış, seçim kampanyasının merkezine yerleşmiş durumda.
Seçmen kitlesinin yaklaşık dörtte birini oluşturan gençler ise seçim sonucunu belirlemede kritik bir rol oynuyor. Ancak genç seçmenler arasında adaylara ve programlarına yönelik belirgin bir bölünme göze çarpıyor.
İKİ KARŞIT YÖNETİM MODELİ
Dördüncü kez cumhurbaşkanlığı yarışına katılan Keiko Fujimori, özellikle kentsel alanlarda ve Lima’da güçlü bir seçmen tabanına dayanıyor. Eski Cumhurbaşkanı Alberto Fujimori’nin siyasi mirasını taşıyan Fujimori, organize suçla mücadelede ordunun daha aktif rol almasını ve “sert güvenlik politikalarını” savunuyor. Aynı zamanda serbest piyasa ekonomisine bağlılığını sürdürüyor.
Öte yandan Roberto Sánchez, kırsal bölgeler ve yerli topluluklardan güçlü destek alıyor. Aday, bakır ve altın gibi stratejik kaynakların yönetiminde devletin rolünün artırılmasını, madencilik sözleşmelerinin yeniden gözden geçirilmesini ve polis teşkilatında kapsamlı reform yapılmasını öneriyor.
GÜVENLİK EN KRİTİK BAŞLIK
Ülkede özellikle ulaşım sektörü ve küçük işletmeleri hedef alan şantaj suçlarındaki artış, seçmenlerin en önemli gündem maddesi haline geldi. Fujimori destekçileri güvenlik sorunlarının “sert müdahalelerle” çözülebileceğini savunurken, Sánchez taraftarları sorunun sosyal eşitsizlikler ve kurumsal yolsuzlukla bağlantılı olduğunu vurguluyor.
BÖLGESEL VE KÜRESEL BOYUT
Seçim, yalnızca iç siyaset açısından değil, bölgesel ve küresel dengeler açısından da önem taşıyor. Peru, dünyada Venezuela’dan sonra en fazla göçmen barındıran ikinci ülke konumunda bulunuyor. Bu durum, yeni hükümet üzerinde ek sosyal ve ekonomik baskı oluşturuyor.
Ayrıca ülke, Çin ve ABD arasındaki jeopolitik rekabetin de merkezinde yer alıyor. Çin, Peru’nun en büyük ticaret ortağı ve özellikle madencilik sektörü ile Chancay Limanı gibi büyük altyapı projelerinde başlıca yatırımcı konumunda bulunuyor. Buna karşılık Washington, Çin’in Latin Amerika’daki artan etkisini yakından izliyor ve bölgedeki stratejik dengelerin korunmasına önem veriyor.
YENİ DÖNEM BEKLENTİSİ
Tüm bu gelişmelerin gölgesinde Perulular, 28 Temmuz’da başlayacak beş yıllık yeni görev dönemini üstlenecek lideri bekliyor. Seçimin, ülkede yıllardır süren siyasi istikrarsızlığı sona erdirip erdirmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.