25.11.2025 - 09:13 | Son Güncellenme:
11. Yargı Paketi ve infaz düzenlemesi son durum ne? Gündemin en çok takip edilen başlıkları arasında yer alan 11. Yargı Paketi ve infaz düzenlemesi, geçtiğimiz hafta Meclis’e sunulması beklenirken ertelendi. Ertelemenin başlıca nedeni, kamuoyunda “Kovid-19 infaz düzenlemesi” olarak bilinen, kapalı cezaevinden açık cezaevine erken geçiş ve denetimli serbestlik haklarını hızlandıran maddenin pakete eklenip eklenmeyeceğine dair tartışmalar oldu. Peki, 11. Yargı Paketi ve infaz düzenlemesinin içeriği ve maddeleri nelerdir, son gelişmeler neler?
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, kamuoyunda “Kovid izni” olarak da bilinen ve 31 Temmuz 2023 tarihinden önce cezası kesinleşmemiş olan hükümlülerin erken tahliyesinin önünü açan düzenlemeyi de içerecek yeni bir ceza infaz yasasının gündemlerinde olduğunu söyledi.
Hazırlanan etki analizi raporuna göre, düzenlemenin teklife girip girmeyeceğine karar verecek AK Parti’nin, olası değişiklikleri 7 ila 8 madde olarak 11. Yargı Paketi’nin içine ekleyebileceği belirtiliyor.
Cumhur İttifakı ortaklarının uzun süredir üzerinde çalıştığı düzenlemeye ilişkin dün MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yıldız paylaşımında, “İnfaz Kanunu Geçici 10. maddesi ile, kapalı cezaevinden açık cezaevine erken geçme ve denetimli serbestliğe erken ayrılma imkanı getirilmişti. Suç tarihinin esas alınması yerine hükmün kesinleşmesi tarihinin esas alınması ağır bir eşitsizlik yaratmıştı. Şimdi giderilme zamanı” ifadelerine yer verdi. Yıldız’ın da işaret ettiği düzenlemede, örgütlü suçlar ve terör olaylarının kapsam dışı tutulacağı, yasanın yürürlüğe girmesinin ardından da ilk etapta 50 bin kişinin tahliye imkanı bulacağı belirtiliyor.
AK Parti’nin 11. Yargı Paketi’ni geçen hafta TBMM’ye sunması bekleniyordu. Ancak teklifin sunumu bu haftaya bırakıldı.
Bakan Tunç, Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfındaki Yargı Teşkilatı Toplantısı'nda basın mensuplarıyla bir araya geldi, soruları yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Dijital ortamdaki suç yapılanmalarına ilişkin soruyu cevaplayan Bakan Tunç, İzmir'de 16 yaşında bir çocuğun 3 polisi şehit ettiğini, bilgisayar başında tanımadıkları kimselerden "resmen eğitim aldığını", bunun üzerine kendisini örgüt mensubu gibi gördüğünü belirtti.
Çocuğun eyleminden önce "Gideceğim, katliam yapacağım." paylaşımında bulunduğunu hatırlatan Bakan Yılmaz Tunç, "Burada hem bu tür suçlar hem uyuşturucu ticareti, sanal bahis, sanal kumar, yasa dışı bütün faaliyetler, yani artık bu teknoloji çağında dolandırıcılık, kripto para vesaire tüm bunlar internet ortamında yapılan eylemler. Şimdi bunlar gerçek hayatta yapılırsa zaten suç. Gerçek hayatta bunları kovalamak daha kolay ama dijital ortamda bunların izini sürmek kolay değil." diye konuştu.
Yaklaşık 2 hafta önce Vietnam'da Siber Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ni imzaladıklarını dile getiren Bakan Tunç, sanal ortamdaki suçların bütün ülkelerin problemi olduğunu, bunun ülke sınırını aşan suçlar olduğunu söyledi.
Söz konusu suçlarla ülkelerin tek başına mücadele etmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Bakan Tunç, sözleşmeyi ilk imzalayan ülkeler arasında Türkiye'nin yer aldığını bildirdi.
"11. Yargı Paketi'nde bilişim suçlarıyla ilgili düzenlemelerimiz var." ifadelerini kullanan Tunç, "Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) bilişim suçlarıyla ilgili yapılan düzenlemeler, daha detaylı yapacağımız düzenlemeler." dedi.
Bakan Tunç, sanal ortamda suç tespit edebilmek için siber polislerin sanal ortamda da devriye gezmesi gerektiğini belirterek, "Nasıl açık alanda güvenliğe önem veriyorsak siber alemde de güvenliğe önem vermemiz lazım." görüşünü paylaştı.
ÇOCUKLARI SUÇA SÜRÜKLEYENLERİN CEZALARI ARTACAK
Adalet Bakanı Tunç, suç örgütlerine ilişkin düzenlemeler içeren TCK 220. maddede düzenlemelerin yer alacağını vurgulayarak, "Milletvekillerimiz şu anda bunu teklife daha dönüştürmediler. 11. Yargı Paketi'nde olacak. Çocukları suça sürükleyen, suçta çocukları araç olarak kullananlarla ilgili cezaların arttırılması söz konusu." dedi.
Konuya ilişkin yasa teklifinde örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak suçlarının hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılmasının öngörüldüğünü aktaran Bakan Tunç, şu bilgileri verdi:
"Buna göre, örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası 4 yıldan 8 yıla kadar hapisken 5 yıldan 10 yıla çıkartılacak. Örgüt üyeliği suçunun cezasının üst sınırı 4 yıl hapis iken 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmektedir. Yine örgütün silahlı olması halinde cezada dörtte birinden yarısına kadar yapılan artırım, sadece yarısı oranında olacak şekilde düzenlenmektedir. Buna göre silahlı bir örgütü yöneten kişiye 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilirken teklife göre 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası verilebilecektir.
Diğer yandan, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek cezanın yarısından bir katına kadar artırılacağı kabul edilmektedir. Örneğin örgüt faaliyeti çerçevesinde çocuğa bir yeri silahla taratan, birini tehdit ettiren ya da yaralatan örgüt yöneticisine, yöneticilik suçundan dolayı verilecek, ceza yarısından bir katına artırılabilecektir. Buna göre 7 yıl 6 ay olacak alt sınırdaki hapis cezası 1/2 oranında artırılırsa 11 yıl 3 ay; 15 yıl olacak üst sınırdaki hapis cezası bir kat artırılırsa 30 yıl olabilecektir. Mevcutta çocuğu araç olarak kullanma diye bir suç yoktu."
GENEL AF VAR MI, AF ÇIKACAK MI?
Geçtiğimiz aylarda sorulan genel af olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Tunç, "Af anlamına gelebilecek herhangi bir çalışma söz konusu değil." yanıtını verdi.




