05.03.2026 - 17:05 | Son Güncellenme:
Gaz sancısı, bebeklerin çoğunda 3-4. aylar arasında belirgin şekilde azalır ve genellikle 4-6. aylar arasında kendiliğinden kaybolur. Bu durum, genellikle masum nedenlere dayanmakla birlikte, ebeveynler için uykusuz gecelere ve endişeye yol açabilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Birincioğlu Çetin, bu dönemde bazı kurallara dikkat edilerek gaz sancısının önlenebileceğini veya hafifletilebileceğini belirterek “Ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken en önemli şey; hekim tavsiyesi olmadan, bebeğe gaz sorununa karşı bitkisel içerikli takviyeler veya ilaçlar vermemek olmalı. Bunlar bebeğin sindirim sistemine zarar verebilir ve altta yatan bir hastalık varsa, tanısını geciktirebilir. Bitki çayları, şekerli su ve zeytinyağı da sindirim sisteminde sorun oluşturabilecekleri için verilmemelidir. Bunların yanı sıra emziren annelerin rezene çayı içmelerini de artık önermiyoruz. Çünkü, fazla tüketildiğinde, içerisinde bulunan fitoöstrojenler anne ve bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir.” dedi.
Bebeklik döneminde, özellikle 0-6 ay arasında sindirim sisteminin tam olarak olgunlaşmamış olması, gaz sancısının en yaygın nedeni olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, bebeğin hızlı emmesi ve emme sırasında hava yutması, yanlış emzirme teknikleri ve bağırsak hareketlerinin düzensizliği de gaz oluşumuna yol açabiliyor. Gaz çıkarma mekanizmasının yeterince gelişmemiş olması ve karın kaslarının zayıf olması, bebeğin gazı rahatça atamamasına sebep olabiliyor. Ayrıca, genetik yatkınlık ve bağırsak florasının yapısı gibi bireysel faktörler de bu süreci etkileyebilir. Bazı durumlarda ise besin alerjisi veya laktoz intoleransı gibi tıbbi problemler de gaz sancısına yol açabilir.
Gaz sancısı genellikle beslenme sonrası veya akşam saatlerinde daha belirgin hale gelir. Bu sancı sırasında bebekler sıklıkla mırıldanır ve sürekli ıkınma sesleri çıkarır. Uykularında da sesler duyulabilir ve kıvranma hareketleri ile ‘S’ şeklinde kasılmalar gözlemlenebilir. Karın bölgesinde şişkinlik ve sertlik oluşur, bacaklar karna çekilir. Bebek huzursuzluk yaşar, ağlama nöbetleri geçirebilir ve gazını çıkardıktan sonra belirgin bir rahatlama gözlemlenir. Ayrıca, emme sırasında sık sık memeyi bırakma ve uykudan sıkça uyanma da görülebilir.
Her beslenme sonrasında bebeğinizin gazını mutlaka çıkarmalısınız. Meme değişimlerinde de gazını çıkarmayı alışkanlık haline getirmek önemlidir. Omuza yaslama veya oturur pozisyonda hafif sırt sıvazlama, gazın daha kolay çıkmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca, bacaklarını bisiklet çevirir gibi nazikçe hareket ettirmek, gazın bağırsaklarda ilerlemesine katkı sağlayacaktır. Kısa süreli emzirmelerden kaçının. İlk süt laktoz açısından zenginken, son süt ise yağ içerir. Bebeğinizin hem doyması hem de sürekli gaz yapan ilk süte maruz kalmaması için ilk 3 ayda en az 10-15 dakika boyunca emzirmeye özen gösterin.
Acele etmeyin ve sakin bir şekilde, hafif dik pozisyonda beslemeyi alışkanlık haline getirin. Beslenme sonrasında hemen düz yatırmaktan kaçının, bebeğinizi en az 30-45 derece açıyla yatırmaya özen gösterin. Nazikçe karın masajı yapın. Tercihen ılıtılmış özel bebek masaj yağları kullanarak, günde 1-2 kez, özellikle akşam saatlerinde, saat yönünde nazikçe karın masajı yapın. Ancak, kusma riskine karşı masajı bebeğinizin tok karnına yapmamaya özen gösterin.
Hava yutmasını önlemek için beslenme sırasında bebeğinizin memeyi veya biberonun emziğini tam kavradığından emin olun ve antikolik biberonları tercih edin. Ayrıca, bebeğinizi dümdüz pozisyonda beslememeye özen gösterin ve kendi kendine beslenmesine izin vermeyin. Biberonun emzik kısmına hava girmesini engellemek için bebeğinizi dik bir şekilde beslemek, hava yutmasını önlemek açısından oldukça önemlidir.
Gaz sancısı genellikle önemsiz nedenlerden kaynaklansa da, bazı belirtilere karşı dikkatli olunmalıdır. Çünkü nadiren de olsa, gaz sancısının altında enfeksiyon, bağırsak tıkanıklığı, alerji veya laktoz intoleransı gibi sindirim sistemi sorunları yatabiliyor. Özellikle şiddetli ve sakinleştirilemeyen ağlama, kusma (özellikle yeşil renkli veya fışkırır tarzda), ateş, kilo alamama veya kilo kaybı, dışkıda kan görülmesi, uzun süre gaz ve gaita çıkışının olmaması, karın bölgesinde belirgin hassasiyet veya sertlik ve genel durum bozukluğu durumlarında mutlaka hekime başvurulması gerekir.