13.01.2026 - 10:07 | Son Güncellenme:
Almanya'nın başkenti olan Berlin gezilecek en zengin şehirler arasında yer almaktadır. Harika ve ünlü müzeleri, caddeleri, meydanları ve tarihi yapıları ile beraber doyum alamayacağınız eşsiz bir turistik seyahat gerçekleştirebilirsiniz. Birbirinden cazibe noktaları seyahat ederken, tarih içerisinde kaybolabilir ve aynı zamanda muhteşem doğal güzelliklerine de şahitlik edebilirsiniz. En gözde mekanları ziyaret ederken aynı zamanda Türklerin yoğun olduğu bölgelerden de geçebilirsiniz. Üstelik gezi öncesi turlara katılmak suretiyle yapacağınız rezervasyon ile beraber, çok daha kısa süre içerisinde geniş bir alana görmeniz mümkün. Günün 24 saati boyunca açık olan Berlin, tarihi dokusu ile en büyülü şehirler arasında yer almaktadır. İkinci Dünya Savaşı dahil birçok farklı savaşa şahitlik eden Berlin, aynı zamanda birbirinden değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Keyifli bir seyahat gerçekleştirebilir ve bu seyahatin tadını çıkarırken, fotoğraf çekip video kaydederek ziyaretinizi ölümsüz kılabilirsiniz. Şimdi Berlin'de gezilip görülmesi gereken ve listeye dahil edilecek en güzel yerleri bir göz gezdirin. Türkçe anlamı ile Brandenburger kapısı olarak da bilinen bu tarihi alan Prusya Kralı III. Frederick Wilhelm emri ile 1788-1791 yılları arasında yapılmıştır. 65,5 metre uzunluğa sahip olan bu muhteşem yapının 11 metre derinliği bulunmaktadır. Özellikle Almanya'da neo-klasik tarzda yapılmış en eski ve en önemli yapılardan biridir. Bu muhteşem ve çok özel kapı toplam 12 kolon destek ile oldukça görkemli bir etki yaratmaktadır.
Muhteşem bir ikonik tasarıma sahip Reichstag yani parlamento binası, 1882 yılında düzenlenmiş olan bir yarışma ile yapısı belirlenmiştir. Yapılan bu yarışmayı kazanan Paul Wallot’un çizimlerine bakılmak suretiyle 1884- 1894 yılları arasında inşa edilmiştir. Özellikle klasisizm ile beraber yüksek Rönesans döneminin izlerini en iyi şekilde taşıyan yapılar arasında yer almaktadır. En önemlisi cam kubbesi ile beraber en dikkat çeken yapılar arasında yer almaktadır.
Yüksek Rönesans döneminden Bir kilise olarak öne çıkan Berlin'den dom, Almanya'nın en önemli katedralleri arasında yer almaktadır. 18. yüzyılın başlarında inşa edilmiş bu özel yapı müzeler adası üzerinde yükselmektedir. Özellikle yapılan görkemli hale gelmesinde öne çıkan kubbeler, II. Frederick döneminde Carl Von Gontard tarafından yapılmıştır.
Belki de Berlin’de dünya çapında en çok bilinen yapılardan biri olarak Berlin duvarını söylemek mümkün. 1961 yılından 1989 tarihine kadar doğu ve batı Almanya olarak ülkeyi ikiye bölen bu duvar, toplamda 46 kilometre uzunluğundadır. Özellikle kentin Batı kısmını abluka içine almak amaçlı yapılmış bir duvardır. Ancak 1989 yılında bir devrim ile beraber Berlin halkı tarafından duvar yıkılmıştır.
Sosyal açıdan canlı bir alan olarak Aleksanderplatz, Berlin’e gelindiği zaman mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır. Şehrin merkezinde muhteşem bir meydan olmasının yanı sıra, orta çağ döneminde bir sığır pazarı şeklinde kullanılmaktaydı.
1920'li yıllara kadar kentin ana artere olarak öne çıkan Potsdamer Platz, günümüzde kentin dönüşüm açısından en çarpıcı alanlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Berlin Duvarı'nın yıkılması ile 1990 yılından sonra yapılan çalışmaların neticesinde, şehrin cazibe merkezlerinden biri haline dönüştü.
Tarihe ve sanata meraklı kişilerin mutlaka görmesi gereken yerler arasında Müzeler Adası gelmektedir. Mitte ilçesi sınırlarında yer alan bu ada, 5 farklı müze ile beraber muhteşem bir tarihi ziyaret imkanı vermektedir.
Charlottenburg Sarayı Fransa tarzında Barok dönemine ait döşenmiş bahçesi ile beraber muhteşem bir görselliğe sahiptir. Hohenzollern hanedanı Dönemi'nden kalma bir yapı olarak öne çıkan bu Saray, 1695-1699 yılları arasında inşa edilmiş en büyük ve görkemli yazlık saraylar arasında bulunmaktadır.9 - Holocaust Anıtıİkinci Dünya Savaşı döneminde nazilerin katlettiği Yahudiler için dikilmiş olan bir Anıt olarak öne çıkmaktadır. Yaşanan soykırım döneminde pek çok gazeteci ve yazarın 1980 yılında önayak olduğu bir Anıt olarak dikkat çekiyor. Oldukça görkemli ve büyük bir Anıt olduğunu dile getirmek mümkün.10 - Bergama Müzesi (Pergamon Museum)Bergama Müzesi Berlin'de Müzeler Adasında arasında yer almaktadır. 1910 yılında kurulmuş olan bu özel müze, Anadolu'da keşfedilmiş pek çok tarihi eserin korunması amaçlı ele alınmıştır. Milet Antik Kenti ile beraber Bergama Krallığı’na uzanan birçok farklı tarihi eser bulunmaktadır. Mutlaka gelip görülmesi gereken en zengin ve büyük müzeleri arasında yer alır.
İkinci Dünya Savaşı döneminde nazilerin katlettiği Yahudiler için dikilmiş olan bir Anıt olarak öne çıkmaktadır. Yaşanan soykırım döneminde pek çok gazeteci ve yazarın 1980 yılında önayak olduğu bir Anıt olarak dikkat çekiyor. Oldukça görkemli ve büyük bir Anıt olduğunu dile getirmek mümkün.
Bergama Müzesi Berlin'de Müzeler Adasında arasında yer almaktadır. 1910 yılında kurulmuş olan bu özel müze, Anadolu'da keşfedilmiş pek çok tarihi eserin korunması amaçlı ele alınmıştır. Milet Antik Kenti ile beraber Bergama Krallığı’na uzanan birçok farklı tarihi eser bulunmaktadır. Mutlaka gelip görülmesi gereken en zengin ve büyük müzeleri arasında yer alır.










