02.09.2026 - 15:58 | Son Güncellenme:
Çocuğunuzun size karşı çıkması her zaman sizi zorlamak istediği anlamına gelmeyebilir. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar kendi kararlarını verebildiklerini keşfetmeye başlıyor. Hangi kıyafeti giyeceğinden hangi oyuncakla oynayacağına kadar birçok konuda kontrol sahibi olmak istemesi bu gelişim sürecinin bir parçası olabilir.
Çocuğunuzun yapması gereken şey değişmeyecekse bile bunu nasıl yapacağı konusunda ona küçük bir seçim hakkı verebilirsiniz. Buradaki püf noktası her iki seçeneğin de sizin için kabul edilebilir olması. "Odanı hemen topla" demek yerine "Önce oyuncaklarını mı yoksa kitaplarını mı toplamak istersin" diyebilirsiniz. Yatma zamanı geldiğinde "Pijamanı kendin mi giymek istersin, ben mi yardım edeyim" şeklinde iki seçenek sunabilirsiniz. Böylece sınırı kaldırmadan çocuğun karar verme ihtiyacına alan açmış olursunuz.
Çocuğunuz sesini yükselttiğinde sizin daha yüksek sesle karşılık vermeniz çoğu zaman sorunu çözmek yerine tartışmayı büyütür. Özellikle çocuk çok öfkeliyken uzun açıklamalar yapmak ve aynı kuralı tekrar tekrar anlatmak da işe yaramayabilir. Kuralınızı kısa ve anlaşılır biçimde söyleyin. Ardından tartışmayı büyütmek yerine sakin kalmaya çalışın. Çocuğun duygusu yatıştıktan sonra konuşmak, öfkenin en yoğun olduğu anda uzun bir ders vermekten çok daha verimli olabilir.
Empati kurmak çocuğun her istediğine izin vermek anlamına gelmiyor. "Parktan ayrılmak istemediğin için kızdığını görüyorum. Çok eğleniyordun ama artık eve gitme zamanı" gibi bir yaklaşım hem çocuğun duygusunu kabul ediyor hem de sınırı koruyor.
Çocukların en çok zorlandığı anlardan biri sevdikleri bir etkinliğin aniden sona ermesi. Parkta oynarken bir anda "Hadi gidiyoruz" demek yerine birkaç dakika önceden haber vermek geçişi kolaylaştırabilir. "Beş dakika sonra eve gideceğiz" veya "Bu son çizgi film, ardından hazırlanacağız" gibi kısa hatırlatmalar kullanabilirsiniz. Küçük çocuklarda görsel zamanlayıcılar veya rutinler de işe yarayabilir. Böylece karar çocuğun gözünde aniden ortaya çıkan bir ebeveyn müdahalesi olmaktan çıkar ve beklenen bir sonraki adıma dönüşür.
Ebeveynlerin dikkati doğal olarak sorun çıktığında çocuğa yöneliyor. Oysa çocuğun iş birliği yaptığı anları fark etmek de davranışın şekillenmesinde önemli. "Oyuncaklarını söylediğimde topladığın için teşekkür ederim" gibi somut bir geri bildirim, çocuğa hangi davranışının olumlu olduğunu açıkça gösterir.