08.06.2026 - 11:02 | Son Güncellenme:
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Son yıllarda Mısır şehirlerinde yaşayan birçok kişinin, gündelik şehir yaşamında giderek daha sık görülen alışılmadık bir kuş türü fark etmeye başladığı bildirildi.
Orta boyutlu, kahverengi gövdeli, siyah başlı bu kuşun belirgin sarı gagası, göz çevresinde sarı bir halka ve sarı bacakları bulunuyor. Yüksek ve değişken sesler çıkaran tür, ıslık, cıvıltı ve ‘konuşur’ gibi seslerle dikkat çekiyor.
Al Jazeera’ya göre kuş çoğunlukla sokak lambalarının üzerinde, çitlerde, parklarda ve zaman zaman çöp konteynerleri ile açık gıda alanlarının yakınında görülüyor. Küçük serçeler gibi zıplamak yerine, yerde daha sabit ve yürüyerek hareket ediyor.
İSTİLACI BİR TÜR
Bu türün, ‘Hint sığırcığı’ olarak bilinen Acridotheres tristis olduğu belirtildi. İlk bakışta şehir ekosistemine zararsız bir ek gibi görünse de, ekoloji uzmanlarına göre bu kuş basit bir ziyaretçi değil; yayılma ve yerel türlerle rekabet etme kapasitesi yüksek istilacı bir tür.
HİNT SIĞIRCIĞI NEDİR?
Hint sığırcığı, Avrupa sığırcığı ve benzeri zeki kuşlarla aynı familyaya ait. Güney Asya’dan köken alır; doğal yayılım alanı Hindistan, Sri Lanka, Afganistan ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerini kapsar.
Ancak türün, yalnızca doğal habitatıyla sınırlı kalmadığı belirtildi. Bilinçli veya tesadüfi taşınmalarla Avustralya, Yeni Zelanda, Pasifik ve Hint Okyanusu adaları, Güney Afrika ve Orta Doğu’nun çeşitli bölgelerine yayıldığı vurgulandı.
Habere göre türün başarısının temelinde yüksek uyum kapasitesinin bulunduğu aktarıldı. Böcekler, meyveler, tohumlar, küçük omurgasızlar ve insan atıklarıyla beslenebiliyor. Ayrıca ağaç kovukları, bina çatlakları ve duvar boşlukları dahil her türlü boşluğa yuva yapabiliyor. Bu özellikler, yoğun gıda ve yapı çeşitliliği sunan şehir ortamlarında hızlı çoğalmasını kolaylaştırıyor.
MISIR’A NASIL GİRDİ?
2015 yılında “Sandgrouse” dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre Mısır’daki ilk kayıt, Nisan 1998’de Süveyş’in güneyindeki Ayn Sokhna’da görülen tek bir bireyle başlıyor.
1998–2000 arasında Güney Sina’daki Şarm El-Şeyh’ten de kayıtlar bulunuyor. Bu veriler, türün Mısır’a girişinin 1990’ların sonlarına dayandığını gösteriyor.
2008–2010 döneminde ise Kuzey Sina’da; Zaraniq, El-Ariş ve Refah gibi bölgelerde gözlemler artıyor.
En kritik bulgu ise 2009 yılında Zaraniq yakınlarında bir çiftin üreme davranışı göstermesi. Bir fabrika yapısındaki boşlukta yuva tespit edilmesi, türün artık yalnızca “gelen bir kuş” olmadığını, Mısır’da kalıcı popülasyon oluşturduğunu kanıtlıyor.
ÜREME VE YAYILIM HARİTASI
2024 yılında “Sustainability” dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Mısır genelinde türün yayılım potansiyelini analiz etti. Çalışma 2023 boyunca ülke çapında çok sayıda noktada aylık gözlemler gerçekleştirdi.
Araştırma kapsamında Kahire, Giza, İskenderiye, Matruh, Dakahlia, Port Said, Damanhur, Süveyş, Şarkiye, Kafr eş-Şeyh, Kızıldeniz kıyısı, Asyut, Asvan ve Sina bölgeleri incelendi.
Toplamda 117 farklı noktada türün varlığı veya istilası kaydedildi. Habere göre söz konusu durum, kuşun artık belirli bir bölgeyle sınırlı olmadığını, ülke genelinde kentsel ve kıyısal hatlara yayıldığını gösterdiği ifade edildi.
En uygun yaşam alanları Nil Deltası, Süveyş Kanalı çevresi, Kuzey Sina, Kızıldeniz kıyıları ve Nil hattı boyunca uzanan şehirleşmiş bölgelerde yoğunlaşıyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİSİ
Araştırma, sıcaklık değişimlerinin türün yayılımında kritik rol oynadığını ortaya koyuyor. Özellikle kış aylarındaki minimum sıcaklıklar, türün yeni alanlara yerleşmesini belirleyen en önemli faktörlerden biri.
Küresel ısınma senaryoları altında, 2100 yılına kadar Mısır’da uygun yaşam alanlarının genişlemesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, bunun otomatik bir “istila” anlamına gelmediğini vurguluyor. Yayılım; besin erişimi, yuvalama imkânı, insan etkisi ve yerel türlerle rekabete bağlı olarak şekilleniyor.
'EN TEHLİKELİ 100 İSTİLACI TÜR' ARASINDA
Bilimsel literatürde Hindistan mynası, dünya çapında “en tehlikeli 100 istilacı tür” arasında gösteriliyor.
1. Yuva rekabeti
Kuş, ağaç kovukları ve bina boşlukları için agresif rekabet gösterebiliyor. Şehirlerde bu tür alanların sınırlı olması, yerel kuş türleri üzerinde baskı oluşturabiliyor.
2. Yerel kuşlara etkisi
Avustralya ve bazı ada ekosistemlerinde, myna popülasyonunun artmasının küçük kuş türlerinde düşüşe yol açtığı gözlemlenmiş durumda.
3. Tarımsal risk
Meyve ve tarım ürünleriyle beslenebilen tür, özellikle meyve bahçelerinde zarar potansiyeli taşıyor. Ancak Mısır’da etkisinin boyutu henüz tam olarak ölçülmüş değil.
4. Kentsel ve sağlık etkileri
Büyük sürüler halinde yaşayan kuşlar gürültü, dışkı birikimi ve hijyen sorunlarına yol açabiliyor. Ayrıca çöp alanlarına yakın yaşamaları nedeniyle bazı parazit riskleri tartışılıyor.