16.06.2026 - 10:19 | Son Güncellenme:
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Küresel denizcilik dengeleri son yıllarda hızla değişirken, Çin dünyanın en büyük savaş filosunu inşa ederek denizlerdeki etkisini artırıyor.
Çin’in kıyı savunmasına odaklı bir güçten okyanuslarda faaliyet gösterebilen küresel bir deniz kuvvetine dönüşümü, Pekin’in ekonomik çıkarları, enerji güvenliği ve Tayvan başta olmak üzere stratejik hedefleriyle doğrudan bağlantılı.
ÇİN NEDEN DENİZ GÜCÜNE ÖNEM VERİYOR?
Katar merkezli Al Jazeera’nın analizine göre denizler enerji, balıkçılık, maden kaynakları ve küresel ticaret açısından kritik önem taşıyor. Tarih boyunca denizlere hakim olan devletler aynı zamanda dünya siyasetinde de belirleyici rol üstlendi.
Çin ise tarihsel olarak tarım ve büyük nehirler etrafında şekillenen bir uygarlık olduğu için uzun süre kara merkezli bir güvenlik anlayışı benimsedi.
Ancak modern dönemde ekonomik büyüme ve küresel ticaret ağına entegrasyon, Pekin'i denizlere yönelmeye zorladı.
Habere göre bugün Çin, 120'den fazla ülkenin en büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor.
Dış ticaretinin yüzde 90'ından fazlasını deniz yoluyla gerçekleştiriyor. Petrol ithalatının yaklaşık yüzde 80'ini deniz güzergahları üzerinden sağlıyor.
‘ULUSAL GÜVENLİK MESELESİ’
Bu nedenle deniz yollarının güvenliği Çin için yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi olarak görülüyor.
TAYVAN VE GÜNEY ÇİN DENİZİ'NİN ÖNEMİ
Habere göre Pekin yönetiminin Tayvan'ı yalnızca siyasi birlik meselesi olarak değil, aynı zamanda deniz stratejisinin merkezindeki unsur olarak değerlendirdiği ifade edildi.
Tayvan, Japonya'dan Filipinler'e uzanan ve Çin'in Pasifik'e açılımını sınırlayan "Birinci Ada Zinciri"nin tam ortasında yer alıyor. Çinli stratejistler, Tayvan üzerinde kontrol sağlanamaması halinde ülkenin büyük deniz gücü olma hedefinin gerçekleşemeyeceğini savunuyor.
Benzer şekilde Güney Çin Denizi de Çin açısından kritik öneme sahip. Yaklaşık 3,5 milyon kilometrekarelik bu bölgeden dünya deniz ticaretinin üçte biri ile yarısı arasında bir kısmı geçiyor. Bölge aynı zamanda önemli enerji rezervleri ve balıkçılık kaynakları barındırıyor.
ÇİN DONANMASININ DÖNÜŞÜMÜ
Analize göre 1949'da Çin Halk Cumhuriyeti kurulduğunda donanmanın temel görevi kıyıları korumaktı. Uzun yıllar boyunca küçük savaş gemileri ve kıyı savunma unsurları ön planda kaldı.
Değişim 1980'lerde başladı. "Modern Çin donanmasının babası" olarak anılan Amiral Liu Huaqing, "yakın denizlerde aktif savunma" doktrinini geliştirdi. Bu strateji Çin'in savunma hattını kıyıların ötesine taşımayı hedefliyordu.
1990'lı yıllarda Tayvan Boğazı krizleri ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığı Pekin'in deniz gücünü hızla geliştirme kararında etkili oldu.
Bu dönemde Çin, Rusya'dan Kilo sınıfı denizaltılar satın aldı, yeni nükleer denizaltı programları başlattı, modern destroyer ve fırkateyn projelerine yatırım yaptı, ilk uçak gemisi programının temelini attı.
DÜNYANIN EN BÜYÜK FİLOSU
2000'li yıllarla birlikte Çin ekonomisinin büyümesi deniz gücüne yapılan yatırımları hızlandırdı.
Hu Jintao döneminde yerli savaş gemisi üretimi önemli ölçüde arttı. Çin donanması ilk kez Somali açıklarında korsanlıkla mücadele operasyonlarına katılarak uzak sularda görev deneyimi kazandı.
2013'te Xi Jinping'in iktidara gelmesiyle birlikte hedef daha da büyüdü: Çin'in 2049 yılına kadar küresel bir askeri güç haline gelmesi.
Haberde, Çin donanmasından 'Çin Seddi' olarak bahsedildi.
Bu kapsamda son yıllarda, onlarca yeni denizaltı, destroyer ve fırkateyn hizmete alındı, donanma yılda ortalama 16,5 yeni savaş gemisi kazandı. Çin, gemi sayısı bakımından dünyanın en büyük savaş filosuna sahip ülke haline geldi.
ABD Kongresi Araştırma Servisi verilerine göre 2025 itibarıyla Çin donanmasında 234 savaş gemisi bulunurken, ABD donanmasında bu sayı 219 olarak kaydedildi.
ABD-ÇİN REKABETİ
Çin donanmasının yükselişi, Washington ile Pekin arasındaki stratejik rekabetin merkezindeki başlıklardan biri olarak görülüyor.
ABD, Çin'in Batı Pasifik ve Hint Okyanusu'nda kendi etkisini sınırlayacak bir güvenlik kuşağı oluşturmaya çalıştığını savunuyor.
Buna karşın Çin, deniz gücünü ekonomik çıkarlarını korumak ve olası bir abluka riskini önlemek için geliştirdiğini belirtti. Habere göre her ne kadar Çin savaş gemisi sayısında ABD'yi geçmiş olsa da, toplam tonaj ve ateş gücü açısından Washington üstünlüğünü sürdürüyor.











