25.09.2025 - 09:21 | Son Güncellenme:
2026 Hac kuraları için bekleyiş devam ediyor. 11 Ağustos 21 Eylül tarihleri arasında ön başvuru ve kayıt yenileme işlemleri e-Devlet üzerinden alındı. Başvuruların tamamlanmasının ardından gözler kuraların çekileceği tarihe çevrildi. İslam'ın beş şartından biri olan Hac ibadeti zengin ve durumu yerinde olan müslümanlara farz olarak kılınmıştır. Peki 2026 Hac kuraları ne zaman çekilecek?
2026 Hac kuralarının çekileceği tarihi Diyanet İşleri Başkanlığı henüz duyurmadı. Geçtiğimiz yıl hac kuraları 31 Ekim tarihinde gerçekleştirilmişti. Kura sonuçları ise aynı gün akşam saatlerinden sonra e-Devlet üzerinden Hacı adaylarının erişimine açılmıştı. Bu yıl da benzer şekilde kura çekiminin Ekim ayı sonu Kasım ayı başı içerisinde gerçekleştirilmesi bekleniyor.
2025 yılı içerisinde Suudi Arabistan yönetimi tarafından Türkiye'ye ayrılan kontenjanın 84 bin 942 olduğu Diyanet İşleri Ali Erbaş tarafından açıklanmıştı.
HAC İBADETİ
İslam Dininin temel ibadetlerinden birisi olan ve sözlükte “gitmek, yönelmek, ziyaret etmek” manalarına gelen hac, imkanı olan her müslümanın, belirli bir zaman içinde Kabe’yi,
Arafat ve Mina’yı ziyaret ederek belli bazı dînî görevleri yerine getirmek suretiyle yaptığı ibadeti ifade eder. Hac ibadetini yaparken çeşitli zaman ve mekanlarda icra edilen uygulamalara “menâsik” (tekili, mensek) denir.
Kutsal mekan kavramı ve bu yerleri ziyaret, insanlık tarihi boyunca bütün din ve inanç sistemlerinde görülmüştür. İslâmî bazı kaynaklara göre Hac ibadeti Hz.Âdem’e kadar uzatılsa da, Kur’ân-ı Kerim’in bildirdiğine göre, daha önce tahrip olmuş Kabe’nin eski temelleri Hz.İbrahim ve oğlu Hz.İsmail tarafından bulunarak Kutsal Mabed yeniden inşa edilmiş, Hac suresinin 27-29. ayetlerine göre de insanları hac yapmak üzere Mekke’ye ilk davet eden peygamber Hz.İbrahim olmuştur. Bu tarihten itibaren diğer peygamberler ve inananlar da Kabe’yi ziyaret etmişlerdir
İslam'ın doğuşu sırasında Kabe’yi tavaf, Umre, Arafat ve Müzdelife’de vakfe ve kurban kesme gibi adetler devam ettirilmekte, ancak hac, putperest geleneklerine uygun olarak sürdürülmekteydi. Hicretin 9. yılında nazil olan;
“ Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, Mekke’de alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe’dir. Onda apaçık deliller, Makâm-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse şüphesiz Allah bütün alemlerden müstağnîdir” ( Âl-i İmran, 96-97) ayetleriyle Müslümanlar üzerine farz kılınan Hac, Hz. Peygamber tarafından putperest âdetlerinden arındırılarak İslâmî usullere uygun hale getirilmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hac ibadetinin İslam’ın beş temelinden birisi olduğunu belirterek şöyle buyurmuştur: “İslam beş şey üzerine bina edilmiştir. Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna tanıklık etmek, namaz kılmak, zekat vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.”



