07.05.2026 - 17:31 | Son Güncellenme:
Hantavirüs, genellikle kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen nadir fakat tehlikeli bir virüs ailesidir. Özellikle akciğerleri veya böbrekleri hedef alan iki ana hastalık tablosuna neden olur.
Hantavirüs, "zoonotik" bir hastalıktır, yani esas olarak hayvanlardan insanlara geçer. Virüsün asıl kaynağı tarla fareleri, sıçanlar ve diğer bazı kemirgenlerdir. Bulaşma yolları şunlardır:
Hava Yolu (Soluma): En yaygın yoldur. Kemirgenlerin kurumuş idrar, dışkı veya salyalarıyla kirlenmiş tozların havaya karışması ve insanın bu havayı solumasıyla bulaşır.
Temas: Virüslü atıkların bulunduğu yüzeylere dokunup ardından elin ağza, burnuna veya göze sürülmesi.
Isırılma: Nadir de olsa enfekte bir kemirgenin ısırması sonucu bulaşabilir.
Erken Belirtiler (Grip benzeri):
Yüksek ateş ve titreme
Şiddetli kas ağrıları (özellikle kalça, sırt ve omuzlarda)
Halsizlik, baş ağrısı ve baş dönmesi
Karın ağrısı, bulantı ve kusma
Geç Belirtiler:
Akciğer tutulumunda (HPS): Öksürük ve şiddetli nefes darlığı. Akciğerler sıvı ile dolar, bu durum hayati tehlike yaratır.
Böbrek tutulumunda (HFRS): Düşük tansiyon, akut böbrek yetmezliği ve vücudun çeşitli yerlerinde kanamalar.
Hantavirüsün kendine özgü spesifik bir ilacı veya aşısı yoktur.
Erken Teşhis: Tedavideki en kritik nokta erken teşhistir.
Destekleyici Tedavi: Hastalar genellikle yoğun bakımda tedavi edilir. Solunum desteği (ventilatör), sıvı dengesinin korunması ve böbrek fonksiyonlarının takibi yapılır.
İyileşme: Erken dönemde tıbbi müdahale yapılan hastaların kurtulma şansı çok daha yüksektir.



