Milliyet App
Uygulamayı Aç
Web
Web'de Devam Et
Son Dakika HaberlerSon Dakika HaberlerSon Dakika Haberler
Son Dakika
Gündem
Yazarlar
Ekonomi
Dünya
Resmi İlanlar
  • UzmanPara
  • Skorer
  • Cadde
Menü
Giriş
MİLLİYET ANA SAYFA
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Resmi İlanlar
Gündem
Dünya
Ekonomi
UzmanPara
AnasayfaBorsaDövizAltın
Skorer
AnasayfaCanlı SkorFikstürPuan DurumuTV Rehberi
Cadde
Pembenar
Yazarlar
Milliyet Tv
Astroloji
Teknoloji
Seçim Sonuçları
Son Depremler
Tümü
Milliyet ÇocukOyunEğitimKültür SanatMilli PiyangoYerel HaberlerPazarEgeGazete ArşiviMilliyet ExecutiveMilliyet ArkeolojiMilliyet Mimarlık
Resmi İlanlar
Bize Ulaşın
KünyeReklamÜyelik
Son Dakika Haberler
Bilgi Rehberiİsra Suresi 1. ayet meali ve Türkçe okunuşu nedir? Miraç Kandili İsra Suresi ayeti tefsiri
  • Paylaş:
  • Twitter icon
HaberlerBilgi Rehberi Haberleri

İsra Suresi 1. ayet meali ve Türkçe okunuşu nedir? Miraç Kandili İsra Suresi ayeti tefsiri

30.01.2026 - 00:49 | Son Güncellenme: 30.01.2026 - 00:52

#İsra Suresi 1. ayet anlamı#İsra Suresi 1. ayet meali#İsra Suresi 1. ayet Türkçe okunuşu#miraç kandili İsra Suresi ayeti
Linki KopyalaWhatsappLinkedinFlipboard
TwitterLinkedinFlipboardE-postaLinki KopyalaYazı Tipi

Miraç Kandili'nin manevi anlam ve önemi, Kur’an-ı Kerim’de yer alan İsra Suresi 1. ayetinde yer alıyor. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya yaptığı mucizevi gece yolculuğunu anlatan bu ayet, Miraç gecesinin İslam dünyasındaki yerini ve önemini ortaya koymaktadır. Miraç Kandili dolayısıyla İsra Suresi 1. ayetin meali, Türkçe okunuşu ve anlamı Müslüman alemi tarafından sıkça araştırılıyor...

1/3İsra Suresi 1. ayet meali ve Türkçe okunuşu nedir Miraç Kandili İsra Suresi ayeti tefsiri

İSRA SURESİ 1. AYET | Miraç Kandili'nde okunacak ayetler arasında yer alan İsra Suresi 1. ayet, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v) İsra mucizesini anlatmasıyla büyük önem taşıyor. Kur'an-ı Kerim'de yer alan bu ayet, Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya yapılan gece yolculuğunu konu alırken, Miraç Kandili'nin anlam ve faziletine de ışık tutuyor. Kandil gecesinde İsra Suresi 1. ayetin meali, Türkçe okunuşu ve anlamı en çok araştırılan konular arasında yer alıyor.

2/3İSRA SURESİ 1. AYET TÜRKÇE OKUNUŞU

İSRA SURESİ 1. AYET TÜRKÇE OKUNUŞU

Subhâne-lleżî esrâ bi’abdihi leylen mine-lmescidi-lharâmi ilâ-lmescidi-l-aksâ-lleżî bâraknâ havlehu linuriyehu min âyâtinâ(c) innehu huve-ssemî’u-lbasîr(u)

İSRA SURESİ 1. AYET MEALİ

Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir.

3/3Tefsiri

Tefsiri

Hz. Peygamber’in Mekke’deki Mescid-i Harâm’dan Kudüs’teki Mes­cid-i Aksâ’ya götürülmesi şeklinde gerçekleşen olağan üstü olay İslâmî kaynaklarda, metindeki ilgili fiilin masdarı olan ve “geceleyin yürüme, gece yolculuğu” anlamına gelen isrâ kelimesiyle anılır. Bu yolculuğun, hadislerde anlatılan “göklere yükseltilme” safhasının da dahil olduğu tamamı ise “yükselme, yukarı tırmanma” anlamındaki urûc kökünden türetilmiş olan ve “yükselme vasıtası, aleti” mânasına gelen mi‘râc kelimesiyle ifade edilir.

Hz. Muhammed’in peygamber olmasıyla birlikte putperestlerin müslümanlar üzerinde kurduğu baskılar, muhtemelen risâletin 6. yılından itibaren Peygamber ailesiyle az sayıdaki müslümanlara karşı ekonomik ve sosyal bir boykota dönüştü. Üç yıl süren ve büyük acılara sebep olan bu boykotun ardından Resûlullah, kısa aralıklarla eşi Hz. Hatice ile amcası ve hâmisi Ebû Tâlib’i kaybetti. Dolayısıyla bu yıla hüzün yılı denildi. Bu acılı olayların ardından Allah Teâlâ, bir bakıma resulünü, sabır ve tahammülü dolayısıyla hem teselli etmek hem de ödüllendirmek istedi ve bunun için genellikle mi‘rac diye anılan büyük mûcizevî olayı gerçekleştirdi.

İsrâ sûresinin 1. âyeti ile Necm sûresinin ilk âyetleri mi‘rac olayına işaret etmektedir. Aynı konuda hadis mecmualarında da kırk beş kadar sahâbî vasıtasıyla bizzat Hz. Peygamber’den bilgiler nakledilmiştir. Ancak özellikle bu hadislerdeki ayrıntılı mâlûmat değişik yorumlara yol açacak nitelikte olduğu için, mi‘racın tarihi ve nasıl cereyan ettiği hakkında farklı bilgiler verilmiştir. Yaygın kabule göre mi‘rac, peygamberliğin 12 veya 13. yılında (Muhammed Hamîdullah’a göre bi‘setin 9. yılında; bk. İslâm Peygamberi, I, 92) vuku bulmuştur. Konuyla ilgili çok sayıda hadis bulunmakta olup özellikle Buhârî’nin el-Câmiu’s-sahîh’inde (“Salât”, 1; “Bed’ü’l-halk”, 6; “Tevhîd”, 37) yer alan hadislere göre bir gece Hz. Peygamber Kâbe’nin avlusunda (diğer bazı rivayetlerde amcasının kızı Ümmühânî’nin evinde) “uyku ile uyanıklık arasında bir durumdayken” Cebrâil yanına geldi, göğsünü açarak kalbini zemzemle yıkadı, sonra Burak denilen bir binek üzerinde onu Kudüs’e götürdü. Resûlullah’ı burada önceki bazı peygamberler karşıladılar ve onu kendilerine imam yaparak arkasında topluca namaz kıldılar (Başka bazı rivayetlere göre Hz. Peygamber önce Mekke’den göklere yükseltildi, dönüşte de Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürüldü. Bu bilgiye göre âyette Resûlullah’ın bu mânevî yolculuğa Mekke’den başlayıp semalara yükseldikten sonra Mescid-i Aksa’ya geldiği, oradan da Mekke’ye döndüğü özetlenmiştir). Daha sonra semaya yükseltilen Resûlullah, semanın birinci katında Hz. Âdem, ikinci katında Hz. Îsâ ve Hz. Yahyâ, üçüncü katında Hz. Yûsuf, dördüncü katında Hz. İdrîs, beşinci katında Hz. Hârûn, altıncı katında Hz. Mûsâ, yedinci katında ise Hz. İbrâhim ile görüştü. Kur’an’da “sidretü’l-müntehâ” (hudut ağacı) denilen ve bir görüşe göre (bk. Şevkânî, V, 124) yaratılmışlarca bilinebilen alanın son sınırını işaretlediği kabul edilen hudut noktasının ötesine, Cebrâil’in geçme imkânı olmadığı için Hz. Peygamber refref denilen bir araçla tek başına yükselmesini sürdürdü. Bu sırada kendisine evrenin sırları, varlığın kaderiyle hükümlerin tesbiti için görevlendirilmiş olan meleklerin çalışmaları gösterildi. Nihayet bir yoruma göre (bk. Şevkânî, V, 123) bir beşerin insan olma özelliğini koruyarak Allah’a yaklaşabileceği son noktaya kadar yaklaştı (Necm sûresinde “yay” örneği ile anlatılan yaklaşma, ağırlıklı yoruma göre Cebrâil ile Hz. Peygamber arasında olmuştur; bk. en-Necm 53/8-9).

Peygamber’in rabbine selâm ve ihtiramını arzettiği, Allah’ın da ona selâmla hitap ettiği ve inananlara esenliklerin dile getirildiği “Tahiyyat” duasındaki diyalogun mi‘rac olayı sırasında gerçekleştiği kabul edilir. Mekândan münezzeh olan Allah Teâlâ ile Kur’an’ın “âlemlere rahmet” olarak gönderildiğini bildirdiği Hz. Muhammed arasında, insan idrakinin kavramaktan âciz olduğu bir şekilde gerçekleşen bu buluşma sırasında Resûlullah’a, içlerinden günahkâr olanlar –eğer affedilmezlerse– bir süre cehennemde cezalandırıldıktan sonra bütün ümmetinin cennete kabul buyurulacağı müjdelendi; ayrıca kendisine bir hediye olarak Bakara sûresinin “Âmene’r-resûlü...” diye başlayan son iki âyeti verildi; İslâm’ın temel ibadetlerinden beş vakit namaz emredildi. Bazı rivayetlere göre mi‘racdan dönüş sırasında kendisine cennet ve cehennem ile buralarda bulunacak insanların durumları gösterildi. Nihayet Hz. Peygamber Mekke’den ayrıldığı noktaya getirildi.Söz konusu hadislerin baş kısmında yer alan ve mi‘racın Hz. Peygam­ber “uyku ile uyanıklık arasında” bir durumdayken başladığını, uyan­dığında kendisini Mescid-i Harâm’da bulduğunu belirten ifadeler dolayısıyla (Buhârî’deki rivayetlerin birinin sonunda [“Tevhîd”, 37; Taberî, XV, 5] “Peygamber uyandı ki Mescid-i Harâm’dadır” denilmektedir) bu olayın bedenle gerçekleşen bir yolculuk mu olduğu, yoksa bunun bir tür rüyada vuku bulan ruhanî bir durum mu olduğu hususunda erken dönemden itibaren tartışmalar yapılmıştır (meselâ bk. Taberî, XV, 5; İbn Kesîr, V, 40-41). Biri uykuda diğeri uyanıkken olmak üzere iki mi‘racdan bahsedildiği de olmuştur. Müfessirlerin çoğunluğu mi‘racı Hz. Peygamber’in hem bedeniyle hem de ruhuyla uyanıkken yaşadığı bir olay olarak kabul etmişlerdir. Miracın uykudayken veya uyanık iken ruhen vuku bulduğunu söyleyenler olmuştur. Doğru olsa bile bu iddia miraç mûcizesinin değerini ve önemini azaltmaz. Çünkü genel bir ilke olarak vahiy yollarından birinin de rüya olduğu kabul edilir. Nitekim bu sûrenin 60. âyetinde mi‘rac olayı kastedilerek “sana gösterdiğimiz rüya ...” şeklinde bir ifade yer almaktadır. Buradaki rüya kelimesinin uyanıkken görme anlamına gelebileceği gibi bundan uykuda görülen rüyanın kastedilmiş olabileceği de belirtilmektedir (meselâ bk. Taberî, XV, 110; İbn Âşûr, XV, 146). Ayrıca Hz. İbrâhim de oğlu İsmâil’i kurban etme emrini rüyasında almıştı (Sâffât 37/102).Ancak, mi‘rac Hz. Peygamber’in tamamen mûcizevî bir tecrübesi olduğundan onu illâ da aklın kalıpları içinde açıklamanın gerekli olmadığı muhakkaktır. Taberî’ye göre Allah, kulunun ruhunu değil, mutlak bir ifadeyle kulunu geceleyin götürdüğünü ifade buyurduğuna göre, “Peygamber sadece ruhuyla mi‘raca çıkmıştır” diyerek âyetin anlamını sınırlamaya hakkımız yoktur (XV, 26).

Buhârî’nin naklettiği rivayetlerde Hz. Peygamber’in önce göklere çıkarıldığı, sonra Kudüs’e getirildiği bildirilirken, önce Kudüs’e getirildiğini ifade eden rivayetler de vardır (bk. Taberî, XV, 3-5). Konumuz olan âyette isrâ anlatılırken açıkça “Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksâ’ya” ifadesinin kullanılmış olması, Resûlullah’ın semaya yükselmesinden önce Mescid-i Aksâ’ya uğradığı görüşünü teyit etmektedir. Öte yandan Muhammed Hamîdullah, âyette geçen “en uzak mescid” anlamına gelen Mescid-i Aksâ’nın Kudüs’teki mescid olamayacağını, bunun “semavî bir mescid” olması gerektiğini savunan görüşü tercih eder. Çünkü Kur’an-ı Kerîm’de Filistin’den “en yakın yer” diye söz edilmektedir (Rûm 30/3). Şu halde “en uzak mescid” (el-Mescidü’l-aksâ) Kudüs’te olmamalıdır. Öte yandan Kudüs’te eski mâbed (Süleyman Mâbedi) İslâmiyet’ten çok önce ortadan kaldırılmış, şimdiki Mescid-i Aksâ ise henüz yapılmamıştı (a.g.e., I, 107-108). Bununla birlikte müfessirlerin tamamına yakını bunun Kudüs’teki Süleyman Mâbedi olduğunda müttefiktirler. Bu görüşe katılan İbn Âşûr, âyette Hz. Muhammed’in ümmeti tarafından eski mâbedin yeniden inşa edileceğine bir işaret bulunduğu kanaatindedir (XV, 8, 18). Nitekim müslümanlar hicrî 66-73 yılları arasında bugünkü Mescid-i Aksâ’yı inşa etmişlerdir.

 

Âyette Mescid-i Aksâ’nın çevresinin mübarek kılındığı bildirilmektedir. Çünkü burada Hz. Muhammed’den Hz. Îsâ’ya kadar pek çok peygamber gelmiş geçmiş; çoğu burada vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. Nihayet Peygamber efendimizin mûcizevî bir şekilde buraya getirilmesi ve daha sonra bir süre buranın müslümanlar tarafından kıble kabul edilmesi de Mescid-i Aksâ’nın çevresinin mübarek bir mekân oluşunun başka bir ifadesidir. (Kaynaklarda Mescid-i Aksâ Kudüs’ün ismi olarak geçer. Hadisdeki kapılar şehrin kapılarıdır, 7 kapısı vardır. Ayrıca bk. Wensinck, Mescid-i Aksâ, İA, VIII, 118-119).

EN ÇOK OKUNANLAR
ŞANS TOPU AÇIKLANIYOR📍 11 Şubat 2026 Şans Topu çekiliş sonuçları ve kazandıran numaralar açıklandı mı Şans Topu nasıl sorgulanır
ŞANS TOPU AÇIKLANIYOR📍 11 Şubat 2026 Şans Topu çekiliş sonuçları ve kazandıran numaralar açıklandı mı? Şans Topu nasıl sorgulanır?
ÖSYM DGS başvuru 2026 tarihi ne zaman Dikey Geçiş Sınavı ne zaman
ÖSYM DGS başvuru 2026 tarihi ne zaman? Dikey Geçiş Sınavı ne zaman?
ÖGG sınav yerleri belli oldu mu, sınav giriş belgesi nasıl alınır Özel Güvenlik Görevlisi sınav tarihi ne zaman
ÖGG sınav yerleri belli oldu mu, sınav giriş belgesi nasıl alınır? Özel Güvenlik Görevlisi sınav tarihi ne zaman?
KADEMELİ EMEKLİLİK SON DURUM 📍 2000 yılı sonrasına kademeli emeklilik gelecek mi, ne zaman gelir Emeklilik şartları belli oldu mu
KADEMELİ EMEKLİLİK SON DURUM 📍 2000 yılı sonrasına kademeli emeklilik gelecek mi, ne zaman gelir? Emeklilik şartları belli oldu mu?
Yazarlar
Özay Şendir
Özay ŞendirMiçotakis’in çantasında ne var?
Abbas Güçlü
Abbas GüçlüZorunlu seçmeli ders dayatması!
Dilara Koçak
Dilara KoçakGeleceğin gıdası tabağımızda
Asu Maro
Asu MaroSevmeyi ve kaybetmeyi seçmek
Servet Yıldırım
Servet YıldırımKonut mu pahalı? Yoksa erişim mi zor?
Gözden Kaçmasın
MHP Lideri Bahçeli: CHP’nin kürsü işgali kabul edilemez
MHP Lideri Bahçeli: CHP’nin kürsü işgali kabul edilemez
Şehit polis memuru Mehmet Tozun davası: Belki son nefesim olur diye saldırganın adını söyledim
Şehit polis memuru Mehmet Tozun davası: 'Belki son nefesim olur' diye saldırganın adını söyledim
Tokat’ta öğrencileri taşıyan minibüsle otomobil çarpıştı: 6 öğrenci yaralı
Tokat’ta öğrencileri taşıyan minibüsle otomobil çarpıştı: 6 öğrenci yaralı
Yalnız yaşayan kadın kabusu yaşadı: Kapıyı açtığımda gökyüzünü gördüm
Yalnız yaşayan kadın kabusu yaşadı: Kapıyı açtığımda gökyüzünü gördüm
milliyet logomilliyet logodemiroren logo
BİZİ TAKİP EDİN
UYGULAMALARI İNDİREBİLİRSİNİZ
  • Appstore'dan İndirin
  • Google Play'den İndirin

Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi milliyet.com.tr; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

© 2026 Milliyet.com.tr
  • • Künye
  • • İletişim
  • • Kişisel Verilerin Korunması
  • • Reklam
  • • Arşiv
  • • Üyelik