19.11.2025 - 14:39 | Son Güncellenme:
65 yıllık hayatına yaklaşık 1200 beste sığdırmış biri olan Johann Sebastian Bach, 1685'te Almanya'da doğdu ama sıradan bir ailede değil. Akrabalarının çoğu müzisyendi. Babası keman, amcası org çalıyor kuzenlerinden biri de ünlü bir besteciydi. Dolayısıyla Johann Sebastian ilk müzik eğitimini babası Johann Ambrosius Bach'tan aldı. Amcası onu orgla tanıştırdı.
Bu sebeple küçük Johann Sebastian daha çocukken hem keman hem org çalmayı öğrenmişti. Üstelik sesi de çok güzeldi. O kadar, ki 15 yaşında özel bir müzik okuluna burs kazandı ve koroda şarkı söylemeye başladı. Neredeyse her hafta yeni bir parça yazan gerçek bir müzik makinesiydi.
Genç Bach henüz 18 yaşındayken bir kilisenin yeni yapılan orgunu denemesi için davet edildi. Becerisi o kadar etkileyiciydi ki kısa süre sonra o kilisenin orgcusu oldu. Bu sırada sürekli yeni besteler üretiyor, ünlü dükler için ayda bir 'kantat' (yiğitlikleri konu alan ya da dinsel konuları işleyen, tek ya da çok sesli oda, konser ya da kilise müziği olarak düzenlenen beste) yazıyordu. Yani hem çalışıyor hem üretiyor hem de bir yandan adını duyuruyordu.
Çünkü o zamanlar bilgisayar, kayıt stüdyosu, yapay zeka yoktu. Her şey kağıt-kalem ve sınırsız hayal gücüyle yapılıyordu. Ama Bach’ın hayal gücü öyle genişti ki, yaptığı müzikler hâlâ dünyada “mükemmelliğin örneği” kabul ediliyor. Ayrıca uzaya gönderilen Voyager sondasına eklenen 'Dünya'dan Sesler' plağında da Bach’ın besteleri var. Yani belki de şu an uzayın bir yerlerinde başka bir uygarlık Bach dinliyor olabilir.
Brandenburg Konçertoları1 No’lu Çello Süiti (mutlaka duymuşsundur!)Well-Tempered ClavierD Minör Toccata ve Fugue
Bach öldüğünde insanlar onu 'eski moda' buluyordu. Hatta adı yıllarca neredeyse unutuldu. Ama sonra... keşfedildi. Yaptığı müziklerin aslında dünyayı değiştirdiği fark edildi. Bugün tüm müzik tarihini anlatan kitaplarda büyük bir sayfa ona ayrılır ve Barok döneminin 'Bach ile sona erdiği' kabul edilir.
Bugün Almanya'nın Leipzig şehrinde Bach'ın yaşamını ve eserlerini anlatan harika bir müze bulunuyor. İnsanlar oraya gidip “Bu dahinin nasıl çalıştığını” merakla öğreniyor.






