17.09.2026 - 17:20 | Son Güncellenme:
Çocuğunuz “Okula gitmek istemiyorum” dediğinde ilk tepkiniz onu ikna etmeye çalışmak olabilir. “Korkacak hiçbir şey yok” veya “Bak herkes gidiyor” gibi cümleler iyi niyetle söylense de çocuk o anda gerçekten korkuyor olabilir. Sizin için küçük görünen bir ayrılık onun dünyasında oldukça büyük hissedilebilir. Bunun yerine “Seni anlıyorum, bugün benden ayrılmak sana zor geliyor” gibi bir cümle kurabilirsiniz.
Çocuğunuz ağladığında sarılmayı bırakmak zor gelebilir. Bir kez daha öpmek, birkaç dakika daha beklemek ve siz uzaklaşırken arkanızı dönüp tekrar geri gelmek isteyebilirsiniz. Fakat vedanın sürekli uzaması, çocuk için ayrılık anını da uzatabiliyor. Kısa, sıcak ve her gün mümkün olduğunca benzer bir veda düzeni oluşturabilirsiniz. Sarılın, onu ne zaman alacağınızı anlayabileceği şekilde söyleyin ve vedalaşın.
Okula gitmek istemeyen çocuklarda karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı veya iştahsızlık gibi şikayetler görülebiliyor. Çocuğun bunu sizi kandırmak için söylediğini düşünmek kolay ancak kaygı gerçekten bedensel belirtiler oluşturabiliyor. Bu nedenle “Hiçbir şeyin yok” diyerek şikayetini küçümsemek yerine nasıl hissettiğini dinleyin. Bununla birlikte her karın ağrısını da otomatik olarak kaygıya bağlamayın.
Sabah güçlükle bıraktığınız çocuğunuzun okulda ağladığını öğrenince gidip almak isteyebilirsiniz. Üstüner'in dikkat çektiği noktalardan biri de tam olarak bu. Çocuk her yoğun kaygı yaşadığında okuldan çıkarılırsa zaman içerisinde “Ağladığımda veya korktuğumda buradan çıkıyorum” bağlantısını öğrenebilir. Burada elbette çocuğu ne pahasına olursa olsun okulda tutmaktan söz edilmiyor. Öğretmeniyle iletişim kurarak ağlamanın ne kadar sürdüğünü, sınıfa girdikten sonra sakinleşip sakinleşmediğini ve gün içerisindeki davranışlarını öğrenin.
Okul kapısında başka bir çocuğun rahatça içeri girdiğini görünce “Bak o hiç ağlamıyor” demek çok kolay. Fakat çocukların mizacı, önceki ayrılık deneyimleri ve yeni ortamlara alışma hızları birbirinden farklı. Kıyaslamak yerine kendi çocuğunuzun önceki güne göre attığı küçük adıma odaklanın. Dün sınıf kapısına kadar sizinle gittiyse bugün birkaç adımı tek başına atması bile ilerleme olabilir. “Bugün öğretmeninin yanına kendin gittin, bunu fark ettim” gibi somut bir geri bildirim, yalnızca “Aferin” demekten bile daha anlamlı olabilir.
Okula uyum yalnızca okul kapısında başlamıyor. Tatil boyunca gece geç yatıp sabah geç kalkan bir çocuğun bir sabah aniden erkenden kalkması zaten başlı başına zorlayıcı olabilir. Buna yeni bir sınıf, öğretmen, arkadaşlar ve ebeveynden ayrılma da eklenince ilk günler daha yorucu hale gelebiliyor. Bu nedenle uyku ve uyanma saatlerini mümkün olduğunca düzenli tutun. Sabah hazırlanmak için yeterli zaman bırakın ve mümkünse telaşla evden çıkmayın.