05.09.2026 - 17:19 | Son Güncellenme:
Çocuğun yaşına uygun olmayan seviyede agresif tavırlar sergilemesi, eşyaları kırması, kendine ya da çevresindekilere (arkadaşlarına, kardeşlerine, ebeveynlerine) fiziksel zarar verme eğilimi göstermesi şeklinde ortaya çıkan en önemli uyarı işaretlerindendir ve çocuğun ifade edemediği yoğun bir çaresizlik, bastırılmış öfke veya uyum sorunu yaşadığı anlamına gelir.
Aşırı kaygı, korku ve bağlanma problemleri; gelişimsel olarak normal kabul edilen yaş sınırları aşıldığı halde devam eden ayrılık kaygısı (ebeveynden asla ayrılamama), karanlık veya yalnız kalma korkularının günlük hayatı felç edecek seviyeye gelmesi şeklinde ortaya çıkar ve çocuğun özgüven kaybı yaşadığına, kendini güvende hissetmediğine veya travmatik bir süreçten geçtiğine işaret eder.
Gerileme (regresyon) davranışları; çocuğun tuvalet eğitimini tamamlamışken yeniden altını ıslatmaya başlaması, parmak emmesi veya bebeksi konuşmaya dönmesi gibi daha önce kazandığı öz bakım ve gelişim becerilerini aniden kaybetmesidir ve genellikle aileye yeni bir kardeşin katılması, boşanma ya da okul değişikliği gibi büyük stres faktörleriyle baş edemediğinin somut bir göstergesidir.
Normalde hareketli ve meraklı olan bir çocuğun aniden arkadaş çevresinden uzaklaşması, odasına kapanması veya en sevdiği oyun ve aktivitelerden bile keyif almamaya başlaması önemli bir alarm durumudur; çünkü çocuklarda depresyon ve duygusal çöküntü genellikle yetişkinlerdeki gibi değil, ilgisizlik ve içe kapanma şeklinde kendini gösterir.
Sürekli kâbuslar görme, uykuya dalmakta güçlük çekme, gece sık sık uyanma ya da tam tersi aşırı uyuma isteği ile iştahın aniden kesilmesi veya aşırı yeme davranışı duygusal dengesizliğin beden üzerindeki yansımalarıdır; bu durum zihinsel olarak çözülemeyen kaygı ve stresin fizyolojik boyuta ulaştığını ve çocuğun biyolojik ritmini bozduğunu gösterir.