01.03.2026 - 11:35 | Son Güncellenme:
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik kapsamlı saldırıları sonrası, İran devlet medyası ve Batılı kaynaklar İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiğini resmen duyurdu. Hamaney'in öldürülmesi sebebiyle ülkede 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan edildi. Bu gelişme, Orta Doğu’daki mevcut gerilimi çok daha kritik bir aşamaya taşıdı ve Hamaney hakkında araştırmalar hız kazandı. İran Dini Lideri Ali Hamaney kimdir?
İran devlet televizyonu, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiğini duyurdu. İran devlet televizyonu, Hamaney'in hayatını kaybettiğini belirterek, "İran İslam devrimi lideri şehadete ulaştı" ifadesini kullandı.
İran hükümeti de Hamaney'in hayatını kaybetmesi üzerine 40 günlük ulusal yas ve 7 günlük resmi tatil ilan etti.
Ali Hamaney, 19 Nisan 1939'da Meşhed kentinde doğdu. Ailesi aslen Tebrizlidir, baba tarafı İran Türklerindedir.
Hamaney'in babası din adamıdır ve babasının izinden giderek çocuk denecek yaşta din adamı olmuştur. Meşhed'de ve Irak'ın Necef kentinde din eğitimi almıştır. İran'ın dini merkezi Kum kentinde, gelecekte İslam devrimine liderlik edecek Ayetullah Humeyni'yle tanışmıştır.
Hamaney'in hayatının 40 yılı Şah döneminde geçti. İran'da İslam devleti kurmak isteyen Humeyni, Şah'ın bir numarılı düşmanıydı. Hamaney, Humeyni'nin Paris'te sürgünde olduğu yıllarda onun fikirlerini yaymak için çalışmıştır. Şah'ın polisi tarafından altı kez gözaltına alındı ve işkence gördü.
1979 yılı hem İran için hem Hamaney için dönüm noktası olmuştur. Şah, geniş halk kitlelerinin isyanıyla devrilmiş ve sürgünden dönen Humeyni, İslam rejimini kurmuştur. İran'ı artık mollalar yönetecekti ve Hamaney de o mollalardandır.
40 yaşında Hamaney, yeni liderin yakın çevresindeki isimlerden biri oldu. Devrimi Konseyi'nde görev aldı, milletvekili oldu ve savunma bakan yardımcılığı yapmıştır. İran'ın en etkili kurumlarından biri olan Devrim Muhafızları'nın kuruluşuna yardım etti. Başkent Tahran'da cuma namazlarında imamlık yapmaya yaptı.
İslam rejiminin önde gelen biri haline gelen Hamaney, 1981'de suikast girişimine uğradı. Camide konuşma yaparken kasetçaların içine gizlenen bomba infilak etti. Saldırıda ağır yaralanan Hamaney'in sağ kolu felçli kalmıştır. Suikast girişiminden dini yönetime karşı çıkan Furkan grubu sorumlu tutuldu.
Hamaney kurtuldu ama iki ay sonra Cumhurbaşkanı ve Başbakan peşpeşe suikaste kurban gitti. 42 yaşındaki Ali Hamaney, suikast girişiminden dört ay sonra, yüzde 95'in üzerinde oy olarak Cumhurbaşkanı seçildi.
İran’ın dini lideri Ali Hamaney, İran İslam Devleti'nin Humeyni'den sonraki lideri oldu, devrimin liderinden kat be kat uzun süre iktidarda kaldı ve ülkede son sözü söyleyen kişi olarak onlarca yıl İran siyasetine yön verdi.
Gazeteye konuşan ve ismi açıklanmayan yetkililere göre, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) aylardır Hamaney’i adım adım izliyordu. Konumu ve günlük hareketleri hakkında giderek kesin detaylar elde eden teşkilat Cumartesi sabahı Tahran’ın kalbindeki liderlik yerleşkesinde kritik bir toplantı yapılacağını öğrendi. En kritik bilgi ise şuydu: Hamaney de oradaydı.
Toplantının, İran Cumhurbaşkanlığı, Yüksek Liderlik ve İran Ulusal Güvenlik Konseyi ofislerinin bulunduğu komplekste yapılacağı aktarıldı. İsrail’in tespitine göre toplantıya Devrim Muhafızları Başkomutanı Muhammed Pakpur, Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, Askeri Konsey Başkanı Amiral Ali Şamkhani, Hava Kuvvetleri Komutanı Seyyed Majid Musavi ve İstihbarat Bakan Yardımcısı Muhammed Şirazi gibi üst düzey isimler de katılacaktı.
Operasyon, savaş uçaklarının üslerinden kalkmasıyla İsrail saatiyle sabah 06.00 civarında başladı. Nispeten az sayıda uçak kullanıldı ancak uzun menzilli ve son derece isabetli mühimmat tercih edildi. Kalkıştan iki saat beş dakika sonra, Tahran saatiyle 09.40 civarında uzun menzilli füzeler yerleşkeye isabet etti. Üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri bir binadaydı; Hamaney ise yakındaki başka bir binada bulunuyordu. İsrailli bir savunma yetkilisi, saldırının Tahran’da birkaç noktaya eş zamanlı düzenlendiğini ve “taktiksel sürpriz” elde edildiğini söyledi. Beyaz Saray ve CIA ise yorum yapmadı.



