16.08.2025 - 15:29 | Son Güncellenme:
Sky News AP
Dr. Peter Collett, Sky News'a yaptığı detaylı analizde "başta her şey 'samimi gülümsemelerden' ibaretti, ancak liderler özel toplantılarından çıktıklarında, anlaşmaya varılamadığı Trump'ın yüzünden okunuyordu" diyor. Karşılamadan başlayacak olursak uzmana göre daha ilk tokalaşmada bile beden dili açısından incelenecek çok şey vardı.
Putin elini ilk uzatan oldu. Bu onun 'heyecanını, memnuniyetini' ve 'bu buluşmaya bağlılığını' gösteriyordu. Ama Dr. Collett’in eklediğine göre, tokalaşmanın içinde en az beş 'el sırtı vuruşu' vardı ve bunlar daha fazla fikir veriyordu.
"Tokalaşmalar sırasında birkaç kez el sırtı vuruşu da gördük" diyen uzman ekliyor: "İlkini Putin yaptı. Bu da Trump'ınkilerle kıyaslandığında 'oldukça çekingen ve çok daha az dramatikti.""Buna karşılık, Trump'ın el sırtı vuruşları bir 'statü hatırlatıcısıydı' ve Putin'e aslında kontrolün kendisinde olduğunu söyleme biçimiydi."Bir noktada ABD Başkanı, Rus mevkidaşının elini sıvazlamasına izin verdi. Bu, görünüşte Putin'in elini üste koyarak üstünlük sağlamasına yol açtı. Ancak Dr. Collett'e göre Trump'ın bu karakteristik hareketi, aslında ona 'kaslarını gösterebilme' olanağı sağlıyordu.
Uzmana göre, "Trump'ın bunu alışkanlık haline getirmesinin sebeplerinden biri, karşısındaki kişiyi kendine doğru çekmesine izin vermesi." Dr. Collett, bu ilk etkileşimdeki son el sırtı vuruşunun da Trump'ın yaptığını hatırlatarak, "Bunu özellikle yüksek oranda dominant bireylerde, özellikle de siyasetçilerde görürüz . Onlar her zaman son dokunuşu yapmak isterler" diye ekledi.
İkili kameraların karşısına oturduğunda, daha baskın görünen Putin'di. Bunu da Amerikalı mevkidaşına kıyasla daha geniş bir 'manspread' (Türkçe'ye bacaklarını açarak oturma şeklinde çevrilebilecek deyim) ile başardı. Manspreading terimi ilk kez 2013'te sosyal medyada ortaya çıktı. Toplu taşımada erkeklerin bacaklarını genişçe açarak yan koltuklara taşmaları anlamında kullanılıyordu. Dr. Collett, "Son derece baskın erkekler uyluklarını genişçe açma eğilimindedir. Trump ile Putin'i kıyasladığımızda, bacaklarının arasındaki açıya bakarsak, Putin'in çok daha açık bir duruş sergilediğini görürüz. Yani, çok daha büyük bir hakimiyet gösterisi yapıyor" diyor. Dr. Collett, Putin'in basın toplantısındaki duruşunun da Rus liderin baskınlığını yansıttığını ekliyor.
Uzman, "Boy farkına ve Putin çok kısa olmasına karşın, dimdik, gergin ve oldukça kendinden emin oturuyordu. Trump ise çökmüş, içine kapanmış haldeydi" diyor. Dr. Collett, bunun Trump'ın 'kafasını kurcalayan birçok şey olduğunun' işareti olabileceğini söylüyor.
İki lider askeri üs içinde dolaşırken, Trump elini Putin'in sırtının arkasına koydu. Dr. Collett, "Geleneksel olarak bu bir 'nezaket göstergesi' olsa da, bu bağlamda bir güç oyunuydu" diyor ve ekliyor: "Bu, görünüşte nezaket gibi görünüyor ama aslında bir baskınlık gösterisi; çünkü üstün olan, kontrolü elinde bulunduran kişi karar veriyor. Diğerini ortam içinde yönlendiriyor. Ve burada tam olarak gördüğümüz bu… Trump elini Putin'in arkasına koyuyor ve onu toplantının bir sonraki aşamasına yönlendiriyor."
En baskın görünmeye yönelik tekrar tekrar yapılan ince çabalara rağmen, Dr. Collett'e göre her iki lider de özellikle ilk buluştuklarında birbirlerine 'samimi gülümsemeler' sergiledi.Dr. Collet, "İlginç olan, gülümseme sıklığı" derken ekliyor: "Çok ciddi ve ağır bir ortam olmasına rağmen, zaman bulup gülümsüyor ve memnuniyetlerini gösteriyorlar. Yalnızca birbirlerini görmekten değil, tüm bu sürecin kendisinden dolayı bir memnuniyet göstergesi."Collett, bu gülümsemelerin samimi olmasının sebebini şöyle açıklıyor: "Doğal olarak gelişiyorlar ve yüzün her iki tarafını da kapsıyorlar.. Ayrıca göz çevresindeki özel küçük kasları da devreye sokuyorlar; bu gerçek mutluluğun bir göstergesidir."
Yaklaşık 3 saat süren kapalı kapılar ardındaki toplantının ardından, Dr. Collett'e göre Trump'ın anlaşmaya varılamamasından duyduğu memnuniyetsizlik beden diline yansıyordu.Trump, psikologların 'görsel üstünlük' dediği şeyi uygulamaya çalıştı, yani Putin'in bakışından kaçındı. Dr. Collett'e göre bu teknik, genellikle 'yüksek statülü bireyler' tarafından güç göstergesi olarak kullanılır ama aynı zamanda durumdaki 'olumsuz uyarandan kurtulma' savunma mekanizması da olabilir.
Uzman, "Trump bu kez Putin'den gerçek bir taviz koparamadı. Bakışlarını kaçırıyor çünkü Amerikan halkına ve dünyaya 'bakın, başardığım şey bu' diyebileceği bir şeyi vermekte başarısız olan kişiyi hatırlamak istemiyor" diyor. Uzmana göre Trump'ın ağzının şekli de memnuniyetsizliğinin başka bir ipucu.Dr. Collett'e göre, Trump birkaç kez dudaklarını büzdü. Bu 'kendini tutma' anlamına gelirken, 'yay biçimli ağzı' ise kırılganlığını gösteriyordu.








