15.06.2026 - 15:34 | Son Güncellenme:
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Yeni bir bilimsel araştırma, Doğu Antarktika Buz Tabakası altında daha önce tespit edilmemiş yüzlerce depremin varlığını ortaya koydu.
Live Science dergisinin haberine göre yapay zeka destekli analizler, kıtanın sanılandan çok daha sismik olarak aktif olabileceğine işaret etti.
500'DEN FAZLA DEPREM
Mayıs 2026’da Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre araştırmacılar, 49 sismik istasyondan elde edilen 2001–2004 ve 2012–2015 dönemlerine ait verileri makine öğrenmesi yöntemleriyle yeniden analiz etti.
Sonuçta, David Buzulu altında 100 ila 150 kilometre derinlikte meydana gelen 500’den fazla daha önce tanımlanmamış deprem tespit edildi.
Araştırma, özellikle yaklaşık 1100 kilometre uzunluğundaki David Buzulu’nun altında yoğunlaşan sismik hareketliliğin, Doğu ve Batı Antarktika’yı ayıran jeolojik yapının sınırlarında gerçekleştiğini gösterdi.
Bu bölge, Doğu Antarktika Buz Tabakası’nın yaklaşık yüzde 4’ünü okyanusa taşıyan önemli bir buz çıkış hattı olarak biliniyor.
Bilim insanlarına göre bu tür “orta derinlikte depremler” normalde yalnızca tektonik levha sınırlarında, özellikle bir levhanın diğerinin altına daldığı dalma-batma zonlarında görülüyor.
Ancak Antarktika’daki bulgular, bu sarsıntıların levha içi bir bölgede gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Araştırmanın baş yazarı Alabama Üniversitesi’nden jeolog Long Ho, bu durumun, Doğu Antarktika’nın sert ve soğuk kabuğu ile Batı Antarktika’nın daha sıcak ve yumuşak mantosu arasındaki ani geçişten kaynaklanan gerilim farklarıyla açıklanabileceğini belirtti.
Ho’ya göre bu yapısal kontrast, yer kabuğunda bükülme ve stres birikimine yol açarak depremleri tetikliyor.
Tespit edilen depremlerin büyüklüğünün 1,6 ile 3,5 arasında değiştiği bildirildi. Uzmanlar bu sarsıntıların buz tabakası için doğrudan bir tehdit oluşturacak seviyede olmadığını vurguluyor.
Araştırma, Antarktika’nın uzun süre “sismik açıdan sakin” kabul edilmesinin aslında veri eksikliğinden kaynaklandığını da ortaya koydu. Uzmanlara göre yapay zekâ tabanlı yeni analiz teknikleri, geçmişte gözden kaçan birçok küçük ölçekli depremi görünür hale getirebilir.
Penn State Üniversitesi’nden ve çalışmaya dahil olmayan glasyolog Richard Alley, Antarktika’nın aslında düşünüldüğü kadar durağan olmadığını belirterek, “Buz tabakasının deprem üretmediği değil, bu depremleri dinleyebilecek araçlarımızın yetersiz olduğu ortaya çıktı” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar, Antarktika’nın buz tabakasının ağırlığının da bu sismik aktivitenin dağılımında rol oynayabileceğini ve buz kütlesindeki değişimlerin yer altı gerilimini etkileyebileceğini belirtti.