Geri Dön

28 Şubat’a bir gün kala...

SP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, 54. hükümette başbakanlığı bırakmasına neden olan 28 Şubat’ın 14. yıldönümüne bir gün kala vefat etti.

28 Şubat’a bir gün kala...

Erbakan’ın ölümü, başbakanken çadırında ağırlandığında kendisini ağır sözlerle suçlayan Libya Lideri Muammer Kaddafi’nin halk hareketlerine karşı iktidarını kurtarmaya çalıştığı bir döneme denk gelmesi de dikkati çekti.
Bağımsız milletvekili olarak 1969’da siyasete girmesinin ardından Erbakan, en sıkıntılı dönemini 28 Şubat sürecinde yaşadı. 42 yıllık siyaset hayatında bir çok koalisyonda iktidar ortağı olan Erbakan, DYP ile yaptığı koalisyonun ardından başbakanlığı bırakmasına neden olan 28 Şubat süreciyle karşılaştı. 24 Aralık 1995’te yapılan genel seçimlerden yüzde 21.38 oy alarak birinci çıkan RP’nin lideri Erbakan, DYP ile 28 Haziran 1996’da koalisyon kurarak başbakan oldu. Erbakan, 30 yıllık siyasi hayatında ilk kez başbakanlık koltuğuna oturdu.

Bir yıl iki gün
Erbakan’ın sıkıntılı geçen Başbakanlık günleri 1 yıl 2 gün sürdü. 14 Ocak 1997’de Başbakanlık Konutu’nda Diyanet yetkilileri ile tarikat liderlerine verdiği iftar yemeğiyle askerin tepkisini çeken Erbakan, 17 Ocak’ta Bakanlar Kurulu kararnamesiyle kamu kurumlarının mesai saatlerini iftar saatlerine uygun biçimde değiştirdi. 30 Ocak’ta Sincan Belediyesi tarafından düzenlenen “Kudüs Gecesi” ve aynı günlerde başöntüsü yasağını kaldırmaya yönelik kararnamenin Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılması, gerginliği tırmandırdı. 4 Şubat’ta Genelkurmay’ın bilgisi ile Sincan’da tanklar yürüdü. Dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir bu olayı, “Demokrasiye balans ayarı” sözleriyle niteledi.

28 Şubat’tan istifalara
Askerler, özellikle dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya’nın ısrarıyla, irticai faaliyetleri 28 Şubat’taki tarihi MGK toplantısına taşıdı. 9.5 saat süren toplantıda laiklik aleyhtarı faaliyetlerin önlenmesi için 18 maddelik kararlar paketi kabul edildi. Erbakan, MGK kararlarına ek olarak hazırlanan kararları 5 günlük bir direnişin ardından imzaladı. Ancak daha sonra kararları değil, ön yazıyı imzaladığını savundu. 28 Şubat sonrası askerle hükümetin arasındaki diyalog tamamen koptu. Hükümet de ilk sarsıntıyı 26 Nisan’da Yalım Erez - Yıldırım Aktuna ikilisinin istifasıyla yaşadı. Bu iki istifayı 13 Mayıs’ta Bahattin Yücel, 17 Mayıs’ta Işılay Saygın’ın istifaları izledi. Muhalefet, verdiği 12 gensoru önergesiyle hükümeti yıkmayı denedi, ancak başaramadı. 21 Mayıs’ta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’ın RP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açması da hükümeti yıkılma noktasına getirdi.
Hükümet ortağı DYP’nin lideri Tansu Çiller, askerlerin darbe hazırlığında olduğunu ileri sürerek Başbakanlığın iki parti arasında el değiştirmesi ve erken seçime gidilmesi planına Erbakan’ı ikna etti.

Havada yakıt ihmali
Erbakan Başbakanlığın değişimi ve erken seçim kararını kamuoyuna, “Havada yakıt ikmali yapıp yolumuza devam edeceğiz” diye açıkladı. Çiller’e “Erken seçim kararını TBMM’den çıkartalım, sonra başbakanlığı değişelim” fikrini kabul ettiremeyen Erbakan, 18 Haziran’da Çankaya Köşkü’ne çıkarak istifasını verdi. RP, DYP ve BBP’li milletvekillerinin imzalarının yer aldığı bir metni istifasıyla birlikte Demirel’e veren Erbakan, “Görevi Çiller’e verin, hükümetimiz hazır” dedi. Ancak Demirel, Erbakan - Çiller ikilisinin planına uymadı ve 20 Haziran 1997’de hükümet kurma görevini ANAP lideri Mesut Yılmaz’a verdi.

TSK’dan başsağlığı
Orgeneral Işık Koşaner, Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan mesajda şöyle dedi: “Eski başbakanlarımızdan Sayın Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vefatını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Değerli bilim ve siyaset adamı olarak ülkemize yaptığı büyük hizmetleri daima hatırlanacaktır. Şahsım ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına merhuma Tanrı’dan rahmet, kederli ailesine ve ulusumuza baş sağlığı dilerim.”


Kaddafi sıkıntısı
Erbakan, iktidarda olduğu dönemde, Libya’ya yaptığı ziyaretle de gündeme oturdu. Bugün Libya’da halk isyanına karşı iktidarını korumaya çalışan Kaddafi, 1996’da çadırda ağırladığı Erbakan’ın yanında Türkiye’ye ağır hakaretlerde bulundu. Kaddafi’nin “Kürdistan kurulmalıdır. Kürt milletinden bahsediyorum. Bu Ortadoğu’da, güneşin altında bu millet de yerini almalıdır. Türkiye Kürtlere eziyet etmekten vazgeçmeli” sözlerine asker ve muhalefet büyük tepki gösterdi. Erbakan’ın, Kaddafi’ye yanıt vermemesi de tepki toplarken, muhalefet istifasını istedi. Hükümet ortağı DYP’den de Erbakan’a tepkiler yükseldi, ancak muhalefetin verdiği Erbakan’ı koltuğundan indiremedi.

Beş gün önce son toplantısını yaptı
Necmettin Erbakan, ölümünden 5 gün önce 22 Şubat’ta Saadet Partisi kurmaylarıyla hastanede biraraya gelerek, 12 Haziran’da yapılacak genel seçimlere yönelik hazırlık çalışmalarını planladı. Erbakan’ın hastaneye yattıktan sonraki ilk ve son görüntüleri de bu toplantıda çekildi. Erbakan’ın kamuoyuna verdiği son mesaj bu toplantıdan sonra oldu. Erbakan, “İnşallah milletimiz ve insanlık Saadet Partisi vasıtasıyla en kısa zamanda kurtuluşa kavuşacaktır” dedi. Erbakan’ın bitkin görüntüsü dikkatlerden kaçmadı. 12 Haziran’da 7. kez genel seçimlere aktif siyasetin içinde girecekti.

VERSACE TUTKUNUYDU
Saadet Partisi lideri Necmettin Erbakan, siyasi kişiliğinin yanında, kullandığı Versace marka aksesuarlarla da sık sık gündeme geldi. Özellikle başbakanlığı döneminde kullandığı parlak renkli Versace marka kravatlar ve kıyafetini tamamlayan yine aynı marka atkılar tartışma yarattı. Bazı kesimler “muhafazakar bir isim olan Erbakan’ın Versace marka ipek aksesuarlar kullanması”nı eleştirirken, modacı Faruk Saraç bu aksesuarların kendi tasarımı olduğunu savundu.


‘Kayıp trilyon’u damadı üstlendi
Erbakan’ın ailesinin, “kayıp trilyon” davasından kaynaklı borçlar konusunda redd-i miras talebinde bulunmayacağı öğrenildi. Kapatılan Refan Partisi’nin 1997’de Hazine yardımını harcanmış gibi göstererek devlete iade etmediği gerekçesiyle açılan davada Erbakan’ın ödemesi gereken borç, yasal faiziyle 15 milyon TL’yi geçiyor. Borcu ödemeyi kabul eden Erbakan’a, Milda isimli bir şirket ile damadı Mehmet Altınöz kefil oldu. Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonrası borcun ilk taksidi olan 1 milyon TL Hazine’ye peşin olarak yatırıldı, kalan borcun da 5 taksitte ödenmesi konusunda protokol yapıldı.
Erbakan’ın avukatı Yaşar Gürkan, “Redd-i mirasın bir anlamı yok. Zaten Milda adlı şirket ile damadı Altınöz borca kefil olmuştu” dedi.



Konya mitingi darbe sebebiydi
* LEOPARD TANKLARI: Erbakan, 1951-54 Leopard tanklarını geliştirme çalışmasında araştırma başmühendisi olarak görev aldı.
* OLAYLI KONYA MİTİNGİ: Erbakan’ın partisi MSP 6 Eylül 1980’de Konya’da Kudüs Mitingi düzenledi. Mitingin 12 Eylül askeri müdahalesinin sebeplerinden birisi olduğu belirtildi. Erbakan, 15 Ekim 1980’de 21 MSP yöneticisiyle birlikte “MSP’yi illegal bir cemiyete dönüştürmek ve laikliğe aykırı davranmak” suçlamasıyla tutuklandı. 24 Temmuz 1981’de serbest bırakıldı ve beraat etti.
* TOBB’DAN POLİS ZORUYLA ÇIKTI: Erbakan, TOBB Başkanlığı görevini bırakmak zorunda kalmıştı. Konu mahkemeye intikal etti. Erbakan’ın görevden alınması kararı çıktı. Kendisini odaya kilitleyen Erbakan, TOBB’dan polis nezaretiyle çıkartılabildi.

Amasya'da trafik kazasıAmasya’da iki otomobilin çarpıştığı kazada 2 kişi yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet