GündemAile cinayetlerinde artış

Aile cinayetlerinde artış

04.02.2026 - 07:01 | Son Güncellenme:

İstanbul, Çanakkale ve İzmir’de yaşanan cinayet ve şiddet olayları, alacak-verecek, miras ve maddi çıkar tartışmalarının aile içi ilişkileri geldiği boyunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Aile cinayetlerinde artış

İstanbul Esenler’de yanan bir iş yerinde bulunan 2 cesetle ilgili soruşturmada, hayatını kaybeden İsmail Akın (48) ile Şükrü Yılmaz’ın (45) bir süre aynı iş yerini birlikte işlettikleri ve aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle husumet bulunduğu belirlendi. Akın’ın Yılmaz’ı öldürüp iş yerini yaktığı belirlendi. Çanakkale’de Erkan Elmas, emanet altın nedeniyle tartıştığı babası M.E. tarafından öldürüldü. İzmir Gaziemir’de Semra Şenkaya (85), dairesini hileyle üzerine geçiren ve kendisini darp eden torunundan şikâyetçi oldu. Olaylar tabii ki bu 3 şehirle de sınırlı değil artık daha sıklıkla karşımıza çıkıyor. 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Normlar ve yeni dünya

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan şu tespitleri yaptı: “Tüm bu haberleri geleneksel değerlerin modern dünyanın yeni değerleriyle uyum sağlayamaması sonucu oluşan bir geçiş dönemi krizi olarak görebiliriz. Toplum, sadakat, aile bağları gibi geleneksel normları korumaya çalışırken, yeni dünyanın bireyselci, maddiyatçı ve pragmatik yapısına uyum sağlayamıyor. Bu aile içindeki koruyucu mekanizmaların zayıflamasına ve normların çözülmesine neden oluyor. Aile çürümekten çok yeni toplumsal gerçeklik içinde savruluyor, manevi değerler bu değişime ayak uyduramadı.” / EREN KOCA Haber Merkezi

Haberin Devamı

‘Bağların kırılganlaşması sosyal alarmdır’

Uzman Psikolog Kerem Gümüş ise toplumun tamamen çürüdüğünü söylemenin umutsuz bir bakış açısı olduğunu söylüyor: “Şiddetin çözüm yolu olarak görülmeye başlanması, öfke kontrolünün zayıflaması ve aile içi bağların kırılganlaşması ciddi bir sosyal alarmdır. Toplumdaki güven, merhamet ve sınır bilinci zayıfladığında en önce aile yapısı zarar görür. Güç ve saygınlık giderek parayla ölçülmeye başladığında yetersizlik, değersizlik hissettirir. Maddi kaygılar oluşur. Kişi saygınlığını parayla ilişkilendirdikçe maddi kayıplar sadece ekonomik değil, kimlik ve onur kaybı gibi algılanır, bu ilişkileri daha kırılgan ve çatışmaya açık hale getirir.”

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler