12.01.2026 - 20:44 | Son Güncellenme:
HABER MERKEZİ - Melih Gökçek, Mansur Yavaş'ın 'Ankara'nın 200 günlük suyu var' iddialarına CNN Türk'te yanıt veriyor. Melih Gökçek söz konusu krizin sebebi olarak Mansur Yavaş ve ekibinin yetersizliğini gösterdi.
"DSİ YAVAŞ'A ÇOK SAYIDA ALTERNATİF ÖNERDİ"
Gökçek canlı yayında şunları söyledi: Mansur Yavaş'ın söylediği sözler gerçeği yansıtmıyor. Devlet Su İşleri Mansur Yavaş'a sayısız alternatif verdi. Bakın ben şöyle anlatayım size; Devlet Su İşleri ile ASKİ yazışmaları 2022'de başlamış. 2024 yılının sonunda Devlet Su İşleri ve ASKİ, kasım ayında özellikle söylüyorum görüşme yaparak master plan tartışması yapıp bu plana göre neler yapabileceklerini birlikte tespit etmişler ve Devlet Su İşleri sayısız alternatif vermiş.
Bakın söyleyeyim size... Birincisi; Köprü Barajı. Köprübaşı denilen bir baraj vardır arka tarafta. Batı Karadeniz bölgesinde. 450 milyon metre küplüktür burası ve 500-600 metre de terfi vardır burada. Size demiş buradan 150 milyon metre³ su verebilirim. Bunu söyleyen Devlet Su İşleri 150 milyon metre³. Peki ne yapılacak? Buraya bir hat yapılacak. Yapabilir misiniz demişler. Düşünelim demiş ASKİ. Yap kardeşim derhal.
Ben nasıl kalkıp 7,5 ayda bunu getirdim? Rahatlıkla siz bunu 6 ayda getirirsiniz. Ciddi olarak yaparsanız 150 milyon metre³ Köprübaşı Barajı'ndan gelebilecek. Şimdi çok daha önemli bir şey söylüyorum. Bakın Ankara ve bütün Türkiye duysun. Bunun hemen arkası Boyalı Barajı var. 250 milyon metre³ kapasiteli. Diyor ki Devlet Su İşleri ASKİ'ye burası planlama aşamasında. Bu baraj yok ortada. Gelin diyorlar bu barajı yapalım. Size vereyim ben diyor. 250 milyon metre³ su demek Ankara'nın 6,5 aylık su ihtiyacı demek. Yapsana kardeşim barajı.

Melih Gökçek, Mansur Yavaş'ın 'Ankara'nın 200 günlük suyu var' iddialarına CNN Türk'te yanıt verdi.
14 ayda 82 milyon metreküplük Kavşakkaya Barajı'nı yaptım. Aynı dönemde Yuvacık Barajı yapıldı. Kocaeli'de Cumhuriyet Halk Partili belediye yaptı. Benimkinin yarısı büyüklüğündeydi. 40 milyon metreküptü burası.
Mansur Yavaş... 'Ben Boyalı Barajı'nı yapmaya hazırım. Burası 250 milyon metre³ hazır. Ankara'nın ihtiyacının yarısı. Ben buna talibim dese' olay bitti.
Burada çok can alıcı bir şey söyleyeceğim. Bütçesi 180 milyar lira, DSİ'nin bütün Türkiye'ye hitap ediyor. Ankara genel nüfus arasında düşünecek olursak yüzde 6'sına tekabül eder. Bunun 60 milyar bütçesi var. Senin milyar bütçen varsa metrekareye düştüğü zaman Devlet Su İşleri'nden çok daha büyük avantajlısın. Yapsana kardeşim. Ben Melih Gökçek olarak Kesikköprü hattını yaptım 7 ayın içerisinde. Parasını ASKİ'nin bütçesinden verdim ben. Kavşakkaya Barajı'nı yaptım. Bütçeyi oradan verdim. Çamlıdere'den bir hat Kurtbağazı'ndan iki tane isale hattı yaptım. Paralarını ben ödedim.
"SUSUZLUĞUN NEDENİ KADRODUR"
Her şey yönetim ve planlama işidir. Şu anda ASKİ'nin başında Memduh Aslan Akçay diye bir genel müdür var. Bu adam teknik eleman değil. Sudan anlamıyor. Ekonomist. Resmen o ekonomist, bankacı. Böyle bir adamın yönettiği bir yerin bir şey olması mümkün değil.
Bakın ben size somut bir örnek vereceğim. Sudan anlamasa bile sudan anlayan bir ekip toplar. İyi yöneticiyle, iyi yönetişimle halledebilir. Ankara'nın susuzluğunun nedeni kadrodur. Tedbir almazsan susuz kalırsın.
"ANKARALIYA LAĞIM SUYUNU MU VERECEKSİNİZ?"
ABB, DSİ'ye 'Sarıyer Barajı'nı istiyoruz' diyorlar. ASKİ söylüyor bunu. 'Devlet Su İşleri peki verelim' diyor. Sarıyer Barajı'na giden su nedir biliyor musunuz? Kaynağı nedir? Ankara'da lağım arıtıldıktan sonra tesislerden Sarıyer Barajı'na verilir. Bu suyu verebilmesi için ileri arıtma teknikleri lazım. Bunu yapmaları mümkün değil. Sen Sarıyer'den Ankara'nın lağımını tekrar Ankara'ya içme suyu diye mi vereceksin? Yani herkes elini vicdanına koysun. Bunu düşünsün.
Şimdi bir başka yere geleyim. Kesikköprü'den günde şu anda 600.000 m³ su getiriyorlar. Bu 750'ye kadar çıkabilir. Sen sadece ve sadece son 2 senede günlük 200.000 m³ su versen bu 650 günde 130 milyon metreküptür. Yani sen Kesikköprü'den 130 milyon metre³ suyu verseydin şu anda Çamlıdere Barajı'nda 130 milyon metre³ su olacaktı. Bunu yapamıyor, bu kadar aciz.
İkincisi ben dedim ki Mansur'a, "Bak" dedim Mansur Ankara susuz kalacak. Bunun yolu var. Ben sana bunu söyleyeyim. Bir kahve içmek için beni davet et. Eder mi? Etmez. Baktım ki iş kötüye gidiyor. Açıkladım. Dedim ki, "Ölü hacim denilen bir hacim var Çamlıdere'de ve diğer barajlarda. Bu kot altı suyu demektir. Buraya motor yaparak burayı çek Ankara'ya yaklaşık 1 yıllık su verirsin. Adam bunun ihalesini yapamadı. Demin bir başka televizyonda gösterdiler. Televizyonda ihale yapıyorlar. İhaleyi beceremiyorlar. En son kasım ayında yaptılar. Kasım ayına kadar niye bekletiyorsun bunu? Sen bu ayı işi martta, nisanda, mayısta yapsan ben 6 ay önce söyledim bunu. Sorun bitmişti. Ama bunları yapacak olan yetenekte bir personeli yok. Mansur da bu işlerden zerre anlamıyor. Ankara'nın susuzluğunun nedeni kadrodur.
KİM NE DERSE DESİN, MANSUR BEY SINIFTA KALMIŞTIR
Milliyet Gazetesi yazarı Zafer Şahin de konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; "Ben bu kentte doğmuş büyümüş bir insanım. Ben hatırlamıyorum Ankara'nın bu kadar içler acısı bir hale düşürüldüğünü. İddia ediyorum Hititlerden bu yana Ankara bu kadar kötü yönetilmemiştir. Önce onu söyleyeyim...
Biz ne yaşadığımızı kendimiz biliyoruz. Bakmayın siz hani evde depo var falan filan diyoruz da korkuyla güne uyanıyorsunuz. Şimdi deposu olan birçok yerde uzun süredir su gitmediği için depolar da işe yaramamaya başladı. Bunun dışında bakın şimdi koskoca milletvekilleri, koskoca parti yöneticileri bir açıklama yapıyorlar ve o açıklamada gerçekler çarpıtılıyor. Sonra kamuoyu onun etrafında dönmek zorunda kalıyor.
Siz biliyor musunuz? Şu anda Ankara'ya verilen günlük suyun yarıdan fazlası tam rakamı birazdan söylerim. Kesik köprüden geliyor. E şimdi kesik köprünün suyu verilmedi ne demek? Az önce bahsettiğiniz barajdan Melih Bey açıkladı. 100.000 m³ su geliyor.
Ankara'nın işi bu. İhtiyacı olan bu değil ki. Bakın şu mesele mesela konuyu o kadar güzel saptırıyorlar ki ben size şuradan okuyayım. Bakın yani bu DSİ'nin görevi mi? İşte kimin görevi? Büyükşehir kanunu açık. Okuyorum... '5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 7. madde R fıkrası, R bendi. Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek. Bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek, derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sorunda üretilen suları pazarlamak Büyükşehir Belediyesi'nin görevidir.' diyor kanun.
Şimdi diyor ki ki DSİ'nin görevi. Peki kardeşim madem DSİ'nin görevi su parasını niye belediyeye ödüyoruz biz? Öyle ya DSİ'nin göreviyse bu vatandaş o zaman parasını DSİ'ye mi yatıracak? Bakın bunlar hep cambaza bak oyunu. Burada ben Melih başkan güzellemesi yapmak için söylemiyorum. Bir önceki belediye başkanı Melih Gökçek olduğu için şu tespiti yapalım.
Acı ama gerçek. Şunu da söyleyeyim. Mansur Bey Ankara'da sevilen bir belediye başkanı. Maalesef Ankaralıların kendisi gösterdiği ilginin, sevginin karşılığını vermedi. Bir belediye başkanı olarak görev yaptığı ilk 5 yıllık döneminde Melih Başkan'dan kalan teslim almış olduğu o yapının keyfini sürdü. Ama bakın en küçük bir bahçeye bile bakım yapmazsanız bir süre sonra orası otlar orada uzar. Harabe haline gelir. Ortaya tuhaf bir görüntü çıkar. Şu Ankara'nın hali de bu. Artık 5 yılın sonunda hiçbir yatırım yapılmadığı için su meselesinde de olduğu gibi şehir artık yürümüyor. 'Trafik' diyorsunuz AVM'leri suçluyor. 'Su' diyorsunuz DSİ'nin görevi... 'Metro' diyorsunuz 'Ulaştırma Bakanlığı yapsın' diyor bakanlığın bütçesi. Şimdi adama sorarlar. Kardeşim o zaman seni niye seçti bu Ankara? Burada olsanız beni çok daha iyi anlarsınız. İnsanlar çaresiz. İnsanlar buldukları çeşme başlarında sıraya giriyorlar şu kışın soğuğunda. Kim ne derse desin Mansur Bey bu işte sınıfta kalmıştır.
Hiçbir bahaneye sığınmadan şunu yapmaları lazım; Melih bey ile ciddi sorunları olduğunu görüyoruz, duyuyoruz. Eğer Melih Bey'den yardım almak istemiyorsa DSİ zaten gerekli açıklamayı yaptı. Şu bizim konuştuğumuz her şeye DSİ nokta nokta cevap verdi. 'DSİ görevini yapmıyor', yalan...
Siz 7 yılda şu boruları yenileyebilseydiniz, gerekli alt yapı yatırımlarını yapsaydınız zaten bugün Ankara'nın üçte birlik suyu elinizde kalacaktı. 200 gün değil 400 günlük suyunuz olacaktı. Şunu söyleyeyim; bakın bu susuzluk krizi yeni bir şey değil. Bas bas bağırıyor insanlar iki yıldır 'Ankara'yı büyük bir su krizi bekliyor' diye. DSİ 2021'de o duyuruyu yaptı, doğru. Devlette işler böyle yürüyor. DSİ oradan su getirmeye başladı. 1 milyar metre³'te su geldi kente. Ama kardeşim sen alt yapıyı yapmazsan, kayıp kaçağı azaltmazsan nasıl olacak bu işler?
Şu anda Ankara'ya verilen su ne biliyor musunuz? Çamurlu su... Beğenmedikleri kesik köprü suyu o barajın dibinden çektikleri artık mecburiyetten çamurlu su. Bu kentte insanlar duş aldıktan sonra neler yaşandığını herkes biliyor. O suyun kalitesi, kalitesizliği... O kadar tuhaf bir su kullanıyor ki Ankara şu anda bu çok ciddi sağlık sorunlarına yol aacak. Mansur Bey, bence acele hala Ankara halkının kendisine ilgisi devam ederken bu işi bilen insanlardan yardım almalı. Bu Ankara için bir zaruret artık."