Geri Dön

CANNES’DA EN DOKUNAKLI AN!

İtalyan yönetmen Bernardo Bertolucci’nin ‘Onur Altın Palmiye’ aldığı an Cannes Film Festivali’nin belki de en dokunaklı bölümüydü. Felçli olduğu için sahneye tekerlekli sandalyeyle çıkan Bertolucci, hastalığıyla dalga geçmekten de duramıyordu: Keşke filmim yerine beni restore etseydiniz

CANNES’DA EN DOKUNAKLI AN!

64. Cannes Film Festivali önceki gece, Woody Allen’ın “Paris’te Geceyarısı/Midnight in Paris” filmiyle açıldı. Kırmızı halıda yürüyen ünlüler arasında, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve eşi Carla Bruni yoktu ama Kültür Bakanı Frederick Mitterand ve sinema dünyasının çok sayıda ünlü ismi oradaydı... Woody Allen’ın oyuncuları Lea Seydoux, Adrien Brody, Rachel McAdams’ın yanı sıra, aralarında Robert de Niro, Uma Thurman, Olivier Assayas, Linn Ullman’ın da bulunduğu jüri üyeleri, Faye Dunaway, Lambert Wilson, Antonio Banderas, Selma Hayek gibi ünlü oyuncular, açılışa katılan yıldızlardandı... Festival süresince Johnny Depp, Brad Pitt, Leonardo di Caprio gibi daha pek çok ünlünün Cannes’a gelmesi bekleniyor.
Sinema tarihinin ilk bilim kurgu yapıtı, Georges Melies’ın ‘Aya Seyahat’inin gösteriminin ardından, festival başkanı Gilles Jacob’un, Bernardo Bertolucci’ye ‘Onur Altın Palmiye’ vermesi gecenin en dokunaklı anıydı. Çünkü sağ yanı felçli olan Bertolucci, sahneye tekerlekli iskemleyle gelmişti. Sahneyi izlerken, yıllar öncesine gittim: Bertolucci’nin İstanbul’a festivalin davetlisi olarak geldiği güne... Havaalanına iner inmez “Beni Asya’ya götürün” demişti. Boğaz köprüsünde nasıl da heyecanlanmıştı, bir kıtadan diğerine geçerken...

‘Keşke beni restore etselerdi’
Festivalde ilk filmi ‘Konformist’in restore edilmiş kopyasını izleyeceğimiz 70 yaşındaki usta, gün içinde yaptığı basın toplantısında, hastalığıyla dalga geçmekten geri durmadı : “Keşke, Sinematek filmimi restore edeceğine, beni restore etseydi!” Film yapmayı sürdüreceğini açıklayan yönetmen, yeni filmi ‘Ben ve Sen’de 3D’yi kullanacağını söyleyerek, “Avatar’ı izlerken, bu teknik neden yalnızca korku ve bilim kurgu türlerinde kullanılsın ki, diye düşündüm” dedi. Yıllar önce, ‘Paris’te Son Tango’yu yaptığı sırada, ‘Duyuların İmparatorluğu’nu çeken Nagisa Oshima ile ortak bir heveslerini gerçekleştiremediklerini fark ettiklerini, çektikleri sahnelerin ‘koku’sunu seyirciyle paylaşmayı istediklerini söyleyerek, “Belki 3 boyutlu sinemadan sonra, ‘koku-rama’ sistemine de geçeriz” diye ekliyordu.

CANNES’DA EN DOKUNAKLI AN

SICAK SOHBET: Açılış gecesi jüride Robert de Niro ile Uma Thurman’ın sıcak sohbeti dikkat çekti... ‘Kung Fu Panda 2’de seslendirme yapan Angeline Jolie ve Jack Black de böyle poz verdi.

Sayılarla festival
İngiliz Daily Telegraph gazetesi Cannes Film Festivali’ni sayılarla inceleyen bir dosya hazırladı. İşte sayı sayı Cannes...

1: Bugüne kadar Altın Palmiye kazanan kadın yönetmen sayısı: (Jane Campion-1993, “The Piano”)
2: Festivalde serilen kırmızı halının kilometresi. (Günde 3 kez değişiyor.)
3: Festival üç kez iptal edildi. (1948 ve 1950’de bütçe, 1968’de öğrenci olayları nedeniyle iptal edilmişti.)
4: Bu yıl Altın Palmiye’ye aday olan kadın yönetmen sayısı.
6: İki kez Altın Palmiye kazanmış yönetmenlerin sayısı (Aralarında Francis Coppola, Bille August ve Dardenne Kardeşler var.)
14: Bu yıl yarışmadaki Avrupalı yönetmen sayısı.
30: Tüm yıl boyunca festival ekibinde çalışan insan sayısı. (Festival süresinde çalışanlar 850 kişi oluyor.)
35 Euro: Cannes’ta festival sırasında ortalama bir yemek fiyatı.
700: Festivali 1966’da takip eden gazeteci sayısı. (2010’da bu sayı yaklaşık 4 bindi.)
1.715: Festivale bu yıl başvuran film sayısı. (20’si yarışma bölümüne seçildi.)
200.000: Festivale katılan insanların sayısı
20 milyon Euro: Festivalin toplam bütçesi
KÜLTÜR SANAT SERVİSİ

CANNES’DA EN DOKUNAKLI AN

Festival, Woody Allen’in “Paris’te Geceyarısı” adlı filmiyle açıldı. Filmde rol alan Rachel McAdams kırmızı kıyafetiyle zor anlar yaşadı.

‘Paris’te Geceyarısı’na tam not
Açılış gecesinde gösterilen ‘Paris’te Geceyarısı’nda Woody Allen, Paris’e olan hayranlığını dile getirirken ‘komşunun tavuğu kaz görünür’ atasözünü anımsatan bir aşk hikâyesi anlatıyordu. “Paris’te Geceyarısı”, Allen hayranları kadar eleştirmenleri de tatmin ederken, ikinci gün izlediğimiz yarışmadaki ilk film “Uyuyan Güzel”, izleyicilerde farklı tepkilere yol açtı. Avustralyalı kadın yönetmen Julia Leigh, ilgi gören iki roman yazdıktan sonra sinemaya yönelmiş. Bu ilk filminde, iki büyük romancı, Yasunari Kawabata ve Gabriel Garcia Marquez’in eserlerinde yer alan bir temayı işleyen yönetmen, uyutularak yaşlı erkeklerin yatağına sunulan genç bir kızın öyküsünü anlatıyor. Kadın erkek arasındaki iktidar ilişkisini çarpıcı ve konuyu sömürmeyen bir yaklaşımla ele almasına karşın, sinematografik olarak yarım bir başarı olarak nitelenebilir.

Acil servisin önünde araçta doğum yaptıBursa'da, doğum için gittiği hastaneye yetişemeyen hamile kadın, bebeğini, acil servisin önünde araçta dünyaya getirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet